İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)

Mehmet Yıldırım

Kastamonu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 24. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Aralık 2004 · 671 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yıldırım (CHP), 1 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)); konuşma 671 kelime.

Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1986 yılında çıkarılan bir yasanın, daha geniş kapsamlı bir biçimde düzenlemesi yapıldı. Ben de, İçtüzüğün 86 ncı maddesinin verdiği bir hakkı kullanarak, oyumun rengini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisini -başka bir Türkiye yok, başka bir Meclis yok- Türkiye'nin sorunlarını çözmek üzere vatandaşlarımız buraya gönderdiler. Bakın, hiç alışılmamış bir siyaset yapıyoruz, hiç alışılmamış şekilde, bugüne kadar gündeminde hiç olmamış şekilde, yasa tasarılarını, burada, hep birlikte oyluyoruz, birlikte karar veriyoruz ve birlikte oylarımızla desteklediğimizi de bütün Türkiye'ye ve bütün dünyaya gösteriyoruz. İktidar partisi-muhalefet partileri; arada bir çekişme olacak, olmaması mümkün değil.

Görülüyor ki, bu yasa da, 1986 yılından bugüne kadarki uygulama içerisinde, bir gelenek içerisinde, iktidar partileri ve muhalefet partileri ayırımı gözetmeksizin, vatandaşlarımızın hangi partiden olduğuna bakmaksızın; hatta, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya dinini, mezhebini, ırkını, cinsini gözetmeksizin, yoksula, sosyal devlet anlayışı içerisinde bir yardım gereksinimi duymuş, bir yasa çıkarmışız. Şimdi de, biz, bunu daha geniş imkânlarla düzenlemeye çalışıyoruz; bu yasayı çıkaracağız ve uygulamaya koyacağız.

Bu yasanın hiçbir maddesine karşı değilim, Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri, Grubu da karşı değil; ancak, bazı sözcülerimiz, Adalet ve Kalkınma Partisine mensup değerli milletvekili arkadaşlarımız, konuşmalarında "kömür dağıtmamızdan rahatsız mı oluyorsunuz" diye sordular; asla rahatsız olmuyoruz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, size sormak istiyorum; bizim maaşlarımızdan hiç kömür parası kesiliyor mu; 550 milletvekili, 1'er milyar lira, yoksula kömür dağıtılsın diye bir ödenti yapıyor mu; hayır. Kim yapıyor; bu Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan her vatandaş, belli miktarda Fona katkı veriyor, sosyal devletin oluşmasına, kaynağın birikmesine katkı veriyor; o biriken kaynaklarla vatandaşlarımıza kömür dağıtılıyor, ilaç parası veriliyor, yoksul öğrenciye burs veriliyor, hastane kapısında kalan ve yeşilkartı olmayanlara veya tedavi giderlerini karşılayamayan vatandaşlarımıza katkı veriliyor. Kim veriyor bunu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti veriyor. Türkiye Cumhuriyeti Devletini en iyi şekilde yönetmek, vatandaşlarımızın rahata kavuşmasını sağlamak kimin görevidir; hükümetin. Hükümet, bundan sorumludur, bu işi en iyi şekilde götürmekle sorumludur. Muhalefet ne yapacak; onu, en iyi şekilde denetleyecek.

Değerli arkadaşlar, kömürü biz dağıtıyoruz... Demin, Aksaray Milletvekilimiz, basından kamuoyuna intikal eden bir yazıyı okudu. Türkiye'nin her yerinde böyle oluyor. Bu yanlış arkadaşlar. O zaman, vatandaş, Adalet ve Kalkınma Partisinin il başkanlarının önünde kuyruk oluyor, oradan geçerek valiye ulaşmanın -bir de, hayırsever vatandaşların yetkisi içerisinde- oradan, 1 ton kömür almanın, 1 torba şeker almanın, 1 torba pirinç almanın yolunu aramaya çalışıyor. Bu doğru bir anlayış değil.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu)Kastamonu'da yok.

MEHMET YILDIRIM (Devamla)Sayın Sıvacıoğlu "Kastamonu'da yok" diyor. Kastamonu'da yok zaten.

Değerli arkadaşlar, Kastamonu Valiliğinin çok güzel bir uygulaması var; dün böyleydi, bugün de böyle: Kastamonu Valiliği, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonuna gelen kaynaklardan vatandaşa iaşe dağıtmayı değil, ona balık tutmayı öğreten bir anlayışla, eğer kırsal yörede vatandaşımız yoksulsa, ona, en az 10 tane koyun; o yoksa, 1 tane süt ineği verdi; o yoksa, hangi konuma mensupsa, dokuma, el sanatları biliyorsa, kadınımız bir şeyler dokuyabiliyorsa, Kastamonu el dokumalarını yapabilecekleri el tezgâhlarını kurdu. Yani, yoksul vatandaşımızın, devletten dilenen bir yurttaş olmanın ötesinde, onuruna uygun bir şekilde, onurlu bir yurttaş olma kavramıyla iş üretmesini benimsedi. Bu alanda, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan, el tezgâhlarıyla ilgili bir atölye kurdu. Bunu, bütün Türkiye'ye örnek gösteriyorum ve bunun için de...

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)İlk uygulamayı biz Bursa'da yaptık.

MEHMET YILDIRIM (Devamla)Bursa'da kaçta yaptın?

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)İki yıl önce başladık.

MEHMET YILDIRIM (Devamla)Biz yedi yıldır devam ettiriyoruz, geç kaldın.

Değerli arkadaşlar, biz çok daha önceden devam ettiriyoruz.

Kastamonu'dan öğreneceğiniz çok şey var. Kastamonu, millî mücadelede önder olmuştur, önder; Kastamonu'nun önderliği vardır. Bakın, istiklal mücadelesinde işgal görmemesine...

BURHAN KILIÇ (Antalya)Bölgecilik yapıyorsun.

MEHMET YILDIRIM (Devamla)Kastamonu'yu savunuyorum; görevim, Kastamonu'nun vekilliğidir benim. Ben, Kastamonu Vekiliyim. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, laf atmayı bırak; buraya çıkarsın sen de konuşursun.

Değerli arkadaşlar, Kastamonu işgal görmemesine rağmen, işgale karşı, 10 Aralık 1919'da, henüz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Ankara'ya gelmeden -27 Aralıkta gelmiştir biliyorsunuz- "ya istiklal ya ölüm" mücadelesiyle, 5 000 kadın, Kastamonu Öğretmen Okulu bahçesinde miting düzenlemiştir. Biz, ilklere...

YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU (Karaman)Maddeye gel, maddeye...

MEHMET YILDIRIM (Devamla)Madde konuşmuyoruz biz; rahatsız mı oldun?!

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 1 Aralık 2004

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook