İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 44. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Ocak 2009 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 14 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 574 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-01-14-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Aslında tabii raporun basılmasında da hata var, bizim okumamızda da hata var. Buradaki raporun basılmasında 7’nci madde geçiyor. Raporda, burada 4’üncü maddenin karşısında “Bu madde tasarı metninden çıkarılmıştır.” denilmesi lazımdı. Tabii biz de böyle, alelacele kanunlara bakıp da önerge verince maddede… Yani benim de hatam yok ama şey etti…

Değerli milletvekilleri, aslında, bu Hükûmet işte “Veraset intikal vergisini kaldıracağız.” diyor. Veraset intikal vergisini kaldırdığına göre veyahut da gelir vergisini sistemli alacağını zikrettiğine göre burada bu veraset yoluyla intikallerde harçların artırılması bence isabetli bir davranış değil. Ayrıca buraya, biliyorsunuz, bu miras yoluyla intikal eden taşınmazlara ağır harçlar getirdiğiniz zaman, millet bunları tapuda tescil etmiyor, dolayısıyla kalıyor orada, kalınca da uzun zaman işte o ölüm, ikinci ölümler, üçüncü ölümler, dördüncü ölümler gelince böyle bir karışıklık oluyor. Bence burada harçlardan muaf tutmak lazım. Yani veraset yoluyla intikal eden taşınmazlardan harç almamak lazım. (b) fıkrasında, taşınmaz malların ve sınırlı ayni hakların, intikalinde alınmamak kaydıyla, bağışlanmasından, rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisap hâllerinde de yine harç alınıyor. Bunların zaten tapuya kayıtlarında harç alınıyor, ayrıca bunun için bu ivazsız intikallerde, miras yoluyla intikallerde neden harç alınıyor; ben bunu anlamadım. Yani burada ağırlaştırıcı bir harç alma yoluna gidilmesini ben anlamadım. Yani bunlar çok ufak tefek şeyler ama ileride işte bu ufak tefek harçların alınması dolayısıyla vatandaşlar bu harçları ödememek için maalesef intikalleri yaptırmıyorlar ve bir kaos doğuyor.

Ama öte taraftan, işte AKP İktidarı zamanında çok büyük vergi aflarının getirildiğini biliyoruz. İşte geçen gün burada son anda bir önerge verildi, serbest bölgelerde ÖTV alınmasına istisna getirildi. Hatta, bir yabancı şirketin 3 trilyon dolarlık ÖTV’si affedildi.

Şimdi biraz önce burada bir AKP’li arkadaş böyle o kadar çok Türkiye’deki karanlıkları aydınlık göstermeye çalıştı ki… Şimdi değerli arkadaşlarım, bundan bir süre önce İstanbul’da camiler ateşe veriliyordu. Kim yaptı bunu? Niye ortaya çıkarmadınız? Arkasından birileri çıktı, “Efendim, işte, Alevi derneklerindeki, işte, liderleri öldüreceğiz.” Tabii, o 12 tane kimler öldürülecekti? Bu öldürülmesi öngörülenlerden birisi de benim amcamın oğlu. Ondan sonra da, “Cenazelerde ötekileri öldüreceğiz.” gibi laflar ortaya atıldı. Şimdi, Türkiye’yi bu kadar karanlık ve korku imparatorluğu biçiminde yöneten bir AKP Hükûmeti var. Bir İçişleri Bakanınız var, evlere şenlik, hiçbir sorumluluğu yok ki! Yani, bu memlekette bu kadar faili meçhul cinayetler var, insanlar içeriye alınıyor… Bugün sabahleyin, vatandaşın birisi bana telefon ediyor “İstanbul’da falanca yakınımız içeri alınmış” diye. Beş defa İstanbul Emniyet Müdürünü arıyorum, Terörle Mücadele Dairesini arıyorum. Ya kardeşim, hukuka göre, yasalarımıza göre, birisini içeriye aldığınız zaman yakınına bunu içeriye aldırdık diye bildirmek zorunlu değil midir? Hangi suçtan dolayı alındığının bildirilmesi zorunlu değil midir? Bildirilmiyor kimseye. Biz telefon açıyoruz. Maalesef efendim toplantı, toplantı, toplantıda… Böyle bir rejim olur mu? Hele bir sizi alsınlar bakalım içeriye, bir alsınlar bakalım içeriye birkaç taneninizin çocuğunu, birkaç gün onlardan haber almayın, bakalım siz dayanabiliyor musunuz! Yani size yapılan… Başkalarına yapıldığı zaman bunu böyle gülerek, zevkle seyretmektense… Bu insan haklarına çok hassas bir şekilde riayet etmek lazım. Yoksa, işte, insanlar huzur içinde…

Şimdi, biraz önce Danıştay cinayetinden bahsedildi. Yahu zaten Tayyip Erdoğan da diyor ki: “Efendim, bakın, bekleyeceksiniz. Bu olayların sonu gelir.” Nasıl, Başbakanlık makamında oturan bir kişi “Ya, bekleyin daha dalgalar geliyor…” Bunu neye istinaden söylüyor? Bir devletin en üst makamında bulunan bir kişi bunları söyleyemez. Soruluyorsa, siyasi sorumluluğu vardır, ne biliyorsa çıkıp açıklaması lazım. Bu karanlık olayların içinde olduğunuz zaman meşru zeminlerden kaymış oluyorsunuz, meşru yollarla devleti yönetmemiş oluyorsunuz. Onun için, bir kişi, bazıları, ağızlarından çıkan lafları iyice anlamaları lazım. Bugün, YARSAV Başkanı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 14 Ocak 2009

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook