Türkiye'de ekmek israfı hakkında
Niğde Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mayıs 2005 · 870 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Uğur Çetin (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE'DE EKMEK İSRAFI HAKKINDA); konuşma 870 kelime.
Mahmut Uğur Çetin (AK Parti, Niğde). “Türkiye'de ekmek israfı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-ugur-cetin-22-2005-05-25-turkiye-de-ekmek-israfi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Türkiye'de ekmek israfı konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Toplumun ve bunu oluşturan bireylerin en önemli amacı sağlıklı ve üretken olmaktır. Ekonomik ve sosyal yönden kalkınma ve uygar toplumlar arasında yer alma, ancak, sağlıklı bireylerden oluşan toplumlarda mümkündür. Ekmek, toplumumuzun beslenmesinde, asırlardır süregelen alışkanlıkların ve millî kültürün etkisiyle, önemli bir yere sahip olmuştur.
Son üç yılın ortalamasına göre, Türkiye'de 9 800 000 hektar tarım arazisinde buğday ekilmiş ve 19 200 000 ton buğday üretilmiştir. Buna göre, kişi başına yıllık buğday tüketimi 272 kilogramdır.
Ülkemizde, yıllık ortalama 11 000 000 ton buğday un üretimi için kullanılmaktadır. Bu miktarın 10 000 000 tonu ekmek yapımında, 1 000 000 tonu da diğer unlu mamuller yapımında kullanılmaktadır.
Türkiye'de kişi başına, yıllık un tüketimi 50 kilogram olup, un tüketimi bakımından, ülkemiz, dünya tüketiminde ikinci sırada yer almaktadır. Buna karşılık, nüfus artışına rağmen, un tüketiminin artmadığı gözlenmektedir.
Ekmek, karbonhidrat ve protein kaynağı olarak insan beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. Tahıla dayalı beslenmenin hâkim olduğu ülkemizde, kişi başına tüketilen enerjinin yüzde 66'sı tahıldan, bunun da yüzde 56'lık kısmı yalnızca ekmekten, proteinin ise, yüzde 50'si yine ekmekten karşılanmaktadır. Farklı bölge, yaş ve gelir gruplarına göre değişen kişi başına ekmek tüketimi, ülkemizde 100-800 gram/gün arasında olup, ortalama 400 gram/gündür. ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde, kişi başına ekmek tüketimi, yıllık 40-50 kilogram arasında değişiyor. Türkiye'de ise, bu ülkelere kıyasla, kişi başına 3-4 kat daha fazla ekmek tüketiliyor.
Yukarıda verilen bilgiler, buğdayın ve dolaylı olarak ekmeğin toplumumuzun beslenmesinde ve ülke ekonomisindeki yerini net olarak ortaya koymaktadır.
Yere düştüğünde öpüp alnımıza koyduğumuz, doyuran, besleyen, büyüten ekmeğe saygıda kusur etmiyoruz; ancak, ekonomik açıdan hiç de saygılı davranmıyoruz.
Türkiye'de günde 120 000 000 ekmek üretiliyor; fakat, bunun 15 000 000'u israf ediliyor. İsraf edilen ekmeğin ekonomik büyüklüğü ise yıllık 900 000 000 doları buluyor. Ekmek israfıyla ilgili yayınlanan bir rapor, Türkiye'deki israfın boyutlarının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. "Ekmekteki kayıp ekonomi" başlıklı bir rapora göre, her 10 ekmeğin 8'i tüketiliyor, 2'si israf ediliyor. Rapora göre, Türkiye'de günlük ekmek üretimi, yaklaşık 120 000 000 adedi bulurken, yılda yaklaşık 44 milyar ekmek üretiliyor. Bu ekmeklerin yüzde 16'sı evlerde olmak üzere, yaklaşık 40 milyar adedi tüketiliyor, 5 milyar adedi ise, israf ediliyor; günlük kayıp rakamı 2 000 000 doları aşıyor.
Ekmek israfında başı İstanbul çekiyor. İstanbul'da günde 2 000 000 ekmek israf edilirken, İzmir ve Ankara'da heba olan ekmek sayısı yaklaşık 700 000'i buluyor.
Ekmeğin çöpe atılmasında en önemli faktör ise bayatlaması; bayatlayan ekmeğin yüzde 6'sı doğrudan çöpe atılıyor, yüzde 35'i ise hayvan yemi olarak kullanılıyor. Ekmek israfının yüzde 70'ini lokanta, restoran, yemekhaneler gibi toplu yemek üretimi yerleri yapıyor. Özellikle turistik otel ve lokantalarda ekmek israfının boyutu daha da büyüyor. Gelir düzeyi arttıkça da ekmek tüketimi azalıyor; ancak, ekmek israfı yükseliyor. Ekmekteki israfına, özellikle büyük kentlerde mevcut fırın sayısı ve kapasitesinin ihtiyaçtan çok daha fazla olması, rekabet sebebiyle tüketim miktarından fazla üretim yapılması ve tüketicinin ihtiyacından fazla ekmek satın alması neden oluyor.
Yapılan bir ankete katılanlar, ekmek israfının temel nedenlerini; yüzde 42,81'i tüketilebileceğinden fazla ekmek alınması, yüzde 27,83'ü ekmeğin çok kısa sürede bayatlaması, yüzde 14,37'si ekmeğin uygun olmayan koşullarda saklanması, yüzde 8,87'si ekmek kalitesinin düşüklüğü, yüzde 5,2'si ise tüketimde düşüş eğilimi, yüzde 0,92'si gramaj fazlalığı olarak ifade etmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla)Burada en önemli israf nedeni, ihtiyaçtan fazla ekmek satın alınması, ikinci olarak da bayatlama problemidir; muhafaza şartlarının bozukluğu üçüncü sırada yer almaktadır.
Herkesçe kabul gören kaliteli ekmeğe ulaşmada ekmek üretimi ve tüketimiyle ilgili olan taraflara; devlete, üreticiye, tüketiciye çeşitli görevler düşmektedir.
Devlet adına kontrol görevini yürüten otorite için öneriler: Fırın ve satış yerlerinin hijyen ve kalitesini sıkı takibe almalı, tüketicinin olumsuz düşüncelerini yok etmelidir.
Ekmeğin fırından bakkala naklinde kasalara uygun polietilen ambalaj ile korumaya alınması, satış yerlerinde ise, en azından, ekmeğinin, tüketiciye mutlaka poşet içinde verilmesinin mecburî hale getirilmesi gerekmektedir.
Ekmek üreticileri için yapılacak öneriler ise; ekmek üreticileri, tüketicinin isteğine uygun kalitede ekmek üretebilmek için kaliteli hammadde, teknoloji ve işçiliğe önem vermelidir.
Sanitasyona uygun üretim için, temizlik, haşere kontrolü, elek kullanımı, çalışanların hijyenik bakım ve kontrolü gibi hususlarda azamî özen gösterilmelidir.
Normal ekmek fırınlarında, francala ekmek tipi yanında oldukça iyi talep gören papatya ve taşekmek tiplerine de yer verilmelidir. Besin değeri katkılamayla artırılmış ekmeklere de çeşitler arasında mutlaka yer verilmelidir.
Tüketicinin, ekmeğini ambalajlı olarak tercih etmesi de, poşet içinde saklaması dikkate alınarak uygun ve sağlıklı bir poşet içinde ekmeği tüketiciye takdim etmelidir. Ekmeğin satış noktalarına ulaştırılmasında mutlaka kasa içini polietilen ambalaja yer verilmeli, ekmek dış etkilere karşı korumaya alınmalıdır.
Tüketici için yapılacak öneriler ise şunlardan ibarettir: Tüketiciler, ekmek kalitesi ve hijyenle ilgili konularda hakkını aramalı, kaliteden yana tercihini iyi kullanmalı, üreticiyi kaliteli üretime yönlendirecek şekilde tavır göstermelidir. Ekmek muhafazada, kısa süreli saklamada, oda şartlarında hava geçirmez hijyenik poşetlerden faydalanmalı, uzun süreli saklamada derin dondurucu veya buzlukta muhafaza edilmeli, 60-65 derecede ısıtılarak kullanılmalıdır. Bayat ekmekleri doğrayıp kurutarak uzun süre muhafaza etmek mümkündür. Bayat ekmekler çeşitli yemeklerde değerlendirilerek israf önlenmelidir.
Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; özetle, ekmek israfını en aza indirmek için, her şeyden önce, tüketicinin, ekmeğin muhafazasını ve bayatlayan ekmeğin değerlendirilmesi hususunda bilinçlendirilmesi, ekmek çeşitliliğinin kaliteyle birlikte artırılması gerekmektedir.
Ayrıca, küflenen ekmeklerin hayvanlara yedirilmesinden dolaylı olarak insan sağlığının nasıl etkilendiğinin halka anlatılması gerekmekte olduğunu belirtiyor, burada sözlerime son verirken, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 25 Mayıs 2005