İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Şubat 2006 · 935 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ARAÇ, GEREÇ, MAL VE MALZEMENİN SATIŞ, HİBE, HEK VE HURDA DURUM VE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.848)); konuşma 935 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2006-02-08-emniyet-genel-mudurlugune-ait-arac-gerec-mal-ve-malzemenin-satis-hi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Emniyet Genel Müdürlüğünün çeşitli menkullerinin satışını düzenleyen tasarı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının görüşmekte olduğumuz 4 üncü maddesindeki düzenleme şöyledir: Mülkiyeti hazineye ait olup da Emniyet Genel Müdürlüğünün kullanımında olan taşınmazların tahsislerini İçişleri Bakanlığıyla mutabık kalarak kaldırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir. Yine, tahsisleri kaldırılan bu taşınmazların satışını yapmaya da yine Maliye Bakanlığı yetkilidir. İlk bakışta bu düzenleme oldukça masum, oldukça sıradan bir düzenleme gibi gözükmektedir; hatta, biraz önce buradan konuşan arkadaşımız, bunun mükerrer bir düzenleme olduğunu da söylemiştir. Gerçekte, bu düzenleme, şu an yürürlükte olan düzenlemelerden, yasalardan oldukça önemli farklılıklar göstermektedir.

Nedir; şunlardır bu farklılıklar değerli arkadaşlar: Şu anda İçişleri Bakanlığının kullanımında olan, Emniyet Genel Müdürlüğünün kullanımında olan taşınmazların tahsislerini kaldırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir; doğru; ancak, hangi halde bu tahsis kaldırılır: Emniyet Genel Müdürlüğü, bu taşınmaza artık kamu hizmeti için ihtiyacım yok dediği anda, bu taşınmazın tahsisini kaldırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir. Madde neyi düzenliyor; gerekli görülen taşınmazların, yani kamu hizmeti için ihtiyaç duyulan taşınmazlar değil… Emniyet Genel Müdürlüğünün, kamu hizmeti için ihtiyaç duyuyorum dediği taşınmaza, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığıyla birlikte mutabakat sağlarsa, gerek görülürse tahsis kaldırılabilecek. Birincisi, bu farklılık var.

İkinci farklılık şudur; tasarı diyor ki: Bu taşınmazlar, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 46 ncı maddesine tabi olmadan satılabilir. Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, bu hükümet döneminde çıkmıştır; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim destek verdiğimiz bir yasa olmuştur, birtakım eksikliklerine rağmen kamu malî yönetiminde oldukça önemli ve yeni bir çerçeve çizdiği için, desteklediğimiz bir yasa olmuştur. Bu yasaya göre, değeri, bütçe kanunlarıyla belirlenen limiti aşan taşınmazların satışına Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu değer, 2006 Yılı Bütçe Kanununda 120 milyar YTL olarak belirlenmiştir; yani, değeri 120 milyar YTL'yi aşan bir taşınmazın Maliye Bakanlığınca satılabilmesi için, satışa çıkarılabilmesi için, öncelikle, Bakanlar Kurulunun buna izin vermesi gerekmektedir. Tasarının bu maddesi, bu izin zorunluluğunu da kaldırmaktadır.

Değerli arkadaşlar, ben, şimdi, sormak istiyorum: Bu sınırlamalardan hükümet neden kaçınmaktadır? Bırakalım, yürürlükteki yasalara göre, Emniyet Genel Müdürlüğünün, artık, kamu hizmeti için, güvenlik hizmeti için ihtiyaç duymuyorum dediği taşınmazın tahsisini Maliye Bakanlığı kaldırsın ve yine, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre, bu taşınmazı satışa çıkarsın, eğer satışa çıkaracaksa. Şimdi, burada, ister istemez, akla birtakım sorular gelmektedir. Bu yola hükümet neden gitmektedir?! Neden, Emniyet Genel Müdürlüğünün, ben, bu hizmet nedeniyle bir taşınmaza ihtiyaç duyuyorum dediği halde, bu taşınmazın tahsisini kaldırma yetkisini, İçişleri Bakanının mutabakatıyla Maliye Bakanına vermektedir?! Bu sorunun yanıtı yoktur değerli arkadaşlar. Bu sorunun yanıtı, herhalde, ileride, bu taşınmazlar satıldığında veya bir başka şekilde değerlendirildiğinde ortaya çıkacaktır. Ben, bunu, hükümete tavsiye etmiyorum. Hükümet, kendi getirdiği yasaya, kendi getirmiş olduğu yasal çerçeveye aykırı bir uygulamanın içine girmektedir. Bakanlar Kurulunun dikkatinden kaçırarak, bazı taşınmazların satışını planlamaktadır; aksi takdirde, bu hükme ihtiyaç duyulmayacaktı.

Madde, ikinci olarak neyi düzenliyor; şunu düzenliyor: Madde diyor ki, bu taşınmazların satışından elde edilen gelir bütçeye irat kaydedilir. Değerli arkadaşlar, bunu yazmaya gerek yok; yani, hazine taşınmazı satarsa, elde edilen gelir bütçeye girer. Kurallar böyledir, başka bir kural yok bu konuda. Devamında diyor ki: "Emniyet Genel Müdürlüğünün ihtiyaç duyduğu ödenekler de Maliye Bakanlığı tarafından dikkate alınır." Bu hükme de gerek yok arkadaşlar; bütçe yapılırken, Emniyet Genel Müdürlüğünün ihtiyacı olan ödeneği Emniyet Genel Müdürlüğü talep eder, Maliye Bakanlığı da, bütçe imkânları ölçüsünde, bunu bütçeye koymaya çalışır. Bu hükme de gerek yok; yani, satıştan elde edilen gelir, sanki Emniyet Genel Müdürlüğüne gidecek gibi bir izlenim vermeye çalışıyor madde; ama, öyle değil, hiçbir ilgisi yok.

Değerli arkadaşlar, sonuçta, bu maddenin hedefi, Emniyetin kullanımında olan çok değerli bazı taşınmazları, yürürlükteki kuralları hiçe sayarak, onları bir kenara atarak, Bakanlar Kurulunun dikkatinden kaçırarak satmaya çalışmaktır. Ben, bunu, hükümete tavsiye etmiyorum; ama, hükümet bizim bu tavsiyemizi dikkate almıyorsa, ben bildiğim gibi devam edeceğim diyorsa, birçok ihalesi, birçok özelleştirme ihalesi nasıl yargıya takılmış, yargı tarafından durdurulmuşsa, kamuoyunda tartışılır hale gelmişse, bu satışlar da kamuoyunun dikkatinden kaçmayacaktır, yine kamuoyunda tartışılır hale gelecektir. Bunun takdirini, ben, hükümete ve Sayın Bakana bırakıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle bir konuya değinmek istiyorum. Konu, Emniyet Genel Müdürlüğüyle ilgili bir yasal düzenleme olduğu için, ben de, Trabzon'da son günlerde meydana gelen ve bir din adamının, bir Katolik kilisesi rahibinin öldürülmesi nedeniyle hissiyatımı ifade etmek istiyorum. Şüphesiz, bu Parlamento çatısı altında olan bütün milletvekillerini üzdüğü kadar, biz Trabzon milletvekillerini de ve beni de üzen bir olay olmuştur. Bu olayı, öncelikle Trabzon Milletvekili olarak kınıyorum, diğer arkadaşlarımın da hissiyatına tercüman olduğumu düşünüyorum.

Olayın nedenini, şüphesiz, güvenlik güçlerimiz araştırmaktadır, bunun nedenini güvenlik güçlerimiz ortaya koyacaktır; bunu, bütün vatandaşlarımız gibi Trabzonlular da sabırsızlıkla bekliyor.

Nedenler çok çeşitli olabilir; bu konuda bir yorumda bulunmak, bir tahmin yapmaya çalışmak doğru değil. Bir provokasyon olabilir; bu gencimizin arkasında birtakım kişiler, güçler olabilir veya belki, tamamen bir bireysel hareket olabilir; bütün bunları bilemiyoruz; ama, bu olayı, zaman zaman -ifade edilmese de, ama, çok sınırlı bazı kesimler tarafından ifade edilmeye çalışılıyor- bir medeniyetler çatışması penceresinden görmek isteyen veya o çerçeveye oturtmak isteyen görüşler veya kişiler var; buna kesinlikle katılmadığımı ifade etmek istiyorum.

Trabzon'da, Türkiye'nin diğer yerlerinde olduğu gibi, medeniyetler, yıllarca, yüzyıllarca bir arada yaşamıştır; bu bir arada yaşamanın oluşturduğu kültür, böyle bir olayın meydana gelmesine veya böyle bir olayın taraftar bulmasına engeldir. Böyle bir hava, böyle bir kültür Trabzon'da kesinlikle yoktur; ancak, tabiî ki bu çerçeveden bakmak isteyenlerin, belki bu çerçevede birtakım eylem yapmak istemeleri, bu çerçevede Türkiye'de veya Trabzon'da birtakım olaylar meydana gelmesini isteyenler olabilir, bu tip davranışlar olabilir. Bunların, ben, taraftar bulacağını, kök bulacağını, ortam bulacağını sanmıyorum; ancak, bu vesileyle şunu dikkatinize sunmak istiyorum: Gerçekten bu olayların gerisinde yer alan nedeni, münhasıran bir güvenlik önlemiyle çözülebilecek, önü alınabilecek olaylar, nedenler olarak görebiliriz; öyle de olmalıdır, kısa dönemli bakışımız şüphesiz böyle olmalıdır; ama, uzun dönemli baktığımızda, Trabzon'da ekonomik durumun iyi olmadığını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 8 Şubat 2006

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook