İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · SALI

Hüsamettin özkan ve recep önal haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin ( 9/3 )

Mustafa Demir

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 25. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2003 · 942 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Demir (AK Parti), 9 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HÜSAMETTİN ÖZKAN VE RECEP ÖNAL HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ( 9/3 )); konuşma 942 kelime.

Mustafa Demir (AK Parti, Samsun). “Hüsamettin özkan ve recep önal haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin ( 9/3 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-demir-22-2003-12-09-husamettin-ozkan-ve-recep-onal-haklarinda-meclis-sorusturmasi-acilmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA DEMİR (Samsun)İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 63 milletvekilinin, bakanlıkları sırasında ilgili kuruluşların raporlarının gereğinin yapılmasını geciktirerek ve gerekli tedbirleri zamanında almayarak görevlerini yerine getirmemek suretiyle Türkiye Halk Bankasının zarara uğramasına sebep oldukları, usulsüz işlemlerin yapılmasına imkân sağladıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu iddiasıyla Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile Devlet eski Bakanı Recep Önal haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu bankalarının açıkları, 2001 yılı şubat krizine yol açan en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu açıklar, haksız kullandırılan kredilerden, alacakların takibindeki gecikmeden, görev zararının şişirilmesinden ve sorumluları hakkındaki raporların hasıraltı edilmesinden kaynaklanmıştır. Bu nakit sıkışıklığı yüzünden, kamu bankalarının ölçüsüzce borçlanmaları faizleri de yükseltmiş, Hazine, kamu bankalarının yüksek nakit talebinin ısıttığı para piyasasından daha fazla bedel ödeyerek borçlanmak zorunda kalmıştır. 2001 yılında kamu bankalarına verilen 23 katrilyon liralık tahvil gayri safî millî hâsılanın yüzde 12'sini oluşturmaktadır. Bu tutarlarla, 2000 yılı sonunda gayri safî millî hâsılanın yüzde 29'unu teşkil eden içborçlara yüzde 12'lik bir yük getirilmiştir. Bu durumun bir parçası da, Halk Bankasındaki zarara neden olan uygulamalarda yatmaktadır. Önergenin konusu olan gelişmeler, Yüksek Denetleme Kurulunun Halk Bankasıyla ilgili 1996 yılı denetleme raporuyla başlamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Türkiye Halk Bankasıyla ilgili 1996 yılı raporunda 2'si idarî, 12'si firmalara açılan kredilerden oluşan 14 konuda, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığından soruşturma yapılması istenilmiştir. 1998 yılında, bunlardan 8 adet konu bankalar yeminli murakıplarınca soruşturulmasından sonra doğrudan cumhuriyet savcılığına intikal ettirilmiştir. Ayrıca, Hazineden sorumlu Devlet eski Bakanı Sayın Güneş Taner tarafından, konunun aciliyetine ve önemine binaen olsa gerek ki, Hüsamettin Özkan'a yazılan 16.11.1998 tarih, 75576 sayılı yazıda, banka yöneticileri hakkında 3182 sayılı Bankalar Kanununun 62/1 maddesi uyarınca, imza yetkilerinin kaldırılması talep edilmiştir. Sayın Özkan, bu talebi yerine getirmek yerine, Yüksek Denetleme Kurulunun Halk Bankasını denetiminde suç unsuruna rastlanması üzerine soruşturma yapılmasını talep etmesi sonunda düzenlenen bankalar yeminli murakıpları raporlarının objektif olmadığı gerekçesiyle, savcılığın yargılama talebine izin vermemiş; vermemekle de kalmayıp raporları geri istemiştir. 24.12.1998 tarihinde Başbakanlıktan aldığı onayla Başbakanlık müfettişlerince inceleme yaptırmaya başlamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık müfettişlerince 6.7.1999 tarihinde, yani söz konusu, savcılığa müracaattan altı ay geçtikten sonra yapılan inceleme neticesinde, murakıp raporlarına paralel rapor tanzim edilmiş, ilave olarak sorumluluk konusuna banka yönetim kurulu üyelerinin de dahil edilmesi istenilmiştir. Ayrıca, söz konusu Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda, objektiflik konusunda, bankalar yeminli murakıplarınca hazırlanan raporlar için, bütün raporların Türkiye Halk Bankası kayıt, belge ve bilgilerine dayalı olduğunun müşahede edildiği; bu raporlar hakkında cumhuriyet savcılıklarına kovuşturma yapılmasını sağlayacak izin verilmesi veya verilmemesinin, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11/d maddesine göre, Halk Bankasının bağlı bulunduğu Sayın Devlet Bakanının takdirlerine bağlı olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen, savcılık izni konusunda bir gelişme yaşanmamıştır. Sayın bakana ait olan takdir yetkisi, soruşturma lehine hâlâ kullanılmamıştır.

Bu kez, altı ay süreden sonra, 1.2.2000 tarihinde Başbakanlıktan alınan ikinci bir onayla, tekrar, daha önce üç kez incelenmiş olan konularla ilgili incelemeler istenilmiştir. Tabiî, bu arada, 1996 yılı Yüksek Denetleme Kurulu raporlarına, 1997 yılı denetleme raporu, 1998 yılı denetleme raporu da eklenmiştir. Bunlarla ilgili soruşturmalar da Başbakanlık müfettişlerince tekrar inceleme konusu yapılmıştır.

Başbakanlık müfettişleri tarafından 4.7.2000 tarihinde düzenlenen raporda 7 adet konuya aynen katılınmış, 4 adet konuda ise farklı görüşler raporda yer almıştır. Bu arada, 1996 yılı Yüksek Denetleme Kurulu raporunda yer alan 31, 35 ve 40 no’lu temennilerle ilgili hâlâ bir soruşturma yapılmamıştır. Sayın eski Bakanın kollaması sayesinde 1995 yılında göreve gelen genel müdür ve yönetim kurulu, 2001 yılına kadar görevde kalmışlar, banka yönetimi, 4603 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle, ancak Nisan 2001’de tümüyle değişmiştir.

Değerli arkadaşlar, bu konularla ilgili, hatırlarsanız, kamuoyunda, Cumhurbaşkanımız, o zaman Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunu devreye sokmuş idi. Adı geçen, söz konusu savcılık incelemesine müsaade etmeyen; Devlet Denetleme Kurulu, Bankacılık Yeminli Murakıpları, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarını dikkate almayan Sayın eski Bakanın uygulamalarının incelenmesi neticesinde, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca Halk Bankasıyla ilgili olarak düzenlenen 30.7.2001 tarih ve 2001/4 sayılı araştırma ve denetleme raporunun "İşleme Konulmayan Raporlar" başlıklı bölümünde de -sayfa 66-73- belirtildiği üzere Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu temennileri çerçevesinde yasal zorunluluk sonucu bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenip savcılıklara intikal ettirilen, bankanın 1996 yılına ilişkin işlemleriyle ilgili raporlar bankanın bağlı bulunduğu Devlet Bakanının izin vermemesi nedeniyle işleme konulamamıştır.

İşleme konulamayan dosyalar savcılıktan geri istenmiş ve Başbakanlıktan alınan olur çerçevesinde tekrar Başbakanlık müfettişlerince incelettirilmiş ve sonucunda 6.7.1999 tarih, 14/99-150/33 sayılı rapor tanzim edilmiştir. Başbakanlık müfettişlerince düzenlenen raporda bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen raporlara herhangi bir eleştiri getirilmemiş, söz konusu raporların adlî mercilere intikal ettirilip ettirilmemesinin kuruluşun bağlı olduğu Devlet Bakanının takdirinde olduğu vurgulanmıştır. Ancak, söz konusu rapordan sonra da ilgili Devlet Bakanlığınca raporlar yargıya intikal ettirilmemiş, sadece, konunun basında geniş bir şekilde yer almasından sonra raporların bir kısmıyla ilgili yargılama izni verilmiştir. Adlî mercilerce yargılama için ilgili Devlet Bakanlığınca, izin istenen dosyalara izin verilmezken, yönetim kurulu kararlarıyla açılmış aynı kredilerle ilgili bazı dosyalarda izne tabi olmayan diğer yetkililer hakkında dava açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiştir. Haklarında usulsüzlük iddiası olan yöneticiler görevlerinde tutulmaya devam edilmiş, hatta bazıları terfi ettirilmiştir. Büyük montanlı yeni krediler verilmek suretiyle banka zararı ayrıca artırılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; haklarında, Türk Ceza Kanunu uyarınca işlem yapılması gereken banka yöneticilerinin ısrarla görevde tutulmasıyla ilgili olarak, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca düzenlenen raporun 63 üncü sayfasında, sorumlular arasında aynı isimlerin yer aldığı görülmektedir ve "yıllardan beri yazılan raporlardaki ağır suçlamalara rağmen, sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılmamış, adı geçen şahıslar, bankanın yeniden yapılandırılması aşamasına kadar görevlerine devam etmişlerdir. Haklarında bu kadar iddia bulunan banka yöneticilerinin uzun süre ısrarla görevde tutulması ile tahsil edilemeyen kredi tutarları ve korunup kollanan kredi borçluları arasında doğrusal bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır, ulaşılmıştır" ibaresi yer almaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 9 Aralık 2003

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook