2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 534 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 534 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, değerli izleyiciler; 8 inci madde üzerinde, CHP Grubunun görüşünü açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bütçe harcamalarının belirli kurallara bağlanması ve bunların uygun bir zamanlamayla yürütülmesi doğaldır; ancak, kimi özel harcamaların niteliği, bu kurala birebir bağlı kalınmasını engellemektedir. Bunlar arasında, özellikle, araştırma ve geliştirme harcamaları, yurt dışından alınacak her türlü araç ve gereçler, kitaplar, bilgisayar donanımları ve programları sayılabilir. Bu tür esnek harcama anlayışının iki temel nedeni vardır. Bunlardan birincisi, bildiğiniz gibi, döviz kuru hızla değişmektedir ve ödenekler yıl sonuna kalırsa anlamını, alım gücünü yitirmektedir ve kuruluşlar, o zaman hizmet sunamaz hale gelmektedir, beklentilerini yerine getirememektedir. Maliye Bakanlığı, kamu hizmetinin pahalıya gelmemesi için döviz kuruna ödenekleri yedirmemeli ve bir an önce bu ödenekleri serbest bırakma yoluna gitmelidir.
Buna bağlı olarak üzerinde durmak istediğim önemli bir konu var, o da şudur: Bildiğiniz gibi, geçen hükümet döneminde, Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliğinin araştırma geliştirme konusundaki Altıncı Çerçeve Programına katılmayı kabul etmiştir. Yine, bilindiği gibi, Avrupa Birliği, Mart 2000’de yapılan Lizbon Zirvesinde, yakın gelecekteki bilimsel ve teknolojik gelişmelerde Avrupa yaklaşımı politikasını saptamış ve Avrupa araştırma alanı tanımlanarak şu programı, şu amacı saptamıştır, bilginize sunmak isterim. Avrupa Birliği, 2010 yılında dünyanın en dinamik ve rekabet gücü en yüksek bilgi ekonomisi konumuna getirilecektir. Şimdi, bu amaç, Altıncı Çerçeve Programının amacıdır. Bu programa her üye ve aday üye gayri safî millî hâsılaları oranında katkıda bulunacaklardır. Türkiye’nin bu projeye toplam katkısının, gayri safî millî hâsılaya bağlı olarak, 250 000 000-300 000 000 euro dolayında olacağı tahmin edilmektedir; ancak, bu yıla gelelim, bu yılın ödemesi 49 000 000 eurodur ve bunun ilk taksiti, 24 000 000’u şubatta ödenmeliydi; ancak, geçici bütçe gerekçesiyle bu ödeme yapılmadı, ileride faiziyle ödenecektir. İkinci olarak, bu paranın ikinci taksiti temmuz ayında ödenmek durumundadır ve Türkiye bu programın dışında kalmamalıdır. Şu nedenle kalmamalıdır: Bu program sonucu oluşacak olan 16 500 000 000 euroluk araştırma havuzundan Türkiye’nin yararlanması gerekiyor. Bu proje kapsamında, Türkiye’den, özellikle mal ve hizmet üreten firmalar, üniversiteler ve araştırma kurumları ortak projeler üreterek ve Avrupa Birliğinden ortaklar edinerek, varlıklarını orada, Avrupa’da, yaratıcı bir ortamda kanıtlamak durumundadırlar, bunu yapabilirler. Bu projeyle, Türkiye’de üretici kesimlerin, mal ve hizmet üreticilerinin, araştırma yapma bilincine varmaları sağlanabilir; bu nedenle, bu proje çok önemlidir.
Şimdi, bu bağlamda, araştırma-geliştirme bilimlerinin Avrupa piyasasına çıkmaları, orada kendilerini kanıtlamaları bir ilk olacaktır. Türkiye, araştırma-geliştirmede, futbolda, sporda yaptığı gibi, Avrupa ligine terfi edecektir. -Ki, bu arada, ulusal futbol takımımıza, gelecek haftaki İngiltere maçında başarılar diliyorum- Türkiye, bilimde ve teknikte, Avrupa ligine bu projeyle adım atacaktır. Bunun, sadece sayısal getirisi önemli değildir; yani, teorik olarak, 16 500 000 000 euroluk araştırma yapma şansımız yoktur, zayıftır; ama, araştırmanın miktarından çok, nitelik önemlidir, araştırmayı öğrenmek önemlidir ve bu anlamda, Altıncı çerçeve programı, Türkiye için, öğrenme sürecinin bir başlangıcı olacaktır, o nedenle bu projeyi çok önemsemek durumundayız. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerindeki konuşmamda Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini söylerken şu noktaya değinmiştim: Bu tür projelerin başarısı her şeyden önce bir genel çerçeveye, bir ulusal uyanış, işbirliği ve eşgüdüm çerçevesine oturtulmak zorundadır. Bu yapılmadığı takdirde başarı şansı yoktur.
Bu sırada, altıncı çerçeveye bağlı olarak, sorumluluk hükümetin üzerindedir. Biz, bunun izleyicisi olacağız, başarısının takipçisi olacağız ve umarım, bunu hep birlikte yapacağız.
Hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003