29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)
Denizli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 92. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2005 · 449 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti), 29 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 29.03.2005 TARİHLİ VE 5325 SAYILI PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLME TESKERESİ (S.S.876)); konuşma 449 kelime.
Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti, Denizli). “29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-erdogan-22-2005-04-29-29-03-2005-tarihli-ve-5325-sayili-partiler-kanununda-degisiklik-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; siyasî partilere yardım yapılmasını düzenleyen yasayla alakalı olarak oyumun rengini lehte belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Yasa üzerinde lehte aleyhte görüşmeler yapıldı, değerli hatipler görüşlerini ifade ettiler. Ben, tekrardan kaçınmak için birkaç nokta üzerinde durmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bir kere, bu yasayı çıkarmakla demokrasimizi falan katletmiyoruz; bu tip bir ifade çok yanlıştır ve bu yasanın çıkarılmasıyla ilgili utanç ittifakları da kurulmuş değildir. Bu, Yüce Meclise, son derece yakışık almayan, hakaret içeren bir ifadedir.
Milletimiz, seçimlerde tercihini gayet iyi kullanmaktadır. Yüzde 10 baraj olduğu sürece ve tercih sistemi bulunmadığı sürece, siyasî partilere yardım konusunun, mutlaka, oy esasına göre düzenlenmesinde zaruret vardır. Nitekim, 1984 yılında Siyasî Partiler Yasasıyla getirilen düzenlemenin ek 1 inci maddesiyle bu belirlenmiştir; yani, ek 1 inci maddede, siyasî partilere yapılacak olan yardımın, siyasî partilerin almış oldukları geçerli oy sayısı oranında bölüştürüleceği ifade edilmiştir ve bu oy bölüştürme esası da, tercihli oy sistemi bulunmadığı için ve ayrıca, baraj sistemi bulunduğu için, barajı aşan partilerle alakalı olarak düzenlenmiştir.
1990 yılında getirilen ve bugün, ortadan kaldırılmasını bu teklifle düzenlediğimiz geçici 16 ncı madde, 1990 yılında getirilmiş bir hükümdür. Yani, Siyasî Partiler Yasasının ek 1 inci maddesine aykırı olarak getirilen bir düzenlemedir ve bu maddenin gerek kendi içerisindeki çelişkiler, gerek ek 1 inci maddeyle ilgili çelişkileri ortadadır. Biraz önce değişik hatipler ifade ettiler; yüzde 6,9 oy alan bir siyasî partimiz, hazine yardımından yararlanmamaktadır. Oysa, bu partimiz, şayet, baraj olmamış olsaydı, 37 milletvekili çıkarma imkânına sahip olacaktı. Yüzde 0,5 (binde 5) oy alan bir partiye, eğer, sonradan 3 milletvekili iltihak ederse, bu parti, hazine yardımından yararlanacaktır. Bir kere yüzde 7'ye yakın oy alan bir parti, hazine yardımından yararlanmazken, yüzde 0,5 oy alan bir partinin, sonradan 3 milletvekili transfer oldu diye hazine yardımından yararlanmasının bir mantığını, bir hakkaniyete uygun tarafını görmek mümkün değildir. Kaldı ki, seçimlere katılmamış veya sonradan kurulmuş bir siyasî partiye 10 kişi iltihak ederse, hazine yardımından yararlanacak; ama, 3 ile 9 arasında bu partiye bir iltihak söz konusu olursa, hazineden alacağı yardım dörtte 1 nispetinde olacak. 9 kişi iltihak etmiş, dörtte 1 yardım alacak. Bu da kendi içerisinde bir çelişkiyi ifade ediyor.
Kaldı ki, Grup Başkanvekilimiz ifade ettiler; hazine yardımı siyasî partilere yapılıyor; yani, milletvekillerinin şahsına yapılan bir yardım değil. Bir partiden diğer bir partiye iltihak eden, giden, ayrılan bir milletvekilinin, partisinden istifa etmesi özgür iradesine bağlı bir hak olabilir; ama, o milletvekilinin şahsına bağlı bir hazine yardımı veyahut da partisinden istifa etmekle yeni partisine transfer ettirdiği bir oy filan söz konusu değil veyahut da oy götürdüğünü farz etsek bile, bu oyun miktarı belli değil, sayısı belli değil. Dolayısıyla, bu yönüyle dahi düşündüğümüz zaman, bu düzenlemenin yerinde bir düzenleme olduğunu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 29 Nisan 2005