İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · SALI

Genel Kurul konuşması

İsmail Değerli

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Temmuz 2004 · 1.374 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsmail Değerli (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.374 kelime.

İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, beş yıl belediye başkanlığı yaptığım için, özellikle, biraz geneli üzerinde bazı sunumlar yapmak istiyorum.

Bir yasa çıkarılırken, gerçekten, önce bir toplumsal mutabakat sağlanması lazım. Bu yerel yönetimlerle ilgili yasa tasarısı, uzun zamandan beri tartışılıyor, yıllardan beri, 1994'ten beri tartışılıyor; ama, ne yazık ki, bunun üzerinde, toplumsal bir mutabakat sağlanamadı. Toplumun değişik kesimleri, bu yasa tasarısına karşı çıktı.

Yasa tasarısının tamamını okuduğunuz zaman, gerçekten de, bu eksiklikleri daha rahat görüyorsunuz. Özellikle, bir yıldan beri, bu, hükümette de tartışılmakta, kamuoyunda da tartışılmaktadır; ama, nedense, sendikalarla bir anlaşmaya varılamadı. Bugün, belediye sendikaları, Türkiye Belediye Memurları Sendikası (Tüm Bel - Sen), Genel - İş, Hak - İş ve diğer sendikalar bu yasa tasarısına karşı çıktı, bununla ilgili de bir hayli eylemler yaptı.

Değerli arkadaşlar, bu tasarıyla, gerçekten çalışma barışı bozuluyor, çalışma özgürlüğü engelleniyor, çoğu yerde sözleşmeli personel önplana çıkıyor. Bu sözleşmeli personelin eşi memursa, Türkiye'nin başka bir yerine tayin olup gidiyorsa, sözleşmeli personel oraya nasıl gidecektir? Eşi Erzurum'da, kendisi Edirne'de veya İstanbul'da! Bu insanın ailesini bölüyorsunuz çıkaracağınız bu yasayla. Bu kişi, sözleşmeli olarak bir belediyede çalışıyorsa, eşinin yanına gitmesi için, bir başka belediyede sözleşme şansını yakalayabilmeli ki, oraya gidebilsin. Dolayısıyla, bu tasarıyla, bir kere, çalışma özgürlüğünü engellemiş oluyoruz.

Meclis kararlarının kesinleşmesinden sonra, belediye başkanına ikinci bir yetki tanıyorsunuz; diyorsunuz ki "bu olmadı, herhalde burada bir yanlışlık var, meclis bunu tekrar görüşsün." Siz, bunu meclise iade ettiğiniz zaman, hem belediye başkanını sıkıntıya sokmuş oluyorsunuz hem de belediye meclisi üyelerini sıkıntıya sokmuş oluyorsunuz, bir de zamanı uzatmış oluyorsunuz. Neden yani; bir mecliste eğer bu karar kesinleşmişse, belediye meclisi bunu kabul etmişse -zaten, eğer bir yanlışlık varsa, büyükşehir belediyesi varsa büyükşehir belediyesi buna karşı gelecek veyahut da mülkî idare amiri buna karşı gelecek- siz, bunu ikinci bir sefer niye meclise gönderiyorsunuz?! Burada, insanın aklına farklı şeyler geliyor; farklı şeylerin uygulanmasını, dolayısıyla teşvik etmiş oluyorsunuz.

Belediye meclisi üyeleri seçimiyle ilgili olarak... Gerçekten, öyle mahalleler var ki, 50 000, 100 000 nüfuslu, 1 tane belediye meclisi üyesi yok. Öbür tarafta, 5 000 nüfusu olan bir mahallede, bir bakıyorsunuz ki, 3 tane belediye meclisi üyesi var. Bence, bu yasada eksik olan yanlardan birisi de, bu mahalleleri temsil edecek kişilerin, temsilcilerin mecliste bulunmayışıdır; bu, çok büyük bir eksikliktir.

Yetki devri var... Şimdi, "bazı konularda, belediye başkanı, yetkilerini ilgili kişilere devredebilir" deniliyor. Bunlar hangi konular, bu belirsiz. Bu yasa tasarısı, tamamen, iyi niyetli belediye başkanlarına göre dizayn edilmiştir. Eğer belediye başkanı iyi niyetli değilse, canı istemediği konularla ilgili olarak yetkisini birine devreder, tatile veya izne gider, gerçekten, akla hayale gelmeyen projelere imza attırır veya ödemelere imza attırır. Ondan sonra, acemi birisi eğer bunu imzalamışsa; ki, biz bunun örneklerini çok gördük, büyükşehir belediyelerinde özellikle bunu çok gördük, Ankara'da da çok gördük, işine gelmediği konularda yetkisini bir başkasına devrediyor, kendisi şehir dışına çıkıyor veya izinli sayılıyor, altında imza; ondan sonra, ilgili kişiler yargılanıyor ve çıkıp, efendim, bunun altında benim imzam yok... Bu yetki devirlerini, yine, bu yasada belirtmemiz gerekir.

Bakıyorsunuz, belediye meclisi üyelerinin hiçbir sosyal hakkı yok bu yasada. Siz dünya kadar yetki veriyorsunuz, belediye başkanlarına zaten sınırsız yetki veriyorsunuz. Bu sınırsız yetkiler, ileride, gerçekten, belediye başkanlarının başına büyük çoraplar örer, eğer o belediye başkanı gerçekten iyi niyetli değilse. Siz bu yetkileri veriyorsunuz, belediye meclisi üyeleri bu yetkileri üstleniyor; ama, bir bakıyorsunuz, belediye meclisi üyelerinin hiçbir sosyal hakkı yok. Hastalandığı zaman nasıl muayene olacak, çoluk çocuğu rahatsız olduğu zaman onların sosyal sorunları nasıl çözülecek?

Hele hele, verilen maaşlar çok komik. Bu yasayla bile getirilmiş, deniliyor ki: "Belediye meclisi üyeleri, belediye başkanının aldığı brüt maaşın üçte 1'i kadar alır." Bunu da güne bölerseniz, belediye başkanının ayda aldığı maaşın günlük kısmına tekabül eden ücrete karşılık brüt maaş alır diyorsunuz. Şimdi, ben bir hesap yaptım gelen bu yasayla ilgili olarak; 10 000 ile 25 000 arasında nüfusu olan yerlerde bir belediye meclisi üyesinin alacağı para 25 740 000 lira brüttür, günlük. Şimdi, bir de, bir ayda bu belediye 5 gün toplanacak. Siz bunu 5 ile çarptığınız zaman, günde 25 000 000 lira alan, her oturum başı 25 000 000 lira alan bir belediye meclisi üyesi ayda 118 000 000 lira alacaktır. Şimdi, 118 000 000 lirayla kim çalışır?! Nüfusu 250 000 ile 500 000 arasında olan bir belediyenin meclis üyesinin şu an alacağı günlük brüt yevmiye 55 770 000 lira. Ayda 5 kere toplanacak; aldığı para 278 000 000 lira "Katsayıyı artıracağız" diyorlar; 10 000 artıyor; ona göre hesap ettiğiniz zaman, 10 000 ile 25 000 arasında nüfusu olan bir yerdeki arkadaşın, belediye meclisi üyesinin alacağı para ayda 150 000 000 lira, 250 000 ile 500 000 arasında nüfusu olan yerlerdeki belediye meclisi üyesinin alacağı para 300 000 000 lira. Şimdi, bu kadar yük yükleyeceksiniz belediye meclisi üyelerine, hiçbir sosyal hakkı yok, alacağı para ortada, ondan sonra bu belediye meclisi üyeleri ne yapacaktır; işte, halk arasında bir sürü dedikodusu olacaktır. Bu belediye meclisi üyesi, ya dosya takip edecektir ya büfe peşinde koşacaktır ya simityeri ya pazaryeri arkasında koşacaktır. Nasıl güveneceğiz biz buna?!

Değerli arkadaşlar, gerçekten, hiçbir sosyal hakkı olmayan bu belediye meclisi üyelerini mağdur ediyoruz; yani, bu insanların, hiç olmazsa ailesini geçindirebilecek kadar bir maaşı alması gerekir. Biz, belediye başkanları olarak ne yapıyorduk bu arkadaşlara; ayda 22 gün toplanmış gibi işlem yapıyorduk, 22 gün üzerinden para veriyorduk. Arkasından, Sayıştay denetiminde mahkemeye gidiyorsun, ananın adı, babanın adı, durmadan yargılanıyorsun. O zaman, şu aşamada, bu yasayla da belediye meclisi üyeleri yine aynı konumda, belediye başkanları yine aynı konumda. Belediye başkanları 22 gün üzerinden para verecektir, arkasından mahkemelerde yargılanacaktır. O zaman, bunu, belirli bir kurala bağlamak gerekiyor.

Şimdi, imar kararlarında da yine bir anarşi yaratılıyor. Büyükşehir belediyesinin olduğu yerlerde 1/2000'liğe kadar yetki büyükşehrin. Öbür tarafta ilçe belediyeleri ona göre bir plan, toplukonut alanları yaratılanlara Toplu Konut İdaresi bir plan yapacak; o olmadı, il özel idareleri kendilerine göre yine bir planlamaya girecek. Peki, bu üçlü, dörtlü kombinasyonda, oradaki imar ıslah planları veyahut da normal imar planları nasıl yapılacaktır?! Yine, bununla ilgili bir sıkıntı var.

Öbür tarafta, değerli arkadaşlar, Türkiye'de yaygın bir şekilde özelleştirme yapılmaktadır. Siz, bir tarafta özelleştirmeyi yapıyorsunuz, öbür tarafta belediyelere sınırsız şirket kurma hakkı veriyorsunuz; ki, bugüne kadar büyükşehir belediyelerinde veyahut da şirketi olan diğer belediyelerde belediye başkanlarının çoğu yargılanmış durumda; birsürü yolsuzluk, haksızlık yapılıyor. Siz, şimdi, sınırsız şirket kurma yetkisi veriyorsunuz; ne oluyor; ondan sonra bu işler tamamen özelleşiyor, her türlü özel kuruluşlarla ortaklığa giriliyor, uluslararası şirketlerle ortaklığa giriliyor; ondan sonra görün Türkiye'nin halini! Şu an, zaten, Türkiye'de, belediyelerin devlete yüklediği aşağı yukarı 20 katrilyon liraya yakın bir yük var. Siz bu şirketleri kurarsanız, gerçekten yolsuzlukları teşvik etmiş olursunuz.

Onun yanında "belediye malları haczedilemez" diyorsunuz, kamuya ait belediye malları haczedilemez. Belediye başkanları sene başında bir meclis kararı alır; ne kadar gelirleri varsa, bu gelirlerin tamamı kamuya aittir, haczedilemez der; ondan sonra, dünya kadar işi ihale eder; işi müteahhitlere verir, müteahhitlere de para ödemez, dünya kadar borçlanır, müteahhit alacaklarını almak için haciz koyduramaz; ondan sonra, siz, bu belediyeleri, bu şekilde, gittikçe daha çok borçlandırmış olacaksınız. Gerçekten bu da bir sıkıntıdır.

Değerli arkadaşlar, yine, çalışanlarla ilgili olarak, sendikal haklarla ilgili olarak, ben, bu yasada hiçbir şeye rastlamadım; yani, o çalışanlar ne olacak. Zaten sözleşmeli personel getirerek bunu engelliyorsunuz; dünya kadar belediyeyi kapatıyorsunuz; onları tüm borçlarıyla, personeliyle beraber ilgili yere devrediyorsunuz; burada hakları gasbediliyor. Sözleşmeli personel uygulamasını getirerek aileleri bölüyorsunuz. Ondan sonra, sendikal hakla ilgili olarak hiçbir madde, doğru dürüst hiçbir şey yok bu yasada. Yani, ben merak ediyorum -gerçekten, Partinizde de, Adalet ve Kalkınma Partisinde de birhayli sendikacı var; hiç kimsenin sesi de çıkmıyor- bunların hakları ne olacak, nasıl olacak, bu çalışan personel ne yapacak; bununla ilgili olarak da hiç kimseden bir ses çıkmıyor değerli arkadaşlar.

Özellikle bu maddeye döndüğümüz zaman, belediye başkanlarının, görev süresince ve görevleri sona erdikten sonra belediyeyle üç yıl herhangi bir alışverişe girmemesi, belediye meclisi üyelerinin, iki yıl, belediyeyle her türlü ticarî ilişkilerini kesmeleri, uygun bir karardır; bu, yerinde olan bir karardır.

Dolayısıyla, bu konuyla ilgili olarak, bu madde bu haliyle ve bu şekliyle uygundur; ama, biraz önce izah ettiğim konularla ilgili olarak, bu tasarıda, birhayli eksiklik var. Özellikle belediye meclisi üyelerinin sosyal hakları ve aldıkları hakkıhuzurlarıyla ilgili olarak bir düzenlemenin getirilmesi gerekir. 32 nci maddede bu maaşlar düzenleniyor zaten. Orada bir önergemiz de var. Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımız da destek olursa, hiç olmazsa, belediye meclisi üyeleri, çocuklarını, evlerini geçindirecek kadar bir hakkıhuzur almış olurlar.

Bu duygularla, hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 6 Temmuz 2004

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook