İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · SALI

Genel Kurul konuşması

Yaşar Tüzün

Bilecik Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Temmuz 2004 · 1.092 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Tüzün (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.092 kelime.

Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün görüşmekte olduğumuz Belediyeler Kanunu Tasarısının 24 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yeni bir yüzyılın başında yaşanan hızlı değişim ve yenileşme, toplumları ve ekonomik örgütleri, değişmeye ve gelişmeye, diğer bir ifadeyle, yeni durumlara adapte olmaya zorlamaktadır. Bu olgu, toplumsal bir kurum olan belediye yönetim sistemi ve bu sistem içinde belirli fonksiyonları gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş bulunan belediye organları için de geçerlidir. Yönetim, dinamik bir süreç olup, sürekli olarak değişmek ve gelişmek zorundadır. Artan arzu, istek ve hizmetler, yönetimin gelişmesini zorunlu kıldığı gibi, örgütsel çalışmaları da beraberinde getirmektedir.

Bu düşüncelerin ışığında hazırlanan Yerel Yönetimler Kanunu Tasarısının ikinci ayağı olan Belediyeler Kanunu Tasarısı hazırlanırken, 24 üncü maddeyle, belediye meclislerine altkomisyon kurma yetkisi vererek değişim geliştirilmek istenilmiş, katılımcılığın sağlanması düşünülmüştür. Tabiî ki, bunlar, olması gereken ve ihtiyaç duyulan değişimlerdir; ancak, bu değişimler yapılırken, yani, bu kanunlar hazırlanırken daha fazla katılımcılığın sağlanıp, üniversitelerin ilgili bölümlerinden, sivil toplum örgütlerinden, mahallî idarecilik yapmış yöneticilerden görüşler alınarak hazırlanmış olsaydı, daha uzun vadeli, daha kalıcı, değişikliklere ihtiyaç duyulmayan kanun tasarıları da hazırlanırdı.

Bugün burada bir kanun tasarısı çıkarıyoruz, yarın uygulamadaki aksaklıkları görüp, aynı kanun maddesinde değişiklik yapma ya da ek madde koyma ihtiyacı duyuyoruz; o zaman, çıkarmış olduğumuz kanunlar bütünlüğünü yitiriyor. Örneğin, yeni çıkarılan İhale Kanununda çıktığı günden bugüne kadar o kadar çok değişiklik yapıldı ki, çıkış halinden eser kalmadı, bütünlüğü de tamamen bozuldu. Daha önce görüştüğümüz. Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı, İl Özel İdareleri Kanunu ve bugün görüştüğümüz Belediyeler Kanunu Tasarısı da aynı akıbete uğrayacaktır diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşmekte olduğumuz 24 üncü madde, belediye meclislerine ihtisas komisyonları kurma yetkisi vermektedir. Bu maddenin gerekçelerine baktığımızda "toplumsal birikimin belediyelerimize yansıtılması, diğer taraftan katılımın artırılması ve bu komisyonların etkinliğini sağlayacak bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır. İhtisas komisyonları yoluyla kararların tartışılarak alınması, kararların mecliste görüşülmeden önce komisyonlarda olgunlaştırılması ve ilgili sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinin alınması için ihtisas komisyonları oluşturulmuştur" denilmektedir. Oysa, kanun tasarısına baktığımızda, madde gerekçesinin dışında bir tasarı olduğu göze çarpmaktadır. Madde gerekçesinde geniş katılımdan bahsediyorsunuz, yerel yönetimlerin, dolayısıyla, belediyelerin en önemli birimi olan muhtarlıklara, komisyonlarda fahrî üyelik veriyorsunuz, oy kullanma hakkı vermiyorsunuz. Bu nasıl bir katılımcılık anlayışıdır?!

Değerli arkadaşlarım, yerel yönetimlerde, muhtarlar, çok önemli misyonlar üstlenmiş durumdadırlar. Muhtarlar, o mahallenin sorunlarını, ihtiyaçlarını en iyi bilen kişiler olarak, bu ihtiyaç ve istekleri üst kademelere taşıyan önemli bir görev üstlenmişlerdir. Bu sebeple, hiç değilse, ihtisas komisyonlarına muhtarların katılımının mutlaka sağlanması ile oy kullanma hakkının verilmesinin yerinde karar olacağı kanaatindeyim.

Yine aynı maddede "İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10 000'in üzerindeki belediyelerde plan ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur" ifadesine yer veriliyor, diğer belediyelerde böyle bir zorunluluk aranmıyor. Zorunluluk getirilmeyen bu belediyeler, bütçe, plan ve imar hizmetlerini ifa etmiyorlar mı ki, bunlarda böyle bir şart aranmıyor? Kaldı ki, plan, bütçe ve imar konularında en fazla sorun yaşanan belediyeler, nüfusu 10 000'in altında olan küçük belediyelerdir. Bu çıkarılan tasarıda, bu sorunlara çözüm getirilmesi gerekirken, 10 000'in altındaki belediyelerde, plan ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması mecburiyetinin getirilmemesi, sorunları çözmeyecek, ihtiyaçlara cevap vermeyecektir.

24 üncü maddede, ihtisas komisyonları gerekçesinde "Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının çalışma sisteminde olduğu gibi ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işlerin ilgili komisyonda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanması sistemi getirilmek suretiyle meclis üyelerinin kararlara etkin bir şekilde katılımı sağlanmaktadır" ibaresine yer verilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ihtisas komisyonlarında yer alan milletvekilleri, görev aldıkları komisyonlarla ilgili olarak, belirli bilgi, birikim ve deneyime sahip kişilerden oluşmaktadır. Ayrıca, bu komisyonların, teknik elemanlarından oluşan altkomisyonları da mevcuttur. Oysaki, belediye meclisinde oluşturulacak ihtisas komisyonlarında, bu kriterlere uyan komisyon üyesi bulmakta zorluk çekilecektir.

Kurulacak komisyonlar, çalışmalarında uzman kişilerden yararlanabilir ifadesi kullanılmıştır. Uzman kişilerden yararlanılabilmesi için, ücret yönünden tatmin edici bir ücret ödenilmesi gerekir ki, uzman kadrolar da bu komisyonlarda görev alabilsinler. İhtisas komisyonlarında görev alacak belediye meclisi üyelerine, 39 uncu maddede belediye başkanına ödenen maaşın günlük hesabının üçte 1 oranını aşmamak üzere, meclisin belirleyeceği rakam üzerinden ücret ödenecektir denilmektedir. Ayrıca, bu toplantı, toplantı gün sayısı üzerinden, imar komisyonunda en fazla 10 gün, diğer komisyonlarda 5 günle sınırlanmıştır. Bu rakamlar üzerinden yola çıkacak olursak, ihtisas komisyonlarına katılacak meclis üyelerine, 100 000 000 ile 150 000 000 arasında ücret ödenecektir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, sizlere soruyorum: Yüzde 80'i esnaftan oluşan belediye meclisi üyeleri, bu ücret karşılığında, işyerini kapatıp komisyon çalışmalarına katılabilir mi?! Belediye meclisi toplantılarında bile zaman zaman çoğunluk sağlayamıyoruz; geçmişte sağlayamadık. Sizce, çoğunluğu sağlayamayan bir belediye meclisi, bu ihtisas komisyonlarını nasıl çalıştıracak?! Türkiye Büyük Millet Meclisinde, belirli bilgi ve birikime sahip ihtisas komisyonu üyelerinden ve teknik elemanlardan oluşan altkomisyonlarda bile bu durumlar gözden kaçabiliyorsa, alınan birçok karar Anayasa Mahkemesinden geri dönüyorsa, belediye meclisi tarafından oluşturulacak ihtisas komisyonlarının sağlıklı olacağı kanaatinde değilim. Belki, bu sorunlar, büyükşehir belediye meclislerinde, il ve büyük ilçe belediye meclislerinde yaşanmayacaktır; ama, mevcut belediye sayısının yüzde 70'ini oluşturan küçük belediyelerde yaşanacaktır.

Değerli arkadaşlarım, mutlaka, tek bir belediye modelinden vazgeçilip, görevleri, gelirleri bakımından kırsal, kentsel, turizme dayalı belediye modelleri oluşturulsaydı ve bu modellere göre gerekli bilgi, birikim ve donanıma sahip ihtisas komisyonlarının kurulmasına imkân sağlansaydı, daha sağlıklı sonuçlar alınırdı kanaatindeyim.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz hafta Meclisimize gelen Belediyeler Kanunu Tasarısı üzerinde görüşüyoruz, görüşmelerimiz bundan sonra da devam edecek; ancak, perşembe gününden beri, gerek Marmara Bölgesinde gerekse diğer bölgelerde bulunan ilçe, il ve büyükşehir belediye başkanlarıyla gerekli telefon görüşmelerini yaptık. Gerçekten, şuna inanmanızı istiyorum: Çıkacak bu yasadan hiç kimse memnun değil. Görüşme yaptığımız tüm belediye başkanları, çıkacak olan bu yasada herhangi bir yeniliğin, herhangi bir katkının olmadığını söylüyorlar; biz de bunu söylüyoruz. Öyleyse, ısrar etmemizin anlamı nedir, onu da bir türlü çözemiyorum.

Bu yasa tasarısı, gerçekten, Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan 70 000 000 insanımızın 50 000 000'unu direkt, yakından ilgilendiriyor. Böylesine önemli bir tasarı, 3 225 yeni seçilmiş belediye başkanımızla, belediyeler birlikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, halkımızın menfaatına olacak, daha kapsamlı, reform niteliğini taşıyabilecek bir kanun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmiş olsaydı, gerçekten, 3 225 belediye başkanımıza daha bir hırs, daha bir şevk sağlayacaktık; ancak, herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığı gibi, belediye başkanlarımızın ve belediye meclisi üyelerimizin de özlük haklarında hiçbir iyileşme yapılmadığını görüyoruz. O nedenle, bu yasa tasarısı, belki de Adalet ve Kalkınma Partisinin oylarıyla geçecektir; ancak, şuna inanmanızı istiyorum: Gerçekten, reform niteliğini taşımayan bir yasa Meclisimizin gündemindedir. Bu Parlamentoda, geçmişte bu onurlu görevi yapmış çok değerli arkadaşlarım var, bunlar da bunun bilincindedir.

Öyleyse, bunu çok iyi değerlendirip, ilk fırsatta hem belediye başkanlarımızı rahatlatacak, belediye meclisi üyelerimizi, kurulacak komisyonları hem maddî açıdan, özlük hakları açısından hem de diğer düzenlemelerle, reform niteliğinde, Avrupa Birliğine uyum sürecine yakışacak bir kanun tasarısını çıkarmak umuduyla, Sayın Bakanımıza ve hükümetimize bir kez daha bu konudaki düşüncelerimi aktarıyor; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 6 Temmuz 2004

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook