İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Serbest bölgeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.446)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 47. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Ocak 2010 · 635 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 13 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.446)); konuşma 635 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Serbest bölgeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.446)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-01-13-serbest-bolgeler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-446-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 446 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin sonuna geldik. Bu yasa teklifinin oylamasından önce, aleyhte olmak üzere oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum.

Biraz önce, Sayın Başkan “Ben saymıyorum, yanımdaki Divan Kâtipleri sayıyor.” dedi. İç Tüzük’ün 141’inci maddesine göre, Sayın Başkan ve Kâtip Üyeler tarafından yapılabilir; bir.

İkincisi: Anayasa’nın 96’ncı maddesine göre, karar yeter sayısını aramak Meclis Başkanının görevi. Anayasa’nın 96’ncı maddesine göre der ki: Türkiye Büyük Millet Meclisi üçte birle toplanır. Toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verilir ve her hâlükârda karar yeter sayısı dörtte birinin bir fazlasından az olamaz. Bu, açık, net Anayasa hükmüdür. Anayasa’ya sadakat yemini etmiş olan herkesin buna riayet etmesi lazım. Yani, bizim burada karar yeter sayısını istememiz önemli değil. Daha önce de biz bunu uygulamıyorduk, yani diyorduk ki Meclis Başkanlık Divanı Meclis çalışmasına sekte vurmasın diye ama Sayın Başkan, maalesef, buradaki Divan Üyesi arkadaşlarımız da AKP’li olduğu için, biraz da seçim de yaklaştığı için, şimdi seçimde, işte, karar yeter sayısı olmadığı hâlde yoktur dedikleri takdirde… Zaten maalesef, milletvekilleri bağımsız hareket etmiyorlar. O bakımdan, yani Başkanlık Divanında sizin saymanız lazım. Şimdi, maalesef, dün de iki defa karar yeter sayısı yoktu, yine şey dediniz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, ben AKP’yi iyi tanıyorum, Turgut Özal’ı da iyi tanıyorum, rahmetli. Şimdi, bu Turgut Bey -rahmetli oldu- diyordu ki: “Ben zengini çok severim.” 1985 yılında, bu Serbest Bölgeler Kanunu onun zamanında geldi. O zaman da karşısındayım. Niye karşısındayım biliyor musunuz?

Şimdi, arkadaşlar, Türkiye’de nedense hep zenginlere, holdinglere, vergi vermeme durumu getiriliyor. Şimdi, serbest bölgelerde, işte, arsalar bedava -aşağı yukarı bedava seviyesinde- orada çalışan insanlar gelir vergisi ödemezler, kurumlar vergisi ödemezler, birçok kaçakçılık da olur bu bölgelerde, yani çok kaçak mal da girer çıkar, hatta burada da çalışan yabancı uyruklu kaçak işçiler var, bunların hiç kayıtları da olmaz. Dolayısıyla buranın eğer sağlıklı bir maliye incelemesini yaparsanız…

Mesela, işte, burada teklif sahibi diyor ki: Efendim, burada 24 milyar dolarlık bir işlem yapılmış, bu 24 milyar doların ancak yüzde 23’ü ihraç edilmiş.

Şimdi, bu yüzde 23 uğruna yapılan kazanım Türkiye’ye neye mal oluyor? Gelir vergisini ödemiyorlar, kurumlar vergisini ödemiyorlar, orada çalıştırdıkları işçilerin vergisini ödemiyorlar. E, öte tarafta, vatandaş geliyor, Türkiye'nin herhangi bir yerinde, hem işçisinin sigortasını ödüyor hem gelir vergisini ödüyor, ihraç ediyor. O ihraçta, bir defa esas büyük rekabetsizlik buradan kaynaklanıyor.

Şimdi, Mustafa Bey alelacele, hemen getirdi, verdi bu teklifi. İşte, başlangıçta Başbakanlıktan tasarı olarak gelmiş, nedense son anda bu tasarıdan vazgeçilmiş, teklif hâline gelmiş. Biraz Mustafa Bey de zengini sevdiği için, çıktı buraya… Kendisinin de şimdiye kadar bu Genel Kurulda bir işçi lehine, bir emekli lehine, ekonomik yönden zor durumda olan kişilerle ilgili bir teklif verdiğini görmedim. Daha ziyade…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sen de zenginler safına girdin ama seni sevip sevmeyeceğim meçhul.

KAMER GENÇ (Devamla)Neyse, şimdi sen çıkar bana cevap verirsin.

Ondan sonra, her getirdiği… Yani, özellikle, burada imar affını getiriyorsunuz, vergi affını getiriyorsunuz, işte, hayalî ihracatçıyı affetmeyi getiriyorsunuz. Dolayısıyla, bu sabıkanızı da bildiğim için, son anda burada verdikleri önergeden dolayı, sizin getirdiğiniz bu şeylerin altında bir hinlik aramak bizim doğal hakkımız, çünkü bizde kayıtlı siciliniz pek parlak değil.

Burada geçmişte de gece yarısı verilen önergelerle kimlere devletin ne kaynaklarının aktarıldığı, Unakıtan zamanında yapılan bu hayalî ihracatlar sonunda çıkarılan bir günlük yönetmeliklerle, işte, bu tavuk yemlerinde, kümes yemlerinde ne kadar vergi kaçakçılığı yapıldığı hep ortadayken, tabii ki biz burada muhalefet olarak sizin getirdiğiniz kanun tekliflerine gönül rahatlığıyla oy veremiyoruz. Ayrıca, Hükûmetiniz zamanında Türkiye Cumhuriyeti devleti de büyük bir tahribata uğradı, gerek içte gerek dışta.

Şimdi, Tayyip Bey çıkmış, grupta diyor ki: “Efendim, uluslararası kuruluşlar diyor ki: 2010 yılında Türkiye krizi en rahat atlatacak ülke.” Yahu, bir görelim bakalım.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Bekle, göreceksin. 2010’un daha 13’ündeyiz bugün.

KAMER GENÇ (Devamla)“En büyük büyüyecek ülke.” E, bir görelim bakalım. Peki, büyümedi ve krizi atlatmadı, ne olacak? Kendisi istifa edecek mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 13 Ocak 2010

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook