V. tur (adalet bak.,yargitay başk.,danıştay başk.,enerji ve tabii kaynaklar bak.)
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 797 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Nuri Saygun (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: V. TUR (ADALET BAK.,YARGİTAY BAŞK.,DANIŞTAY BAŞK.,ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAK.)); konuşma 797 kelime.
Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “V. tur (adalet bak.,yargitay başk.,danıştay başk.,enerji ve tabii kaynaklar bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2003-12-20-v-tur-adalet-bak-yargitay-bask-danistay-bask-enerji-ve-tabii-kayn (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 2004 Malî Yılı Bütçe Yasası Tasarısının Yargıtay bütçesiyle ilgili olan bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisin değerli üyelerini saygılarımla selamlarım.
Yargıtay bütçesine girmeden önce, izin verirseniz, Türkiye'de, son dönemlerde alışkın olmadığımız ve yaşadığımız tablodan, mutlu olduğumu belirtmek istediğim bir hususa değinmek istiyorum. Uzun yıllardır siyaset yapıyorum; ama, siyaset yaptığım süre içinde hep toplumun geniş kesimlerinden siyasetçilere güven duyulmadığı ve siyaset yapanların pek de dürüst davranmadıkları konusunda çeşitli ithamlar, çeşitli iddialar dinledim. Bu Parlamento çatısı üzerine dahi söylenmiş sözlerdi; ancak, şimdi bakıyorum, 22 nci Dönem Parlamentosuyla birlikte, Türkiye'de siyasete ve siyasetçiye olan güvensizlik kısmen de olsa ortadan kalkmaya ve yeni bir güven duygusu gelişmeye başlamıştır. Bu Parlamentonun üyesi olarak, bundan şahsım adına ve beraber olduğumuz tüm milletvekili arkadaşlarım adına onur duyuyorum, gurur duyuyorum ve umuyorum ki, bu güveni zedelemek bir yana, çok daha üst düzeylere çekmeye çalışırız.
Burada, izin verirseniz, mensubu olduğum Partime de bir küçük katkıda bulunmak istiyorum. Bu güven duygusunun gelişmesinde, sanıyorum ki, seviyeli bir muhalefetin, hukuka inanan bir siyasî parti anlayışıyla, kavgasız dövüşsüz; ancak, dirençli bir muhalefetin ve özellikle, bu muhalefet ekibinin kendi dokunulmazlıklarımızın sınırlanmasına yönelik taleplerinin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum; ama, her şeye rağmen, tekrar, Parlamentoda beraber mesai sarf ettiğimiz tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Ancak, bir taraftan, siyasetin ve siyasetçinin güvenilir olmasına, güven trendinin yükselmesine karşın, son günlerde hiç de arzu etmediğim ve istemediğim bir hususu yaşadık. Özellikle, hükümet mensubu ve Parlamento mensubu bazı arkadaşlarımız son günlerin güncel konularından biri olan yargıya yönelik güvensizliklerini ifade ettiler, inanmadıklarını ifade ettiler. Bu hususta, ben, bu beyanları bir gaf olarak algılıyorum; ancak, bir şeyden hoşnutum; Sayın Adalet Bakanım bu mevcut gafları gidermek adına, üzerine düşeni, birlikte mesai sarf ettiği arkadaşlarını korumaya ilişkin gereken tüm söylemleri yerine getirmiştir. Bu yönüyle de Adalet Bakanımıza teşekkür ediyorum; ancak, o söylemlerde bulunan arkadaşlarımızın bundan böyle çok daha dikkatli olmaları gerektiğini ve özellikle, bu ülkenin vazgeçilmez üç erki olan -kuvvetler ayrılığı prensibine uygun- yasama, yürütme, yargı erklerinden bir tanesi olan yargıya yönelik bu insafsızca söylemlerini burada noktalamalarını, en azından, bundan böyle bu ve benzeri sözleri sarf etmemelerini bekliyorum.
Efendim, konumuz, Adalet Bakanlığı ve Yargıtayın bütçesi. Yargıtay, az evvel söylediğim, birkısım arkadaşımızın güvenmediği yargı mekanizmasının yüksek bir kurumu ve bu kurumun güvenilir hale gelmesi için ya da adlî mekanizmanın çok daha sağlıklı işleyebilmesi için, bu ve benzeri söylemleri ifade etmekten öte, üzerimize düşen görevleri yerine getirmek zorundayız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üzerimize düşen görevler nelerdir; öncelikle, yargıda birtakım sıkıntılar olduğunu hepimiz biliyoruz; yargıç eksikliği, savcı eksikliği ve en önemlisi araç gereç, teçhizat eksikliği, hepimizin çok iyi bildiği bir husus.
Yargının, ekonomik olarak, bütçeden hiçbir zaman ciddî oranda bir pay alamadığı da bir gerçek. Hal böyle olunca, özellikle bu maddî yapılanmanın içerisinde yargıya gereken özeni göstermek ve onların altyapılarını tamamlamak gerekir; ama, sadece bu düzenlemelerin yargıda beklenen iyileşmeyi yaratması da mümkün değildir. Yargıda beklenen iyileşmeyi yaratabilmek için esas önemli olan, bizim şu çatı altında yapmakta olduğumuz yasama görevinde, çok dikkatli ve çok intizamlı bir anlayışla, yasal düzenlemeleri zamanında, etkin ve etkili bir şekilde hayata geçirmek.
22 nci Dönemde, sayısal olarak hiç de küçümsenmeyecek nitelikte yasa çıkardık; ancak, sayıya baktığımız zaman önemli bir çalışma ve başarı görsek dahi, Anayasa Mahkemesince iptal edilen ve Cumhurbaşkanımızdan geri dönen birçok yasayı gördüğümüzde, çalışma tempomuza rağmen, yasaların oluşturulmasında, özellikle hükümet tarafından getirilen tasarılarda gerekli, sağlıklı çalışmaların yapılmadığını görmekteyim. İnanın, bugüne kadar çıkardığımız yasalardan bir kısmı, çok değil, birkaç ay sonra ihtiyaca cevap veremeyecek hale gelecek ve muhtemelen, yeni düzenlemeler yapmak zorunda kalacağız. Bir örnek vereyim efendim. Ben, Adalet Komisyonu üyesiyim. Bu komisyona, Bankalar Yasasıyla ilgili olarak 39 maddelik bir hükümet tasarısı geldi ve 35 tane de değişiklik önergesi geldi. Bu değişiklik önergeleriyle, hükümet tasarısı, hükümetin tasarrufuyla tamamen değişti. Bir günde, yani, tasarıyı hazırladıktan bir gün sonra yeni baştan değişiklik ihtiyacı duyuldu; yetmedi, bizim, burada anlaşmazlığa düşüp salonu terk ettiğimiz gece, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından Bankalar Yasası geçirildi, bitti; ama, o gecenin tutanaklarına bakarsanız, bir o kadara yakın yeni değişiklik önergelerini gündeme aldığınızı ve yasada bir o kadar daha değişiklik yaptığınızı da görürsünüz. Yani, bir Bankalar Yasası çıkardık, bir gün sonra, hükümet tasarısının 35 maddesini değiştirme ihtiyacı duyduk; yetmedi, Meclise getirdik, bir o kadar maddeyi daha Mecliste değiştirdik. Korkarım, iki ay sonra, farklı yasa teklifleriyle, bazı yerlerinde yeni değişiklikler yaratma ihtiyacı duyacağız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yargıya, az evvel söylediğim gibi, ekonomik anlamda yeterince destek koyamadık. İzin verirseniz, kendi yöremden bir küçük örnek vereyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Saygun, konuşmanızı tamamlayınız.
MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Teşekkür ederim.
Sayın Başkanım, kürsüde çok fazla konuşma yapmadım bu bir yıllık dönemde; ama, yaptığım dört konuşmada da süreme inanılmaz bir şekilde riayet ettim, hiçbirinde eksüre istemedim; izin verirseniz, geçmişteki o riayetim ve konuşmakta olduğum bütçeye olan saygım nedeniyle bir parça müsamahanıza sığınıyorum; lütfen, anlayış gösteriniz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 20 Aralık 2003