Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 584 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Boztaş (CHP), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 584 kelime.
Mehmet Boztaş (CHP, Aydın). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-boztas-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET BOZTAŞ (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 349 sıra sayılı Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 31 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 3046 sayılı bakanlıkların kuruluş ve görevlerini düzenleyen yasanın hukuk müşavirliğiyle ilgili düzenlemesinde, hukuk müşavirleri, malî, cezaî ve hukukî konularda görüş bildirme yetkisine sahip kılınırken, bu tasarının (a) bendinde "malî" ve "cezaî" sözcükleri çıkarılmakta, sadece hukuk konuları üzerinde görüş bildirmekle yetinilerek yetki daraltmasına gidilmektedir.
Yine, 3046 sayılı Yasanın (d) bendinin tamamen çıkarıldığını görmekteyiz. Mevzuata, plan ve programa uygun çalışmalara ilişkin teknik konularda hukukî teklifleri hazırlama yetkisi, bu tasarıyla bakanlık hukuk müşavirlerinin elinden alınmıştır. Tabiî, bütün bunların bir anlamı var; tasarının genelinde egemen kılınan sosyal devletten, devleti piyasalaştırma sürecinde bakanlık hukuk müşavirlerinin de kendi paylarına düşeni almaması düşünülemezdi.
Değerli milletvekilleri, hukuk müşavirleri mevcut yasayla bile pek çok sıkıntıyla yüz yüzeyken, getirilmek istenilen düzenlemeyle tamamen edilgen ve eli kolu bağlanmış bir duruma terk edilmektedir. Bakanlık hukuk müşavirleri, bakanlıkların yarar ve çıkarlarını gözeten sağlıklı ve kaliteli kamu hizmetinin sunulmasında bilgilerinden yararlanılan danışma birimleridir; ancak, ne var ki, bizde bu durum tamamen gözardı edilmektedir. Bakanlıklar çalışmalarını yaparken, önceden, hukuk müşavirlerinden, hiçbir konuda yararlanma gereği görmemekte; fakat, uygulamadaki aksaklıklardan, doğan ve yargıya intikal ettirilen bütün sorunları çözmelerini talep etmektedirler.
Değerli milletvekilleri, hukuk müşavirlerinin çıkarlarına bir tasarı olmadığı açık; ancak, böyle bir düzenlemeden hükümet yetkilileri ne bekliyor olabilir? Öyle anlaşılıyor ki, tüccar siyaset mantığını bu maddede de görmek mümkün. Dışarıdaki bütün sivil toplum örgütlerinin temsilcileri tasarının Anayasaya aykırı olduğuna, kamu çalışanlarını işsizliğe sevk edeceğine, iş barışını, çalışma barışını ortadan kaldıracağına dair düşüncelerini dile getirmiş olmalarına rağmen, maalesef, hükümet, hem sivil toplum örgütlerinin görüşüne hem de burada, Parlamentoda muhalefet görevini yapmaya çalışan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekililerine karşı gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış vaziyettedir.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı için -birçok milletvekili arkadaşımız, Cumhuriyet Halk Partisinin Grup sözcüleri tarafından da dile getirildi- üniter devlet yapısını riske eden bir tasarıdır denildi.
Değerli arkadaşlar, hep söylüyoruz; bizim için Ömer Dinçer ismi çok önemli değil; ama, Ömer Dinçer'in felsefesi önemli. Buraya çıkan AKP'li milletvekillerinin hepsi cumhuriyetten yana söylem geliştiriyorlar; ama, hareketlerine baktığımızda eylemleri ile söylemleri bütünlük içerisinde değil. Bunu görmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Cumhuriyetin temel niteliklerine sahip olduğunu söyleyen değerli arkadaşlarım, cumhuriyeti koruma konusunda da aynı bilinci haiz olduğunuzu eylemlerinizde de görmek istiyoruz.
Bir değerli arkadaşım, kendisine çok saygı duyduğumuz değerli bir arkadaşım, cumhuriyetin kurulmasında dedelerimizin kanları var demişti. Bizim, o dedelerin torunları olmayı hak eden icraatı burada hükümet olarak göstermemiz gerekmiyor mu?
EYÜP FATSA (Ordu)Bu tasarı, odur.
MEHMET BOZTAŞ (Devamla)Bu tasarı, dedelerimizin kemiklerini sızlatacak bir tasarıdır.
Biz, kalkıp, Ömer Dinçer'in kimliğiyle ilgili değil; ama, felsefesiyle ilgili bir tartışma açtık. Neden; Ömer Dinçer'in, bugün hâlâ o sözlerimin arkasındayım diyen bir anlayışı var mı... Başbakan, Ömer Dinçer ismindeki şahsa sahip çıkıyor mu... Bugüne kadar, hiçbir AKP'li milletvekilinden "arkadaş, biz, bu felsefenin arkasında değiliz" diye bir cümle duymadık. Sahipleniliyor olması, böyle bir görüntü veriyor olması, cumhuriyetin temel ilkelerini yürekten savunan kesimleri rahatsız etmektedir. Onbeş aylık AKP İktidarının uygulamalarına baktığımızda, cumhuriyeti savunan kesimleri üzerken, rencide ederken, bir başka kesime, moral değerlerini yükseltecek tavırlar sergilendi. Nedir o; Eve Dönüş Yasası. Bize diyorlar ki "bu kadar kaygılanmayın, cumhuriyet istismarı yapmayın." Cumhuriyeti savunmak, cumhuriyet istismarı değildir. Biz, bu zamana kadar binlerce şehit verdik cumhuriyeti savunma uğruna. Yattığı yer cennet mekân olsun diyelim, Uğur Mumcular, Bahriye Üçoklar, Muammer Aksoylar boşuna ölmedi. Biz, cumhuriyeti savunma konusunda çok bedel ödemiş bir toplumun bireyleriyiz. Dolayısıyla, eğer, sizler de bizler kadar cumhuriyet konusunda hassassanız, gelin, söylemleriniz ile eylemlerinizi birleştirin. (AK Parti sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 27 Şubat 2004