İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Denizli iline bağlı akköy ilçesi ile bazı belediye ve köy. tüzel kişiliklerinin kaldırılarak denizli bel. sınır. içine alınması hk (s.s.307)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 948 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZLİ İLİNE BAĞLI AKKÖY İLÇESİ İLE BAZI BELEDİYE VE KÖY. TÜZEL KİŞİLİKLERİNİN KALDIRILARAK DENİZLİ BEL. SINIR. İÇİNE ALINMASI HK (S.S.307)); konuşma 948 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Denizli iline bağlı akköy ilçesi ile bazı belediye ve köy. tüzel kişiliklerinin kaldırılarak denizli bel. sınır. içine alınması hk (s.s.307)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-12-20-denizli-iline-bagli-akkoy-ilcesi-ile-bazi-belediye-ve-koy-tuzel-kisil (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Denizli'nin dokuması, Pamukkalesi, uzun öten horozu, Ressam İbrahim Çallı, Selahattin Pınar ve Özay Gönlüm gibi sanatçıları, dışsatımda çok büyük bir payı olan çalışkan insanları konuşulurken, anılırken, nedense, üç beş gündür, Denizli'nin kimi belediyelerinin ve köylerinin tüzelkişiliklerini yok etmek için huzurlarınızı işgal ediyoruz. Aslında, Denizli insanı, sanayide, ticarette, tarımda, turizmde gerçekten çok büyük gelişmeler göstermiştir ve bunu, devletten bir katkı almadan başarmıştır. Büyükkent olmayı çoktan hak etmiştir. Yıllardır bu özlemi duyarken, birdenbire, kolu kanadı bu gece kırılıyor. Biraz önce görüştüğümüz yasayla 28 belediyesini yok ettik, şimdi 22 belediyesini daha yok ediyoruz. Çok talihsiz bir şey ki, bunda, Denizlili milletvekili arkadaşlarımızın imzası var...

Şimdi, bizim haberimizin olduğu doğrudur. Biz, habersiziz demiyoruz, yeniden yeniden bunu buraya getirmenin de çok doğru olmadığı düşüncesindeyiz. Tayyip Erdoğan 5 Kasımda Denizli'ye gidince bu iş konuşuluyor ve kararlaştırılıyor. Bir akşam bize "buyurun, birlikte yemek yiyeceğiz" deniliyor. Biz de gittik; ne konuşulacağını, ne olacağını bilmiyoruz. Aş pişmiş, bütün beldeler ortaya konulmuş, hatta, bize teklif getirdikleri o gün, 2 tane ilçe var; Akköy ve Honaz İlçeleri. Biz ilk tepki olarak "yahu ilçelik geri mi alınır" dedik. Sonra, gerçekten, bize bir öneri getirdiler, kuliste tekrar bir araya geldik. Biz, katılamayacağımızı ve daha önce örgüte soracağımızı, genel merkeze soracağımızı söyledik "katılmayacağız" dedik ve ondan sonra komisyonda, buradaki konuşmalarımızda, ısrarla, biz, bu yasanın Denizli'ye bir ödüllendirme değil, bir cezalandırma getireceğini söylediğimiz halde "Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri de rızalıydı, sonra Genel Başkanları karşı çıktı, o yüzden karşı çıkıyorlar" denildi.

Arkadaşlar, bir insanın tavrını sözü, imzası belirler. Biz, sözle de, imzayla da diyoruz ki, biz, büyükkent olmak istiyoruz, kolumuzun kanadınızın kırılmasını istemiyoruz.

Peki, biz, bu öneriye neden karşıyız; bakın, sabahın bu saatinde görüşelim:

1 - Getiriliş biçimi açısından karşıyız.

2 - Zamanlama açısından karşıyız.

3 - Hukuk açısından karşıyız.

4 - Demokratik açıdan karşıyız.

Biçim açısından karşıyız; çünkü, 81 il dururken, salt Denizli getiriliyor. Yine, biçim açısından karşıyız; bir hükümet tasarısı olarak gelmiyor, 48 saat bekletilmiyor, buraya getiriliyor.

Değerli arkadaşlar, zamanlamasının da çok kötü olduğunu burada birçok kez dile getirdik. Seçim havasına girildi ve seçmen kütükleri asıldı.

Seçim yasası gibi olan bu değişikliğin -çünkü, seçim çevresini değiştiriyor, seçmen durumunu değiştiriyor- hukuka da uygun olmadığını burada hukukçu arkadaşlarımız söyledi.

Hiç demokratik değil, demokrasi kültürüne de aykırı; çünkü, önce o insanlara sormak gerekirdi. Bu 50 belediyemizin hiçbirine sorulmadı, köylerimizin hiçbirine sorulmadı; hatta, bırakın, AKP ilçe örgütlerine de sorulmadı.

Bakın, burada arkadaşlarım kimi belgeler gösteriyor, ben de göstereyim, onlarcasını göstereyim. İşte Honaz İlçemizde bütün partilerin katıldığı... Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe Başkanı Zekeriya Akan. Altında imzası var. Böyle çok var.

Denizli'de herkes -çünkü, bu doğru dürüst tartışılmadı, konuşulmadı- büyükşehir olmayı beklerken, birdenbire belediyeliklere son veriliyor. Hepsi Denizli'nin bitişiğindeki belediyeler değil, bir yanlış anlaşılma olmasın değerli arkadaşlar. Bakın, 22 kilometre ötede belediyenin biri, Cankurtaran Belediyesi. Burada çevreden söz ediliyor. Cankurtaran Belediyesi bize diyor ki: Benim 13 aracım var, hiç borcum yok, bankada 50 milyar param var; su depom var, 1 000 dönüm özel ağaçlandırma yaptık, 2 trilyon yatırım yaptık; yangın araçlarım var, otobüslerim var.

Bizim bir Pamukkalemiz var değerli arkadaşlar. Dünya incisi, dünyanın tanıdığı bir yer. Oranın aslında ilçe olması gerekir, daha büyük orada desteklenmesi gerekir; her gün turistlerin günübirlik işlem gördüğü yer. Eğer bu düzenleme kabul edilirse, Denizli'den turizm için hizmet gelecek!..

Değerli arkadaşlar, zaten, Pamukkale ve Karahayıt, özel koruma çevresi olarak, 1990 yılında Bakanlar Kurulunda kabul edildi ve 1991 yılında da planları yapıldı; değiştirmek mümkün değil; çünkü, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararı var. Bakın, işte, Karahayıt'ın, Pamukkale'nin bütün planları buradadır; bana valiliğin yazısını göndermek değil... Bunlar belediyeler, bunlar hizmet verdiler.

Şimdi, siz, bir kalemde Pamukkale'yi ortadan kaldırıyorsunuz belediye olarak ve Denizli'ye bağlıyorsunuz. Bunların içerisinde kırk yıldır, elli yıldır belediye olanlar var. Başkarcı'dan demin de söz ettim; bizim kırküç yıllık belediyemiz; borcu yok... Bütün bu belediyeler kendi planlarını yapmışlar. Bu yasa teklifinin gerekçesinde deniliyor ki, efendim, Denizli'nin çağdaş gelişimine engel.

Peki, belediyeler de diyor ki; biz planlarımızı Denizli Belediyesiyle birlikte yaptık, Bakanlık da bunu onayladı; bunların değiştirilmesi zaten mümkün değildir.

Değerli arkadaşlar, biz, Denizli'ye hizmet gelmesini istiyoruz; biz Denizli milletvekilleriyiz. AKP'lilerle, hizmet konusunda her zaman birleşiriz, yani, bir araya geliriz, onların bu duyguyu semirmelerine karşı bundan sonra yine geliriz; ama, yaptıkları ayıp. Bir gecede 50 belediyemiz alınıyor, Denizli'nin kolu kanadı kırılıyor, büyükşehir olmayı beklerken, bütünşehir oluyor. Böyle bir statü yok, böyle bir olanak yok. Ne demek bütünşehir?!

Değerli arkadaşlar, buralarda kimlikler vardı. Bakın, size, Honaz'ı anlatayım biraz. Honaz Dağı, millî parktır. Honaz'ın yerleşimi antik kenttir ve Denizli'den önce kurulmuştur.

Şimdi, bu düzenleme çıktığında, bir zaman Honaz'ın verimli olan o arazilerine, 10 000 dönüm üzerine organize sanayi kuruldu, o verimli topraklar ellerinden alındı. İlkin, Honazlıların, tabiî, kirazları, domatesleri, üzümleri, dışarıya satılıyor. Organize sanayi geldikten sonra Honaz Belediyesi oradan yararlanıyor. Çünkü, topraklarının üzerine fabrika konulmuş. Şimdi, siz o fabrikaları, o Honazlıların elinden alıyorsunuz. Honaz Belediyesinin kanıydı o, Honazlıların geçim derdiydi.

Değerli arkadaşlar, bakın, Honaz'ın bir kısmı alınıyor, organize sanayi olarak alınıyor bu plana göre...

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli)Honaz ayrı...

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Salih Bey, yani, ben diyorum ki, bu ne çevre belediyelere ne Denizli Belediyesine yarayan bir şeydir. Bir karar verilmiş; ama, alelacele verilmiş, altyapısı hazırlanmamış. Demin de söylediğim gibi, insanların görüşleri alınmamış, bu bir reform değil. Lütfen... Yani, böyle sabahlara karşı görüştüğümüz yasalarda hep yanlışlar yapılıyor, hukuk yanlışları yapılıyor.

Değerli arkadaşlar, bu düzenleme Denizli'nin hayrına değil, çünkü, Denizlililer ısrarla "biz, böyle bir değişiklik istemiyoruz, büyükkent olmak istiyoruz" diyorlar. Çünkü, Denizli büyükkent olduğu zaman, bu tüzelkişilikleri yok edilen belediyeler varlıklarını koruyacaklar, birinci kademe belediye olacaklar. Kırk yıllık, elli yıllık belediyeler ve Denizli'nin uzağında bir kısmı, tamam, bir kısmı Denizli'yle birlikte; ama, planı, programı yapılmış. Hangi açıdan Denizli'ye yarayan bir iş var burada? Büyükşehir mi oluyoruz; hayır. Başka bir gelir mi sağlanıyor; hayır. Peki, uzakta olan belediyelere ne sağlıyoruz; tam tersine, 25 köyümüzde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 20 Aralık 2003

88 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook