Genel Kurul konuşması
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 110. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Temmuz 2004 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sedat Pekel (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 452 kelime.
Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SEDAT PEKEL (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Belediyeler Kanunu Tasarısının 15 inci maddesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, varlık sebepleri toplumların ortak ihtiyaçlarını karşılamak, toplumun ve bireylerin güvenliğini sağlamak olan kamu yönetiminin halka en yakın kesimi yerel yönetimlerdir.
Ülkemizde yerel yönetimler, üçlü bir yapıdan oluşmaktadır; belediyeler, il özel idareleri, köyler. Ancak, yerel yönetimler deyince, akla, önce belediyeler gelmektedir; çünkü, ülke nüfusunun yüzde 80'i belediyelik alanlarda yaşamaktadır.
Hepinizin bildiği gibi, belediyeler birer demokrasi okuludur. Sosyoekonomik koşulların gerçekleştirilmesinde giderek artan oranda söz ve yetki sahibi olan belediyeler, bu bakımdan, önemli işlevler yüklenmektedirler. Örneğin, merkezî yönetimlerin özellikle 1980 sonrasında uyguladıkları liberal politikalarla birlikte, çokuluslu dünya firmalarının giderek artan tekelci etkinlikleri karşısında yerel halkın ekonomik savunmasının yapılması daha da bir önem kazanmış, tüketicinin tekelci ve spekülatif kesimlere karşı korunması sorumluluğu daha da artmış ve bu görev, demokratik kuruluşlar olan yerel yönetimlere düşmüştür.
Çağdaş belediyecilik anlayışında, belediyelerin yurttaşlara verdiği hizmet çok çeşitlilik içermektedir. Az önce sözünü ettiğim örneğin yanı sıra, belediyeler, sadece tüketiciyi koruma göreviyle sınırlı kalmamakta, ayrıca, genç işsizlerin istihdam sorunlarını çözme yükümlülüğünü üstlenebilmekte ve istihdamı geliştirme projeleri uygulamaktadır.
Kentsel nüfusun giderek artması, yerel yönetimleri ve yerelden verilen hizmetleri giderek daha önemli kılmaktadır. Çağdaş kentlerin oluşumunda, yerel yönetimlerin yadsınamaz bir rolü vardır. Özetle, belediyeler, yurttaşlara, doğumdan ölüme, geniş bir hizmet yelpazesi içinde hizmet vermektedirler.
Değerli milletvekilleri, hızla değişen bir dünyada, içinde bulunduğumuz ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlar giderek derinleşmektedir. Bu gelişmeler, kaçınılmaz bir biçimde yerel yönetimlere de yansımaktadır. Yaklaşık 7 milyar dolar malî kaynak kullanan ve yine yaklaşık 300 000 personelin çalıştığı kurumlar olan belediyelerin daha etkin, verimli ve kaliteli hizmet üretmeleri, kentlerimizin gelişimi, toplumun huzuru açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle, fonksiyonları hem nitelik hem de nicelik olarak genişleyen belediyelerin, genişleyen bu fonksiyonları yerine getirebilmesi için malî kaynakların yeterince sağlanması gerekmektedir. Anayasa, belediyelere, görevleriyle orantılı olarak, gelir kaynaklarının merkezî idare tarafından sağlanacağını hükme bağlamışken, hepimizin bildiği gibi, yürürlükteki kanunlar hızla gelişen yerel yönetimlerimizin malî kaynak sorunlarına çözüm getirememekte, hatta, zaman içinde yerel yönetimlerin elini kolunu bağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında, görüşmekte olduğumuz tasarı, yerel yönetimlerin gelirlerini artırıcı hükümler içermektedir; ancak, bunun nasıl gerçekleştirileceği tartışma konusudur.
Sayın milletvekilleri, tasarının 15 inci maddesinin son fıkrasında "belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları haczedilemez" denilmiştir. Bu hükümden, belediyelerin, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılmayan mallarının haczedilebileceği anlaşılmaktadır. 1580 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin yedinci fıkrasında "belediye daire ve şubeleri, bahçeleri, umuma ait akar olmayan açık ve kapalı mahalleri emlak vergisinden müstesna olmak, belediye vergi ve resimleri ile hidematı ammeye muhtas ve akar olmayan emval ve eşyası üzerine haciz konulmamak" hükmü yer almaktadır. Yani, bu düzenlemeye göre, haczedilebilirlik için doğrudan doğruya kamu hizmetinde kullanılmama ve gelir getirmeme koşulları birlikte aranmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 6 Temmuz 2004