İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 516 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 220 sıra sayılı yasa aslında Parlamento hayatında emsali görülmemiş hatalarla, butlanlarla dolu bir yasa. Tabii burada 340 milletvekili olunca iktidar partisi “Biz erkeği kadın, kadını da erkek yaparız, hiç merak etmeyin. Biz ne kadar hata da etsek nafile, siz burada ne kadar gerçekleri söyleseniz de bunlar boş. Biz burada çoğunluğa sahibiz, istediğimiz kanunu çıkaracağız.” diyorlar, ondan sonra biz de mecburen buraya çıkıp kendi düşüncelerimizi söylüyoruz.

Şimdi, bu 6183 sayılı Kanun, Kamu Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun. Bu Kanun uzun zaman uygulamasıyla Türkiye’de hakikaten yerleşmiş bir kanun. Bu Kanun’un, işte, yargı mercileri tarafından aksak tarafları, açılan davalarla da verilen kararlarla da içtihat hâlini almış, uygulamasında da bir sakınca olmayan şeyler ama maalesef, işte “Memlekete bir şeyler yapıyoruz.” fantezisi içine giren AKP İktidarı yerleşmiş içtihatları, var olan gerçekleri, daha doğrusu ülke yararına olan şeyleri kendilerine uygun şey yapıyoruz gibi değiştirmek de istiyorlar.

Dün buralarda birtakım konuşmalar geçti. AKP’nin, maalesef, Grup Başkan Vekili, vekilleri, her vesileyle çıkıp burada doğru olan şeylere karşı çıkıyorlar.

Şimdi, değerli milletvekilleri, burası Parlamento. Türkiye Cumhuriyeti devleti sizin İktidarınız zamanında müflis hâle geldi. İşte, siz iktidarı devraldığınız zamanki Türkiye Cumhuriyeti devletinin borçlarıyla bugünkü borçlarının ne kadar büyüdüğünü gördünüz.

Şimdi, burada yeni bir sistem getiriyorsunuz, diyorsunuz ki: “...‘şirketten tahsil imkânı bulunmayan’ ibaresi ‘şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan’ şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”

Şimdi, bir vatandaş şirketteki hissesini devretmiş yani şirketle ilgisi kalmamış. Yeni gelen ortağın bir borcu varsa… Yani bunu hüsnüniyet kuralları içinde devreden kişi niye bundan sorumlu olsun? Ha, buraya madde öyle yazılabilir ki kişi hissesini devrederken daha önceki borçlarının olduğundan kendisinin de bilgisi var veya hâl ve davranışlarından veya muhasebe kayıtlarından kendisinin de burada bir borcu olduğundan eğer hakikaten haberi varsa veya orada tesis ettikleri muhasebe kayıtlarına veya hileli muhasebe kayıtları tesis etmek suretiyle bunu, bu borcunu gizlemişse bu devreden kişinin bir mükellefiyeti olması lazım. Ama hiçbir muhasebe hilesi yapmamış, usulüne göre vergisini vermiş, kayıtlarını tutmuş, bilançosunu düzenlemiş, beyannamesini vermiş bir kişi şirketi birisine satıyor. E, “Onun sonradan çıkan borçlarından, efendim, bu da sorumlu olur.” diyorsunuz. Hâlbuki, o şirketi devralan kişinin müdebbir bir iş adamı sıfatıyla o şirketin kayıtlarını iyi incelemesi lazım ve ondan dolayı, geçmişte hakikaten bir hile yapılmış mıdır veya Maliyenin bir incelemesi var mıdır, bu konularda bir bilgi edinmesi lazım. Bunun tamamen ne anlama geldiğini, zaten neden böyle bir hüküm konulduğunu ben anlamış değilim. Zaten, sizinkilerin getirdikleri kanun tasarısında birileri bir akıl veriyor bu kanunları getiren veyahut da bu hükümleri getiren kişilere. Bu aklı veren insanların neden dolayı bu aklı verdiklerini sizin grup başkan vekilleriniz de bilmiyor. Ama diyorlar ki hadi bir önerge verelim. Ondan sonra, onun da Türk maliyesine ne getireceği, ne götüreceği belli olmadığı için… Burada bizim kaderimiz, sizin işte bütün yanlışlıklarınıza katlanacağız. Yani şu kanunu görüşmek kadar yanlış bir şey yapmadınız arkadaşlar. Sizin Meclis Başkanınız diyor ki: “Ey Komisyon! Sen bu kanunu yanlış yapmışsın. Bu kanunu usulüne uygun düzenlememişsin.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 4 Haziran 2008

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook