İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 24. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Aralık 2004 · 484 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 1 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)); konuşma 484 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 19 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada, gerçekten toplumun ihtiyacı olan bu tür yardımlarla ilgili hizmetlerin bir devlet kurumu marifetiyle görülmesine ilişkin bir yasa tasarısı üzerinde görüşlerimizi açıklıyoruz. Amacımız, Avrupa Birliğine girmeyi hedeflediğimiz şu günlerde, gerçekten, çağdaş ülkelerin yönetim tarzlarına uygun tarzda yasa yapmak. Yurttaşlarımıza da o çağdaş ülkelerin baktığı çerçeveden bakarak, onları birer onurlu, gururlu insan olarak değerlendirerek yasa yapmamız gerekir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bu 19 uncu madde, dayanışma fonunun yönetiminin, yani, bu başkanlığın yapacağı yardımların hangi organlar, hangi kurullar tarafından yapılacağını belirleyen bir düzenleme. Bir de, konunun daha iyiye taşınabilmesi açısından önerge verildi; o önergeye kısmen katılıyoruz. Gerçekten, özü itibariyle doğru bir önerge ve o önergedeki bir hükmü biraz açtıktan sonra, sosyal devlet anlayışına bir iki vurgu yapmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada, mülkî idare amirleri vakfın tabiî başkanı; illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü şeklinde sayıyoruz; ayrıca, tasarının bütünü üzerinde söz aldığımda da söyledim, muhtarların ilk kez kendi temsilcilerini seçimle belirlemiş olmaları güzel bir yaklaşım. Aynı şekilde, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin de, önerge eğer kabul edilirse, kendileri içinden seçilmiş olması, katılımcılık açısından güzel bir yaklaşım ve destekliyoruz. Ancak, burada "hayırsever vatandaş" kavramı beni biraz düşündürüyor. Sayın Başbakanımız zaman zaman konuşmalarında diyor ki: "Damdan düşenin halini damdan düşen bilir." Hayırseverliğin ölçütü ne? Eğer bu kurulda bir temsilci olacak ise, Başbakanın sözüne de uygun yoksulun olması gerekir. Yoksulun halinden yoksul anlar, hiç olmazsa ölçütünün ne olacağını o bilir.

Hayırsever yurttaş bu organda görev alacak diyoruz. Benim ilimde -tabiî, yeni duydum- bu kurula çağrılan kişinin eski bir belediye başkan adayı olduğunu öğrendim.

Değerli arkadaşlar, gerçekten, eğer, kurullara atama, belirleme, böyle, ölçüsü belli olmayan, il genel meclisi gibi, siyasî bir organa bırakılacak olursa, siz istediğiniz kadar, buraya çıkıp "bizim zamanımızda şunu yaptık, bunu yaptık" deyin ya da "yoksulluğu siyasal amaç uğruna kullanacak değiliz" deyin, inandırıcı olmanız mümkün değildir. Bunun pek çok örneği var.

O nedenle, bir önergeyle bu tasarıda durumun düzeltilmesi gerekir. Bu kurul zaten kalabalık, biraz evvel Sayın Bakanımızla da görüşürken "kurul zaten kalabalık, temsilci bir kişi olsun" diyordu. Hayırsever yurttaş ölçütü muğlak, her zaman kayırmaya yönelik olduğu için çıkarılması gerekir.

Sonra, hayırsever yurttaş -hayırseverin ölçütüne, biraz evvel, yine vurgu yaptım- kimdir; yani, yoksul olan bir insanın varsıl olması durumunda hayırsever olmayacağını kim garanti edebilir? O, hayırsever diye tabir edilen insan, SEKA Balıkesir tesislerini, yenisini kursanız 260 000 000 dolara kurabileceğiniz tesisi, 1 100 000 dolara teslim ettiğiniz Albayraklar mı olacak? Ya da, onun gibi bankaları hortumlayan, devletin kasasını soyup zengin olan yurttaşı, hayırsever diye topluma sunmanın mantığı nedir? Bunu anlayabilmenin ya da topluma bu şekilde, hayırsever olan hayırsever olmayan diye yaklaşmanın mantığını anlayabilmek, çağdaş toplumlarda mümkün olamaz. Onun için, bu hatanın düzeltilmesi gerekir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten ben anlayamıyorum.

Değerli arkadaşlar...

Sayın Başkan, hemen yanıbaşımdaki konuşmalar nedeniyle konuşma insicamım bozuluyor. Rica ediyorum, lütfen ikaz eder misiniz?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 1 Aralık 2004

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook