İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)

Mehmet Vedat Melik

Şanlıurfa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Haziran 2003 · 447 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Vedat Melik (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 447 kelime.

Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine Olan ve Sorunlu Hale Gelmiş Borçlarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 5 inci maddesi hakkındaki görüşlerimi belirtmek üzere, şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, sizleri ve tüm çiftçi kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, lütfen, hafızalarınızı yoklayın; bugün çıkaracağımız bu kanun, çiftçinin, içinden çıkılamaz hale geldiği için, tarlasını, traktörünü, kısacası, bütün varını yoğunu satsa dahi ödeyemeyeceği ziraî kredi borçlarının yeniden yapılandırılması veya affedilmesiyle ilgili olarak son yirmi yılda çıkarılan kaçıncı kanundur?! Peki, niçin üç beş yılda bir buna benzer kanunlar çıkarılmaktadır; yani, koca Türkiye'de, herkes alacağına vereceğine sağlamdır da, yalnız çiftçi mi borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirmiştir?! Resmî rakamlara göre, nüfusumuzun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan bu insanlarımız, bazı çevrelerin dediği gibi, devletin, yani, toplumun çalışan ve üreten kısmının sırtından geçinen ve Türk ekonomisinin sırtında kambur olan kesim midir; elbette ki, asla değildir.

Değerli milletvekilleri, birçok bankanın içini boşaltarak, ülkeyi, IMF ve diğer yabancı finans kurumlarının kucağına atan, bizi 230 küsur milyar dolar iç ve dış borca sokan, dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir ülkeyi yabancı güçlerin oyuncağı haline getiren ve istikbalini tehlikeye atan Türk çiftçisi değildir. Kötü niyetli müteahhitler ile onları kontrol etmekle yükümlü bulunan devlet görevlilerinin birlikte yaptığı resmî binaların altında can veren masum öğrencilerin sorumlusu da Türk çiftçisi değildir; ama, Türk çiftçisi neden sorumludur biliyor musunuz; bütün bu borçları ödemek ve ülkemizde yatırım için dışkaynak bulunamazsa -ki, bulunamıyor maalesef- yine, geçmişte olduğu gibi, diğer sektörlere ucuz finans kaynağı olmaktan sorumludur.

Bir ülkenin, hele, bizim gibi nüfusu yoğun ülkelerin, öncelikle, kendi tükettikleri her türlü ürün ve malı üretmeye çalışmaları gerekir. Bunların başında da tarımsal ürünler gelir. Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman da, bunların, sanayi ve diğer teknoloji dallarında çok ileri olduklarını; ancak, tarımsal üretimle ilgili bütün sorunlarını da çözdüklerini görüyoruz.

Şimdi, bizde, önüne gelen herkes, gelişmiş ülkelerdeki tarımla uğraşan nüfus oranlarıyla ülkemizdeki oranı karşılaştırarak, gelişmemizi tamamlayamamamızın veya geri kalmışlığımızın müsebbibi olarak tarımı, dolayısıyla çiftçiyi göstermeye çalışmaktadırlar.

Elbette ki, bir ülkenin sadece tarımla kalkınacağını savunmuyoruz; ama, Türkiye tarımsız olamaz. Yalnız istihdam yönüyle değil, diğer sektörlere kaynak yaratma ve değişen dünya ekonomik koşulları karşısında, dışarıya daha az bağımlı olmak amacıyla, tarımın korunması gerekir diyoruz. Bunun en canlı örneği de, son yıllarda ve son günlerde tartıştığımız pancar ve tütün yasaları ile Tekelin özelleştirilmesi konularıdır.

Bir de, sık sık, gelişmiş ülke tarımlarını örnek gösterenlerin, o ülkelerdeki tarıma dayalı sanayilerde ve tarımla iç içe olan birimlerde çalışanların genel nüfusa oranlarına da bakmalarını öneriyorum.

Değerli milletvekilleri, şimdi, biz, burada, aslında, neyi görüşüyoruz biliyor musunuz; bir yandan 70 000 000 insanın, 10 milyarlarca dolarını götüren, belli sayıda kişilerle, diğer yandan ise, üretim yapmak ve geçimini sağlamak amacıyla çırpınan ve ürettiğini bütün kesimlerle paylaşan..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 5 Haziran 2003

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook