Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 820 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 820 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de-7 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Efendim, ben bilmek durumundayım, müzakereyi nasıl yapacağız?
AHMET YENİ (Samsun)Bilmeden geliyor efendim.
BAŞKANBuyurun Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Millî Savunma Bakanımız gelmiş, kurumlar vergisini burada savunacak! Hoş geldiniz Sayın Bakan. Maşallah, çok güzel değil mi, yani…
Şimdi, bakın sayın milletvekilleri, bu kurumlar vergisi Türkiye’de önemli bir vergi idi. Eskiden kurumlar vergisi devlet bütçesi içinde önemli bir katkıya sahipti. Fakat siz iktidara geldikten sonra kurumlar vergisini tuttunuz, yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirdiniz, nispetini. Ne zaman yaptınız biliyor musunuz? Devletin önemli bankalarını özelleştirdiniz, yabancılara verdiniz, Telekom’u yabancılara verdiniz ve bunların… Bakın, Telekom’un sırf kurumlar vergisinde geçen sene yaptığı kâr 1 milyar dolar, açın rakamlara bakın. Şimdi, yabancı bankalar… Dünyanın hiçbir yerinde bir meclis, bir hükûmet bankaların yüzde 50’sinden fazlasını yabancı şirketlere satarak, onun kurumlar vergisini düşürmez. Niye düşürdünüz?
Bakın, sıcak para geldi Türkiye’ye, bu sıcak para çıkarken bir vergi almıyorsunuz. Ben bir kanun teklifi verdim, Plan ve Bütçe Komisyonunda bekliyor. İşte, Komisyon Başkanı burada, onu da alsaydı ya gündeme. Hiç olmazsa bu sıcak paradan Türkiye’den çıkışta binde 5 vergi alınsın diye. Hiç olmazsa devlete bir kaynak. Ama sizin bu kurumlar vergisi üzerinde oynamanızın tek nedeni, yabancı holdinglere vergi muafiyetini getirmek. Türkiye’de asgari ücretten vergi alıyorsunuz, Türkiye’de esnaf ve sanatkârdan vergi alıyorsunuz, iflas eden insanlardan vergi alıyorsunuz, ama yabancı holdinglere gelince, büyük holdinglere gelince vergilerini kısıyorsunuz. Niye, yani durup dururken bankaların vergisini 10 puan aşağı düşürmenin bir anlamı var mı? Çıksın biri söylesin işte. Kemal Bey, neredesin, gel açıkla bunu ya! Sen Telekom’un vergisini niye yüzde 10 düşürdün? Telekom’u 6,5 milyar dolara verdin. Ama bakın, Telekom’da size bir kıyak yaptı. Nasıl kıyak yaptı?
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Hangi Kemal Bey’i çağırıyorsun Kamer Bey, hangi Kemal Bey’i?
KAMER GENÇ (Devamla)Yahu işte, bir tane “Kemal Abi”niz var. Yahu bunların “abi”si, sizin değil, pardon.
AHMET YENİ (Samsun)Herkesin “abi”si, herkesin! Senin de “abi”n oldu.
KAMER GENÇ (Devamla)Yok, yok; ben ona “Kemal” diye hitap ederim zaten. Ben maliyeciyim, benim zamanımda -ben, 1960 maliye okulu mezunuyum- onun gibileri maliyenin kapısından sokmazdık içeriye, çünkü böyle Maliye Bakanı olmaz ki!
Şimdi, bu kurumlar vergisinin bu kadar düşmesinin Türk ekonomisine getirdiği yük, çok büyük bir yük. İşte boyuna devletin iç ve dış borcu artıyor. Niye? Ee, doğru dürüst siz tahsilat yapmıyorsunuz, doğru dürüst inceleme yapmıyorsunuz.
“Dengeleme karşılığı; takip eden hesap dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve kadastrofik riskleri karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklarından oluşur.” Bu nedir? Hiçbiriniz bir şey anladınız mı arkadaşlar, anladınız mı? (AK Parti sıralarından “Anladık, anladık.” sesleri) Anladınız mı? Anlayan, Allah rızası için çıksın bu kürsüden bir izah etsin ya! (AK Parti sıralarından gürültüler)
Sayın milletvekilleri, bakın, gerçekten kanun böyle yapılmaz, kanunlar bu şekilde müzakere edilmez. Yani siz bu Meclisi bir nevi oyuncak hâline getiriyorsunuz. Bu Meclis ciddi bir kurumdur, bu Mecliste kanunların enine boyuna tartışılması lazım. Ben soruyorum: Acaba bu kanunun bu maddesini hangi sigorta şirketi sizin grup başkan vekillerinize veya herhangi bir bakanınıza rica etti de “Ya işte nasıl olsa Parlamentoda gece saat ondan sonra kanun maddeleri müzakere edilirken kimse de çıkmaz, söylenmez, haydi bu önergeyi de orada geçiriverin.” dedi? Böyle olmaz beyler, böyle kanun çıkmaz!
Bakın, ben de isterim sizinle beraber şu saatlerde huzur içinde olmayı, 340 kişiye karşı çıkıp da burada konuşmamayı isterim, ama vicdanım elvermiyor. İnsanlar bu memleketi kurtarmak için, bu memleketin bağımsızlığını kurtarmak için yirmi iki yaşındaki genç canını veriyor, canını, canını beyler! Bunun değerini bilelim, o şehitlerin kanının değerini bilelim! Yarın, bu memlekette o şehitlerin kanları üzerine de bu memleketin bağımsızlığını koruyamayız. Bu memleketin bağımsızlığını koruyabilmemiz için ekonomik bağımsızlığımızın olması lazım. Ekonomik bağımsızlığımız, sizin getirdiğiniz kanunlar nedeniyle bu memleketin elinden gidiyor. (MHP sıralarından alkışlar) Bugün, devletin en temel kurumları satılıyor, vergi oranları indiriliyor. Yabancı holdinglerin lehine kurumlar vergisini indiriyorsunuz, onlardan da vergi almıyorsunuz. E ondan sonra, kim bu memlekete sahip çıkacak? Bu kanını veren gençler niye kanını veriyor kardeşim, niye veriyor? Sizin, onların o kanının değerini bilmeniz lazım; bilmeniz lazım ve buna göre, devletin bir kuruşunu harcarken onun üzerinde hassasiyetle durmanız lazım; durmuyorsunuz ki.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, ben burada konuşuyorum, gülüyorsunuz! Ne gülüyorsunuz? Ben size gülecek şeyler söylemiyorum ki. Aslında vatanseverlik duygusu teşekkül etmiş insanların, benim konuşmalarım karşısında bu Hükûmete hesap sorması lazım: Yahu, siz nasıl bizi getirip de böyle kanun tasarıları ve teklifleriyle bizi karşı karşıya bulunduruyorsunuz da bir muhalefet partisi milletvekili çıkıp bize bu lafları söylüyor… Bana güleceğinize, Hükûmetiniz orada, bir an önce tezkeresini verin. O Bakanlar Kurulunun büyük bir kısmının eline tezkereyi verin. Yeni, çalışan, ülkesine hizmet etmeyi seven, ülkesini içte ve dışta savunmayı bilen bir Bakanlar Kurulunu getirin buraya. Yoksa yok işte… Yani gidiyorlar, keyiflerine bakıyorlar, ondan sonra dışarılarda, keyfi istediği zaman, işte bir geçerken Türkiye'de bir kahve içeyim derken, işte belki bir gensoru mensoru olursa Genel Kurula geliyor.
Ben, bu şekildeki bu kanun tekliflerinin gelmesine şiddetle karşıyım. Bu son verilen önergelere şiddetle karşıyım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 4 Haziran 2008