Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)
Zonguldak Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Nisan 2003 · 494 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Köksal Toptan (AK Parti), 30 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT V GÖREVLERİ HK (S.SAYISI :128)); konuşma 494 kelime.
Köksal Toptan (AK Parti, Zonguldak). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/koksal-toptan-22-2003-04-30-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-v-gorevleri-hk-s-sayisi-128 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KÖKSAL TOPTAN (Zonguldak)Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Sayın Altay, konuşmasının bir yerinde, hiçbir ayırım yapma gereği duymadan "bütün Millî Eğitim Bakanları iz bırakmak yerine yara bırakmışlardır" demek suretiyle, benim de aralarında bulunduğum bütün geçmiş Millî Eğitim Bakanları için, hiç de şık olmayan, hatta ağır sayılan bir beyanda bulunmuşlardır. Bu sözlerin, Sayın Altay gibi mesleği öğretmenlik olan bir arkadaşımdan gelmiş olması, benim için gerçekten inciticidir.
Görev yaptığım 1992-1993 yıllarında, mesleğim öğretmenlik olmamasına, eğitimcilik olmamasına rağmen, Türkiye'deki 500 000 öğretmenle çok iyi diyalog kurduğumu zannettiğim bir dönemi gururla yaşadım ve halen yaşıyorum.
Sayın Altay'a, tabiî, şükran borçluyum; ne yara bıraktım onu bilmiyorum; ama, bıraktığımı zannettiğim izlerden birkaç cümleyle bahsetmek istiyorum. Bunların başında öğretmenlerimiz gelir.
Sayın Altay, bilir ki, benim dönemimde, öğretmenler için gerçekten incitici bir uygulama olan öğretmenliğe giriş sınavı kaldırılmıştır.
Yine, öğretmenler için incitici olan 24 Kasım Öğretmenler Günü kaldırılmıştır.
Öğretmenlerin içinde bulunduğu malî zorluklar dikkate alınarak, öğretmenler için uygulanan katsayı keyfîlikten çıkarılmış ve çıkardığımız bir kanunla katsayıya bağlanmıştır ve onun sonunda öğretmenlerimiz almakta oldukları maaş kadar ekders ücreti alma imkânına kavuşmuşlardır.
Yine, dönemimizde, teknik öğretmenlerin yıllarca beklediği unvan sorunu çözülmüş ve teknik öğretmenlerimize mühendis olma yolu açılmıştır.
Yine, dönemimizde daha önceki yıllarda Türkiye'ye getirilip öğretmen olarak çalıştırılan, ama, öğretmen statüsü verilemeyen 3 000 soydaş öğretmenimizin kadro sorunu çözülmüştür.
Yine, o dönemde, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 18 ilimizde çalışmak üzere, bir keresinde 18 000 öğretmen alımı yapılmış ve bu 18 000 öğretmen arkadaşımızın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde huzur içerisinde çalışabilmeleri için, ortaöğrenimdeki çocuklarının tümü parasız yatılı okullara alınmış, yükseköğrenimdeki çocuklarının tümüne istekleri halinde kredi ve yurt imkânı, başkaca hiçbir şart aranmaksızın sağlanmıştır.
Yine, o öğretmenlerimize, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yapacak olan o öğretmenlerimize, iki yıl orada kaldıkları takdirde, istedikleri bölgeye; üç yıl orada kaldıkları takdirde de istedikleri ile, yine, başkaca hiçbir şart aranmaksızın geri gelme yolu açılmıştır. Yani, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yapacak öğretmen arkadaşlarımızın istekleri, bir anlamda, karşılanmış ve bulundukları o bölgedeki çocuklarımızın gönül huzuru içerisinde eğitim-öğretim yapmalarının altyapısı sağlanmıştır.
Değerli arkadaşlarım, eğitim, elbette öğretmen sorunlarının çözümüyle bitmez; ama, Sayın Altay öğretmen olduğu için mutlaka bilecektir ki, bilmelidir ki, biliyordur ki, dönemimizde, ilköğretimden yükseköğrenime kadar, cumhuriyet tarihinde ilk sayılan pek çok şey gerçekleştirilmiştir. İlk defa, dönemimizde, İlköğretim Yönetmeliği, ilköğretim öğrencilerinin de katkısıyla, ta köy okullarından başlayarak, kademe kademe, Bakanlığa kadar sağlanarak gerçekleştirilmiştir. Bu ilköğretim Yönetmeliği, aradan on yıl geçmesine karşılık, halen bugün başarıyla, birtakım değişiklikler yapılmak suretiyle uygulanmaya devam edilmektedir.
Yine, ilköğretimdeki çocuklarımıza, kitap okuma gibi, ilk sağlık dersleri gibi, trafik gibi, çevre gibi hayatta her zaman karşılaştıkları birtakım yeni derslerin zorunlu olarak okutulması sağlanmıştır.
Ortaöğrenimde ise, bugün, 1 000 000'a yakın öğrencisi olan açıklise, bizim gururla savunduğumuz, gerçekleştirdiğimiz çok güzel bir eserimizdir. Açıklise, daha sonra açıkortaokulu da içine alarak kırsal kesimde liseye gitme imkânı bulamayan pek çok insanımızı okul sahibi etmiştir. O okuldan mezun olup, hukuk fakültesini, başka fakülteleri bitiren pek çok insanla ben hayatta karşılaşıyorum; o okuldan yetmişbeş yaşında mezun olup da üniversite sınavlarına giren insanları hatırlıyorum ve nihayet ortaöğretimde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 30 Nisan 2003