Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)
Adana Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 92. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2005 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Garip (AK Parti), 29 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 467 kelime.
Recep Garip (AK Parti, Adana). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-04-29-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 1 inci maddeyle ilgili ifadelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle, 1 inci maddede TÜBİTAK'la ilgili olan konu, TÜBİTAK'taki "teknik" kelimesi ile "teknoloji" kelimesinin anlamları üzerinde yoğunlaşılması gerektiği konusunda sözlerime başlamak istiyorum.
Teknik, bir işin nasıl yapıldığını bize gösterir; yani, bir işi nasıl yapacağımızı, nasıl yapıldığını bize aktarır, ifadelendirir. Belki, bu, dün, geçen yıllara dönüldüğü, bakıldığı zaman, 1963'lü yıllara dönüldüğü zaman teknik kelimesi o günkü şartlarda belki yerinde olan bir ifadeydi; ama, bugün, teknoloji, bütünüyle hayatımıza girmiş, bütünüyle bizim hayatımızı şekillendiren, sanayii şekillendiren, toplumsal yapımızı değiştiren anlayışlarımızı oluşturuyor. Yani, bütün dünyayla temasa geçiyorsunuz, tek bir tuşa bastığınız zaman, bütün dünyadaki bilgileri, verileri kendi ülkenizde paylaşabilme imkânına sahipsiniz. Bir bakıma, teknolojinin, bu anlamda değiştiği zaman TÜBİTAK'ın kapsamını daha çok genişleteceği konusunda, kuşkusuz, fayda olduğu düşüncesindeyim.
Kısa adıyla TÜBİTAK, ülkemizde her türlü bilimsel araştırmaların gerçekleştirilmesinde, teknolojik açıdan gerekli çalışmaların yapılmasında öncülük görevini başarıyla yerine getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. Bu anlamda bakıldığı zaman, tekniğin yeterli olmadığını, teknolojinin bizatihi yeryüzündeki bütün insanlığın verilerinden, değerlerinden, gelişmelerinden hayatımıza yansıması gereken neler varsa, bunların mutlak surette kazanım halinde topluma yansıması gerektiği için teknoloji kelimesinin yerli yerinde kullanılmasını ve bilim ve teknolojinin bu anlamda da TÜBİTAK içerisinde yerini alması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu noktadan bakıldığı zaman, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun isminin "Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu" olarak değiştirilmesi, teknikten teknolojiye sıçramayı sağlayacak stratejik adımlardan biri olacağı düşüncesindeyim. Bu çalışmaların bilimsel ve teknolojik anlamda daha geniş bir alanda icra edilmesi maksadıyla yapılacak olan bu düzenlemelerin yerinde olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle söz aldım.
Yasanın temel mantığı, sürekli yeniliktir, sürekli yenilenmedir, yeni projelere, yeni üretimlere açık olmadır; dünyanın hangi ülkesinde bir teknik alan varsa, teknolojik gelişme varsa, bunu ülkemize taşımadır. Dolayısıyla, çağı takip etmek istiyorsak, çağdaş olmak istiyorsak, çağdaş dünyayla yarışmak istiyorsak, mutlak surette, burada, teknolojinin hayatımızda yer aldığını ve teknolojiyi mutlak surette bizim kullanmamız gerektiği konusunda böyle bakılmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Belki 1963 yılının, 63 ruhuyla yazılmış olan bir kanunun, çağa pek fazla ayak uydurabildiğini söylememiz mümkün değil; ama, bugün, 2005 yıllarında, yeni yüzyılda, teknolojinin bütün alanlarında kendi teknolojisini kendi üretir hale gelmemiz gerektiği konusunda çalışmaların çok daha fazla aktif olması gerektiğini; bunun için de, TÜBİTAK'a verilmiş olan bütçenin, 530 trilyonluk bir bütçenin belki yüzde 50'sinin, daha fazlasının yatırıma doğru aktarılması gerektiğini de üzerine basarak belirtmek istiyorum.
Özellikle 2003 yılına bakıldığı zaman, 2003 yılında personel giderleri yüzde 30, cari giderler yüzde 31,5; yatırım giderleri yüzde 25,3 şeklinde bize yansıyor; yani, 2003 yılındaki yatırım için ayrılan, teknoloji için ayrılan, TÜBİTAK'ın asıl alanı olan bilime ve teknolojiye, projelere yatırım olarak geçecek olan yatırım payı yüzde 25,3'tür.
2005 yılı ve bundan sonraki yıllarda giderek bütçesi artırılan TÜBİTAK'ın bütçesindeki bu yatırım payının çok daha fazla yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda teknoloji kelimesinin çok daha kapsayıcı, çok daha bize ufuk açıcı olduğunu düşünmekteyim
Bu duygularla, hepinize sevgiler, sayılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 29 Nisan 2005