Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Ocak 2008 · 588 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 588 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın milletvekilleri, benim, maddeden çıkarılmasını talep ettiğim 328’inci madde, bu 298 sayılı Kanun’un 159’uncu maddesinin değişikliğini getiriyor “Oyunu kullandıktan sonra ihtara rağmen sandık başından ayrılmayan ve herhangi bir müdahale, telkin veya tavsiyede bulunan veya bunlara teşebbüs eden kimse üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” diyor.
Şimdi, bu kanun vesilesiyle, bizim, Türkiye’de siyasetin başına çok büyük belalar açan hem Siyasi Partiler Kanunu’nda hem Seçim Kanunu’nda çok ciddi bir düzenleme yapmamız lazım. Yani şu Türkiye’de seçimin sağlıklı yapılmamasının tek nedeni, doğru dürüst bir seçim hukukunun düzenlenmemesidir veya seçim hukukunun gerektirdiği hassasiyeti, itinayı göstermeyen sandık yetkililerine, vatandaşlara, adaylara, gerekli, yeteri kadar ceza getirilmediği için bu seçimler usulüne göre yapılmıyor.
Şimdi, değerli milletvekilleri, dün burada Bakan diyor ki “Efendim, bu kürsüden, bu Parlamentodan ayrılması lazım.” Bakın, bana diyen Adalet Bakanı, kendisi, genel merkezin talimatıyla gidiyor, Antalya’dan liste başı oluyor.
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Halk istiyor.
KAMER GENÇ (Tunceli)Ee, bu eğer… Efendim, halkın kimi… Bakın, seçimde gücün varsa, bileğin güçlüyse, yetiyorsa yüreğin, git halkın karşısına…
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Gitti.
KAMER GENÇ (Tunceli)…oy al gel ama şimdi genel merkezin, yani şimdi tabii, parti genel başkanının koltuğuna girersen, ondan sonra, zaten Türkiye’de genel başkanlar tek seçici. Bu, dünyanın hiçbir yerinde yok. Siyasi partiler, bir tek kişinin emrine bakıyor, bir tek kişinin ağzına bakıyor. O kişi yani siyasi, eğer lider sizi aday gösterirse milletvekili olursunuz, aday göstermezse milletvekili olmazsınız. Ee, şimdi, buraya gelen milletvekilleri, bir daha seçime girmek için, milletvekili seçilmek için, ister istemez, vicdanlarını aşağı yukarı zincire vurarak, doğruları görmeyerek, ondan sonra, genel başkanın iki dudağı arasındaki olaya bakarlar.
Şimdi, ben, bakın, Tunceli gibi, politikanın en ileri olduğu bir yerde, okuma yazmanın en üstte olduğu bir yerde ve altı tane bağımsız, hatta, bağımsızın birisini de sizin Meclis Başkanı tarafından, Meclisin bütçesinden 120 milyar lira da bağışta bulunmak suretiyle… Ondan sonra, bir yerde, örgütler var, siyasi partiler var, sizin partiniz iktidar partisi var, bunların karşısında, tek bir arabayla gitmişim ve yüzde 18’e yakın oy almışım. (AK Parti sıralarından gürültüler) Şimdi, bu nedir? Bu, bilek gücüdür; bakın, bu, o halka karşı gösterilen sevgiden, o halka karşı yapılan hizmetten kaynaklanan bir şeydir.
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Kamer, sen Tuncelilileri sömürüyorsun! Bir tek Tunceliliye bir şey vermedin ki bugüne kadar!
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, burada olay şu: Bakın, yani, bir bakıyorsunuz, şimdi, Antalya’da yani seçilecek adam yok mu kardeşim? Niye yani şimdi herkes kendi ilinden seçime girsin. Niye yani o Antalya’daki insanlarda yani seçecek adam yok mu, siz, İstanbul’daki, Kayseri’deki bir adamı getirip de başka yerde aday yapıyorsunuz. Bunları düzenlememiz lazım. Türkiye’de, sağlıklı bir seçimin altyapısını oluşturmamız lazım. Bunu yapmadığımız zaman, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde, halk yararına, ülke yararına, insanlık yararına ne bir düzenleme yapılır ne bir kanun yapılır. Bunları yapmamız lazım, Türkiye’nin birinci sorunu bu. Eğer bu sorunu hâlledersek Türkiye adil yönetilir, Türkiye’de kimsenin kimseyle hesaplaşması olmaz. Siyasi parti liderleri, diktatörler gibi, krallar gibi, istediğini söylüyor, istediğini yapıyor, istemediğini yapmıyor. Hâlbuki, parlamenter yani demokratik bir ülkede, herkesin bir hukuka bağlı olması lazım, hukuk içinde kalması lazım, eylem ve işlemlerinden dolayı bir vicdan süzgecinden geçmesi lazım. Yani, siz “Efendim, benim arkamda şu kadar grup var.” veya “Ben parti genel başkanıyım, ben istediğimi yaparım, ben istediğimi milletvekili yaparım, istediğimi yapmam…” E, şimdi, böyle olunca, milletvekilliği müessesesi, kölelik müessesesi hâline dönüyor sevgili milletvekilleri. Hâlbuki milletvekilliği çok onurlu, çok soylu bir makamdır. Ülke adına, ülkenin kaderini belirleyen, ülkedeki yasaları getiren, ülkenin rejimini tayin eden, en sağlıklı kararları veren, parlamentolardır. Parlamentoları da oluşturan, milletvekilleridir. Milletvekillerinin de sağlıklı olarak seçilmesi, dürüst olmaları, işte, seçim sisteminin…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 10 Ocak 2008