İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 1.163 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 1.163 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu 220 sıra sayılı Yasa Tasarısı -tasarı mıdır teklif midir, ne olduğu da belli değil- müzakeresi Bütçe Plan Komisyonunda çok istisnai bir sisteme tabi tutulmuş. Komisyon kendisine havale edilen hükûmet tasarısının… Milletvekillerinin tasarısı yok. Yani biraz önce AKP adına konuşan Mustafa Elitaş dedi ki: “Efendim, başka arkadaşlarımız önerge vermiş.” Yok öyle bir şey. Çünkü Komisyon Başkanı “Komisyonumuzda tasarıya eklenen maddeler kanun teklifi niteliğinde değildir.” diyor. Yani Komisyon üyeleri, Komisyonda müzakere ederken “İşte, böyle bir ihtiyaç da hissedilmiştir, buna bir teklif verelim.” şeklinde bir şey yok.

Şimdi, değerli milletvekilleri, İç Tüzük Meclisimizin anayasasıdır. Meclisin bu İç Tüzük hükümlerine uygun olarak çalışması gerekir. İç Tüzük’ümüzün 35’inci maddesinde der ki: “Komisyonlar kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar.”, “Tasarı veya tekliflerini aynen veya değiştirerek kabul edebilirler.”, “Birbirleriyle irtibatlı gördüklerini de birleştirebilirler.”

Bütçe Plan Komisyonu veya herhangi bir komisyon, bir hükûmet tasarısı var veya üç dört tane de o konularla ilgili milletvekillerinin teklifleri var; bunları toplar, birleştirir ve bir metin hâline getirebilir. Ama ne milletvekillerinin teklifi var ne de hükûmetin teklifi var, kendisine gelmiş üç maddelik, beş maddelik bir kanun teklifi dışında on tane, yirmi tane madde ilave edemez.

Bunun anlamı şu değerli milletvekilleri: Şimdi, bütçe dengesi var yani siz… Özellikle, bu Plan ve Bütçe Komisyonunu ilgilendiriyor ve Maliye Bakanlığını ilgilendiriyor. Ben soruyorum şimdi: Maliye Bakanı nasıl buna müdahale etmiyor?

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu kanunla, devlet bütçesine getirilen öyle ek yükler var ki, getirilen öyle gelir kayıpları var, maliyeye getirilen yeni külfetler var. Bütçe dengesi ortadan kalkıyor. Yani bu kanunların, böyle önceden teklif edilmesi, hükûmet teklifi değilse, planlamadan soracak komisyonlar, Hükûmet soracak, Sayıştay denetimi olacak yani bu aslında mevcut hukuk sistemimize uygun mudur değil midir; ayrıca da bütçe dengesini sarsıyor mu sarsmıyor mu? Maliyenin bu konuda görüşü olacak. Bunların alınması devlet bütçesinin sağlıklı olarak üretilmesinin bir sonucudur ve zorunludur.

Şimdi, bu böyle yapılmazsa… Komisyona üç madde veya beş maddelik bir kanun teklifi gelmiş. Komisyon oturur, kendiliğinden yüz maddelik bir kanun metni ortaya çıkarırsa bu olmaz değerli milletvekilleri. Bu tamamen devlet bütçesini çığırından çıkarır, bu tamamen yasama yetkisini de çığırından çıkarır. Bana göre birinci konu bu. Komisyon, burada, kendisine havale edilmemiş ne bir teklif var ne de bir tasarı var. Komisyon kendisine gelen kanun tasarı veya teklifine bağlı olarak karar vermek zorundadır.

İkincisi: Sayın Meclis Başkanımız -Kendisini tebrik ediyorum- çok da hassas çalışmış ve Komisyonun burada yaptığı bir hatayı Komisyona yazmış. 28.04 tarihinde yazmış ve demiş ki: “Hey Komisyon, sen burada İç Tüzük’ü ihlal etmişsin, 35’inci maddeyi ihlal etmişsin. Ayrıca, 13’üncü madde adı altında on tane değişik kanunlarda, Gümrük Kanunu’nda değişiklik yapmışsın, Vergi Usul Kanunu’nda değişiklik yapmışsın, işte finansal birtakım kanunlarda değişiklik yapmışsın. Sen bunları böyle yapamazsın. Bir kanun maddesiyle bu kadar maddeyi değiştiremezsin. Lütfen al bunu İç Tüzük’e uygun olarak kanun tasarısını incele ve raporunu incele.”

Komisyon Başkanı -Bu rapor 28.04’te yazılıyor Komisyon Başkanına- Komisyonu toplamadan kendi kendisine, tutuyor 29’unda Başkana yazı yazıyor ve -yazdığı yazı tabii, bu, komisyon raporu değil, Başkanın takdiri- “Efendim, maddeler kanun teklifi niteliğinde değildir. Esasen Komisyonumuza havale edilen kanun tasarısı tek bir konuya ilişkin olmayıp pek çok farklı konuda düzenleme içermektedir. Bu düzenlemenin ortak noktası, kamu gelirlerine ilişkin olmalarıdır.” diyor. Komisyona da sokmuyor değerli arkadaşlar. Bakın, bu çok önemli. Yani komisyon başkanı, komisyonu adına rapor düzenleyemez. Yani bunu uyguladığınız zaman yarın bir başka komisyon başkanı, hiç komisyonu toplamadan komisyon adına bir rapor düzenleyip de gönderirse bunu inceleyecek misiniz? Yani burada çok fahiş bir hata var.

Beni dinlerseniz… Tamam, çoğunluğunuz var ama bakın bu çok açık seçik, net hatalı bir şey. Komisyon Başkanı hiç olmazsa Komisyonu toplasaydı, “Yahu arkadaşlar Sayın Meclis Başkanımız bize raporumuzu iade etmiş. Zaten Meclis Başkanının İç Tüzük’ün 14’üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre komisyonları denetleme yetkisi var. Bu denetleme yetkisi sonucunda Bütçe Plan Komisyonuna gönderdiği, iade ettiği bu raporun yine Komisyon tarafından kabul veya reddedilmesi lazım.” Yoksa ki, Komisyon Başkanı Komisyonun yetkisini kullanarak Meclis Başkanına böyle bir yazı yazamaz. “Bunu Genel Kurula getirin.” denmesi hâlinde, o zaman… Meclis Başkanının zaten müstakil bir yetkisi de yok, denetleme yetkisi var ama şimdi, burada böyle bir yazı yazdığına göre, bence burada hakem Genel Kuruldur. Genel Kurul şimdi burada Meclis Başkanımızın İç Tüzük’e, Anayasa’ya uygun olarak geri çevirdiği Komisyon raporunu, Komisyon Başkanı Komisyona sokmadan tek kendi imzasıyla Genel Kurula gönderdiği zaman, burada Genel Kurulun İç Tüzük’e ve Anayasa’ya göre karar vermesi lazım değerli milletvekilleri. Bakın bu, devlet ciddiyetinin gerektirdiği bir zorunluluktur.

Yani kanunlar çok acele de olabilir ama değerli milletvekilleri, bu devlet daha önemli değil mi? Devletin kurumları önemli değil mi? Yani birtakım milletvekili arkadaşlarımız “Yahu işte spor kulüplerine vergi muafiyetini getirelim, efendim spor kulüplerinin vergi borcunu silelim…” Değerli milletvekilleri bunlar çok yanlış şeyler. Usulüne göre getirin.

Ama şimdi, üç beş tane komisyon üyesi gidip de alt komisyonda “Yahu hele bizim şu belediyeye de, hele şu bizim spor kulübüne de bir yardım yapalım…” Ee, devlet ne olacak? Devletin ekonomik dengesi, gelir dengesi, bütçe dengesi ne olacak değerli arkadaşlarım? Yani, bence… Tabii ben müzakere başladığı zaman burada yoktum. O sırada tabii itirazda bulunmadım. Ama müzakereler başladıktan sonra geldim.

Bana göre, doğru olan şeyi yapmak lazım. Ama, yani bu gibi şeylere karar verirseniz komisyonların önünü almak mümkün değil. Komisyonlar artık kendilerine havale edilen bir tek işi esas alarak bin tane kanunda değişiklik yapabilirler. Bu, işte onun bir yolunu açıyor. Gerçi daha önce de bu konularda birtakım keyfîlikler var. Ama bunun önünü kesmemiz lazım değerli milletvekilleri.

Devlet ciddiyetini biliyorsak, devlete bir ciddiyet… Yani özellikle, Meclisin hukuka uygun bir karar vermesini istiyorsanız, bence bu raporun iade edilmesi lazım. Yani bu zorunlu. Yani Meclis Başkanı Komisyon Başkanına “Arkadaş, senin raporun usulüne uygun değil.” diyor. En azından Komisyon Başkanının bu raporu getirip Komisyonda müzakere etmesi lazım. Yani böyle bir şey olur mu? Komisyon Başkanı Komisyon adına karar veremez, bunları kendi imzasıyla Meclis Başkanına gönderemez değerli milletvekilleri. Komisyon Başkanının böyle bir yetkisi yok. Komisyon Başkanı, Komisyonca kabul edilen hususları karara bağlar. Orada Meclis Başkanı kendisine iade etmiştir. Ama bunu siz yine kendi üyelerinizin çoğunluk oyuyla kabul edip de müzakere ederseniz Maliyenin başına büyük belalar açarsınız. Çünkü bunları hepimiz de biliyoruz; birtakım milletvekilleri komisyonlarda baskı altında. Orada hiçbir kanun teklifi olmadan, hükûmetten bir tasarı gelmeden, komisyonda istedikleri, devlete mali yük getirecek, devletin alacaklarını silecek birtakım düzenlemeler yapabilirler ve işte burada da yapmışlar. İşte, bunda acele edilmesinin en önemli unsurlarından birisi, “Efendim, spor kulüplerinin vergi borçlarını affedelim veya sporculara verilen vergi nispetlerini düşürelim.” Niye düşürüyoruz? Adam, bir sporcu 8-10 milyon euro alıyorsa yani onun vergisini niye düşürelim arkadaşlar? Niye düşürelim? Bunların bir kısmı da yabancı sporcular yani bunlar gelirken Türk vergi sistemini biliyorlardı, vergi nispetinin de o olduğunu biliyorlardı. Şimdi, bunlar devlete ve millete yapılan hayırlı işler değil. Özellikle milletvekili arkadaşlarımdan rica ediyorum, hatadan dönmek fazilettir. Burada çok büyük, fahiş bir hata yapılmıştır.

Burada, Meclis Başkanımızı, bu olayda koyduğu tavırdan dolayı demin de tebrik ettim, yine tebrik ediyorum. Burada Meclis Başkanı ısrar edemez; ısrar ettiği zaman, o zaman, Meclis Başkanları yarın öbür gün Meclisin de çalışmasını engeller. Yani burada, bence Meclis Başkanımızın tuttuğu yol doğru yani birinci defa Komisyona iade etti. Komisyon Başkanı Komisyona soksaydı yani Komisyonda müzakere…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 4 Haziran 2008

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook