İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

V. tur (adalet bak.,yargitay başk.,danıştay başk.,enerji ve tabii kaynaklar bak.)

Mehmet Vedat Melik

Şanlıurfa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 1.079 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Vedat Melik (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: V. TUR (ADALET BAK.,YARGİTAY BAŞK.,DANIŞTAY BAŞK.,ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAK.)); konuşma 1.079 kelime.

Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “V. tur (adalet bak.,yargitay başk.,danıştay başk.,enerji ve tabii kaynaklar bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-12-20-v-tur-adalet-bak-yargitay-bask-danistay-bask-enerji-ve-tabii-kayn (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2004 malî yılı bütçesi üzerinde, kişisel görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde, 50 nci kuruluş yıldönümünü kutladığımız Devlet Su İşleri, ülkemizin en önemli yatırımcı kuruluşlarının başında gelir; çünkü, ülkemizde, sanayiden tarıma, turizmden haberleşmeye kadar kullandığımız elektrik enerjisinin büyük bir bölümü, bu kuruluş tarafından inşa edilen hidroelektrik santrallarından elde edilmektedir.

Yine, bugün, ülkemizde, sulanabilen arazilerin yaklaşık 2,7 milyon hektarlık bölümü, Devlet Su İşleri tarafından sulanmaktadır.

Devlet Su İşleri deyince, tüm insanlarımızın aklına, refah seviyesinin yükselmesi, bolluk ve bereket gelmektedir. Resmî bir kuruluş olmasına rağmen, ülke çapındaki başarılı hizmetlerinden dolayı, yine, herkes tarafından, bürokrasinin hantallığının sızamadığı, aktif, atak, sürekli proje üreten, işçisinden en üst kademedeki müdürüne kadar çalışan ve ülkeyi karış karış tanıyan bir kuruluş olarak bilinmektedir.

Dolayısıyla, 2004 malî yılı bütçesinin görüşülmekte olduğu bugünlerde, yıllardır ciddî bir yatırım yapamadığımız ve başlanmış olan birçok yatırımı da devam ettirmekte güçlük çektiğimiz ülkemizde, Devlet Su İşleri gibi yatırımcı bir kuruluşun bütçesi ayrı bir önem arz etmektedir.

Değerli arkadaşlar, Devlet Su İşleri, elbette Türkiye'nin en önde gelen kuruluşudur ve son yıllarda, adı, kendinden önce gelen bir projeyle birlikte anılmaktadır; bu da, kısaca, GAP dediğimiz Güneydoğu Anadolu Projesidir.

Bu proje, hepimizin bildiği gibi, topyekûn bir kalkınma ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlayacak bir projedir. Yoğun olarak elektrik üretimi ve sulama projelerini kapsadığı için, Devlet Su İşlerinin adı, GAP'ın her kademesinde anılmak zorundadır; çünkü, cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel kalkınma projesi olan GAP, temel olarak, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak, Siirt ve Kilis İllerindeki tarım arazilerinin, Dicle ve Fırat üzerine yapılacak 22 barajdan sulanmasıyla elde edilecek yüksek tarımsal gelire, dolayısıyla Devlet Su İşlerinin yapacağı sulama projelerine bağlıdır.

Projenin tam olarak gerçekleştirilmesiyle birlikte, yaklaşık 1 700 000 hektar alan sulamaya açılacaktır. Projenin başlamasıyla birlikte, hepimizin hatırlayacağı gibi, bazı kesimler, böyle bir projeye belki de ihtiyaç olmadığı, ülke kaynaklarının büyük bir kısmının bölgeye aktarıldığı ve ülkedeki ağır enflasyonun nedeninin de bu proje olduğunu, zaman zaman dile getirmeye çalışmışlardır. Değerli arkadaşlar, bu sözlerin gerçek olmadığı zaman içerisinde ortaya çıkmıştır; çünkü, tarım alanlarının sınırsız olmadığı ülkemizde, GAP'ın, yalnız bölge halkına değil, tüm ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan bir proje olduğu görülmektedir. Örneğin, Harran Ovasının sulamaya açılmasıyla birlikte, Şanlıurfa İlinde yıllık pamuk üretim miktarı 500 000 tonu geçmiştir; ki, bu rakam, Türkiye'nin yıllık ihtiyacının yarısına yakındır. Ayrıca, bugün, ülkemizde tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 75'i, bu proje kapsamında yapılan barajlar ve hidroelektrik santrallarından elde edilmektedir.

Sulamayla birlikte, işgücüne olan gereksinmenin 4 kat arttığını, 100 000 hektarlık pamuk hasadı için, 180 000 kişinin günde 8 saat süreyle bir ay çalışması gerektiğini söylersek, projenin, istihdam Projenin, istihdam yönünden de ne kadar önemli olduğunu basit bir şekilde belirtmiş oluruz kanaatindeyim; ancak, üzülerek söylemeliyim ki, birkaç günden beri devam eden bütçe görüşmeleri sırasında, Başbakanlık bütçesi de dahil olmak üzere -çünkü, GAP Bölge Kalkınma İdaresi, Başbakanlığa bağlıdır- GAP ile ilgili bir tek laf edilmemiştir.

Halbuki, değerli arkadaşlar, GAP Türkiye için çok önemlidir, Türkiye için her yönüyle hayatî bir projedir. Ülkemizin sulanabilir arazilerinin yüzde 20'si bu bölgededir. Projenin bitirilmesi durumunda, yalnız bölge halkının değil, bütün ülke halkının refah seviyesi yükselecektir. Tarımsal hammadde o bölgede üretilecek ve kısmen orada işlenecek; ama, büyük bir kısmı, şu anda olduğu gibi, ülkenin diğer bölgelerindeki sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılamak için oralara gönderilecektir; ama, bakıyoruz ki, günlerdir, böyle büyük bir projeden, böyle heyecan ve umut verici bir projeden tek kelime bahsedilmiyor. Acaba, bu proje unutturulmak mı isteniyor? Zaten, uzun bir süredir basının da pek fazla ilgi göstermediği bu projeyle ilgili, bilmediğimiz bazı kararlar mı alınıyor veya bazı çevreler, Türkiye'ye "şimdiye kadar yaptıklarınız size yeter; projenin elektrik enerjisiyle ilgili bölümlerinin büyük bir çoğunluğunu tamamladınız; ama, sulamada fazla ileri gitmeyin; bu su, ileride, bazılarına daha fazla lazım olacaktır" mı diyor? Eğer böyle bir şey varsa, bunu, bu Meclisin ve bütün milletin öğrenme hakkı vardır ki, ona göre davranabilsin.

Değerli arkadaşlar, dünyanın son seksen yıldır en problemli bölgesi olan ve önümüzdeki yıllarda da savaş ve kargaşanın devam edeceği çok açık olan Ortadoğu'da, su, hayat demektir ve petrolden daha kıymetli bir meta olmaya doğru hızla ilerlemektedir. Dolayısıyla, belki de, bölgemizdeki tartışmaların bundan sonraki en önemli sebebi, su kaynakları ve bunların kontrol altına alınabilmesi olacaktır. Bu tartışmaların odak noktası da, şüphesiz, sınırsız su kaynakları olduğu varsayılan -ki, gerçekte öyle değildir- Türkiye olacaktır. Zaten, Türkiye'nin, Fırat ve Dicle Nehirleri üzerinde devam eden sulama ve baraj inşaatlarına işaret eden uluslararası birçok resmî raporda, bu tür çalışmaların, onbeş yılda nüfusu hızla artacak olan Irak ve Suriye'ye verilecek su miktarını etkileyeceği belirtilmekte, ancak, Irak'taki yeni komşumuzun bir süper güç olduğu hesaba katılarak, Fırat ve Dicle'den suyu keserken eskisi gibi kendi politikalarımızı izlememizin zorlaşabileceği belirtilmektedir.

Değerli milletvekilleri, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 2004 yılında Güneydoğu Anadolu Projesine harcamayı düşündüğü toplam miktar 308 trilyondur; ki, yaklaşık 200 000 000 dolara tekabül etmektedir. 2005 yılından itibaren de 11,664 katrilyonluk, yani, yaklaşık 7,7 milyar dolarlık yatırım yapılması gerektiği belirtilmektedir. GAP'ın yatırım bedeli yaklaşık 38 milyar dolar hesaplandığı ve şimdiye kadar 16 milyar dolar harcandığı, 22 milyar dolara daha gereksinim olduğu da herkes tarafından bilinmektedir. GAP'ın enerji yatırımları açısından gerçekleşme oranı yüzde 90'ların üzerindeyken, sulamadaki gerçekleşme oranı, maalesef, yüzde 12'lerdedir. Unutmamak gerekir ki, GAP bölgesinde Fırat ve Dicle Nehirleri üzerinde inşa edilen barajların bedelleri, yine bu barajlardan elde edilen enerjiyle bugüne kadar geri dönmüştür bile.

Yine, ülkemizdeki sulanabilir arazi miktarı toplam 26 000 000 hektardır; fakat, bunun sadece 8 000 000 hektarlık alanı ekonomik olarak sulanabilme özelliğine sahiptir ve şu ana kadar 4,5 milyon hektarlık bölümü, yani, ancak yarısı sulamaya açılabilmiştir. GAP'ın bitirilmesiyle birlikte, yalnız bölgede sulanabilen arazi miktarı 1,7 milyon hektar üzerine çıkacaktır; ancak, şu anda, sadece 225 000 hektarlık bölümü sulanabilmektedir.

Değerli arkadaşlar, her zaman, her zeminde söylediğimiz gibi, Türkiye'nin, en kısa zamanda, tüm sulama projelerini hayata geçirmeye çalışması gerekir; bu projelerin başında da, GAP gelir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

Devlet Su İşlerinin 2004 yılı bütçesinden GAP'a ayırdığı kaynağa baktığımız zaman, hükümetin, bu düşüncelerden çok uzakta olduğunu görmekteyiz. Hükümet sözcüleri, her fırsatta övünerek duble yol projesinden bahsetmektedirler; ama, ülkeye milyonlarca dolar kazandıracak olan Suruç ve Mardin, Ceylanpınar birinci ve ikinci aşama projeleriyle ilgili bir tek laf bile etmemektedirler. Sadece bu üç projenin bitirilmesiyle 400 000 hektardan fazla arazi sulanabilecektir; bu da, hektar başına, yılda, yaklaşık 2 000 dolara yakın bir katmadeğer demektir.

Bu söylediklerimin hepsini, Devlet Su İşleri, yapabilme kapasitesine sahiptir; ama, öncelikle, hükümetin, konunun önemini kavrayabilmesi için, bu projeleri ciddî olarak masaya yatırarak ülkeye neler getireceğini iyice görebilmesi gelir.

Hepinize en derin saygılarımı sunarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 20 Aralık 2003

88 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook