İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gündemdeki çalışma konularına ilişkin

Mustafa Özyürek

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 1.030 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Özyürek (CHP), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 1.030 kelime.

Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-04-16-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; doğrusu, İçtüzük tartışmalarını yaparken, daha mürekkebi kurumadan, böyle, antidemokratik bir uygulamayla karşı karşıya kalacağımızı asla tahmin etmemiştik. Demek ki, biz, Cumhuriyet Halk Partililer olarak, hâlâ, İktidar Partisiyle ilgili iyi niyetimizi koruyormuşuz; ama, biraz önce okunan, Sayın Fatsa'nın da izah ettiği temel yasa önerisini dinledikten sonra, burada, muhalefetin, bundan böyle, konuşma hakkının, muhalefet yapma hakkının, kanunların maddeleriyle ilgili olarak katkı yapma hakkının bütünüyle ortadan kaldırılacağını, ne yazık ki, çok acı bir şekilde gördük; bundan büyük üzüntü duyuyoruz değerli arkadaşlarım.

Resmî Gazetede daha yeni yayımlandı. Buradaki konuşmaları hepiniz hatırlıyorsunuz. Temel yasa nedir? Deniliyor ki: "Sayın Araslı temel yasayı tarif etsin." Peki, iktidar partisi, buraya bir teşkilat yasasını getirirken bunun temel yasa olduğuna dair herhangi bir açıklama getirdi mi?! Diyor ki: "Madde madde görüşülmesi vakit alır; bizim, muhalefetin eleştirilerini dinlemeye tahammülümüz yok; öyleyse, bunu bölüm bölüm konuşalım, beş dakikada beşiktaş yapalım, geçelim." Değerli arkadaşlarım, bu tutum, kesinlikle antidemokratiktir; bu tutum, kesinlikle, Türkiye'de demokrasinin köküne kibrit atmaktır, benzin dökmektir. Geliniz, bundan vazgeçiniz. Sayın Başbakan da lütfettiler, buraya geldiler; mutluluk duyuyorum; ama, bu Meclisi, böyle, yok yerine sayacaksanız, bu Meclisi çalıştırmayacaksanız, o zaman, milletten niye oy istedik değerli arkadaşlarım; millet bizi buraya niçin gönderdi?! Hükümet hazırladı; hükümet hazırladığına göre eller kalksın, kanun kabul edilsin ve mesele bitsin! Değerli arkadaşlarım, bu, yol değil; bu, demokrasi değil; bu, katılımcılık değil; bu, Adalet ve Kalkınma Partisinin meydanlardaki söylemine uygun bir yol değil; bu, Sayın Erdoğan'ın yaptığı demokrasi mücadelesine uygun bir yol değil. Kısa sürede bu yoldan dönmenizi kesinlikle öneriyoruz.

Şimdi, Sayın Fatsa dedi ki: “Biz, insaflı davrandık; beş altı bölüm halinde getirdik, bir bölüm halinde de getirebilirdik." O zaman, bu kanunu hiç getirmeseydiniz. Mademki -bazen, burada değerli sözcüler de söylüyor- biz seçim bildirgemizde yazdık, acil eylem planımızda da yeri var; öyleyse, bunları burada görüşmeye bile lüzum yok, bunun gereği yapılmıştır...

Değerli arkadaşlarım, şunu kesinlikle bilmeliyiz ki, temel yasa, iki bakanlığı birleştiren yasa değildir. Temel yasa, toplumun bütününü ilgilendiren yasadır. Nedir; geçmişte Meclisimizde Medenî Kanun görüşüldü; yüzlerce maddeden oluşuyor, kendi içinde çok önemli bir tutarlılığı var, çok uzun araştırmalardan, incelemelerden sonra yapıldı. Ceza Kanununu getirirsiniz, Türk Ticaret Kanununu getirirsiniz, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununu getirirsiniz, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren, kendi içinde tutarlılığı olan bir yasadır, o zaman, bunu, elbette, temel yasa olarak biz de kabul ederiz; ama, zaten mevcut olan iki Bakanlığı tek çatı altında toplamak, zaten pek çoğu eski kuruluş kanunlarında da olan buradaki maddeleri bir araya getirmek, nasıl bir mantıkla temel yasa kabul ediliyor?! Doğrusu, bunu hayretle karşılıyorum, büyük üzüntüyle karşılıyorum ve demokrasi adına büyük üzüntü duyuyorum. Korkarım ki, bugün, Türkiye Cumhuriyetinin demokrasi tarihine, çoğunluğun demokrasiyi katlettiği bir gün olarak geçer. Geliniz, böylesine yanlışa imza atmayınız.

Değerli arkadaşlarım, ne olacaktı, bu iki bakanlığın birleşmesi yasa tasarısı temel yasa olarak görüşülmeseydi ne olacaktı; zaten topu topu 40 madde, her maddede konuşulması da söz konusu değil; birkaç saat daha fazla çalışarak, Meclisimiz bunu kabul etmiş olacaktı; ama demokrasi kurtulacaktı, ama Meclis by-pass edilmeyecekti.

Değerli arkadaşlarım, Adalet ve Kalkınma Partisinin buraya getirilen önerisinde, yasanın sistematiği de bozulmaktadır. Şimdi, gruplandırmalara bakarsanız, yasa tasarısındaki gruplandırmaların dışında bir yöntemin izlendiğini de görürsünüz.

Değerli arkadaşlarım, dünyanın her yerinde, yasa yapmak, teknik bir iştir, millî iradeyi çok yakından ilgilendiren bir iştir. Dünyanın hiçbir yerinde, yasaların yapılması, kabul edilmesi, sadece parmakların kalkması değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi, bu antidemokratik yöntemle, bu Meclis Genel Kurulunu by-pass etmek isteyen yöntemle, bu çoğunluk iradesine dayanarak, muhalefeti yok sayan, muhalefetin sözünü kesmek isteyen anlayışla, hukuk çerçevesinde, sonuna kadar mücadele edecektir.

Bu düzenlemeniz, öncelikle Cumhurbaşkanından dönecektir. Bu düzenlemeniz, öncelikle Anayasa mahkemesinden dönecektir. Zaman zaman bu uyarıları burada yaptığımızda, bazı arkadaşlarımız "siz Cumhurbaşkanından bilgi mi aldınız, istihbaratınız mı var" diyorlar. Hayır, değerli arkadaşlarım, bizim istihbaratımız filan yok; bizim hukuk bilgimiz var, bizim hukuka saygımız var. (CHP sıralarından alkışlar) Hiç öyle anlaşma filan yok. Cumhurbaşkanı bu konulara tenezzül edecek bir insan değildir. Cumhuriyet Halk Partisi de, böyle pazarlıklar içerisine girecek olan bir parti değildir. (CHP sıralarından alkışlar) Burada bizim söylediklerimiz, hukukun gereğidir; burada, bizim söylediklerimiz, demokrasinin gereğidir; burada, bizim söylediklerimiz, Anayasanın gereğidir.

Değerli arkadaşlarım, 36 ncı sıradaki tasarıyı 2 nci sıraya çekiyorsunuz. Peki, aceleniz ne; ne aceleniz var?! 36 tane daha tasarı var. Şu, hepimize dağıtılmış olan, bekleyen tasarılar listesine bir göz atarsanız, bunun kadar önemli tasarılar var; ama, -bunu herkes söylüyor; ama, ben, burada, söylemek istemezdim- bu acelecilik, bu hukukdışılık, bu Genel Kurulu, bu Meclisi by-pass etme arzusu, ne yazık ki, iktidarın, AKP iktidarının kadrolaşma arzusundan başka bir şey değildir değerli arkadaşlarım.

Türkiye'de insanları kıyıma uğratacaksınız, çıkaracağınız kanunla iki bakanlıkta çalışan üst düzey insanları otomatik olarak görevden alacaksınız ve yerine, dilediğiniz insanları getireceksiniz. Acelenizin bundan olduğu anlaşılıyor; ama, değerli arkadaşlarım, hiçbir iktidar, partizanlık yaparak uzun süre iktidar olamamıştır; hiçbir iktidar, kadrolaşmayla bir yere varamamıştır; hiçbir iktidar, sadece kendi adamlarını, kendi yandaşlarını göreve getirmek suretiyle topluma hizmet etmemiştir. Ne yazık ki, şu anda, tercih edilen yol, Anayasayı bir kenara bırakalım, demokrasiyi bir kenara bırakalım, özgürlükleri bir kenara bırakalım; ama, telaşla, aceleyle, adamlarımızı bir yere yerleştirelim...

Değerli arkadaşlarım, bu yol, yol değildir. Bu yoldan kısa sürede dönmenizi, demokrasi adına, halkımız adına diliyorum. Burada biraz sonra yapacağınız oylamanın, mutlaka, açık oylama şeklinde yapılmasını diliyoruz; bu yönde bir önergeyi de Başkanlık Divanına sunmuş bulunuyoruz. Korkarım ki, bu tasarrufunuz, Meclisi boşu boşuna işgal etmek olacaktır. Meclisi by-pass eden, Anayasayı hiçe sayan, demokrasiyi bir kenara atan bu tasarrufunuz, Cumhurbaşkanından da, Anayasa Mahkemesinden de dönecektir. O zaman "Cumhuriyet Halk Partisi gelip bunu söylemişti, Meclisi boşu boşuna işgal ettik" diyeceksiniz; ama, sizden özür dilemenizi filan beklemiyoruz. Bunu, 6 defa yaptınız. Burada, hep, kalktık, sizleri hep uyardık. Yine, daha geçenlerde, belli gruplara imtiyaz sağlayan kanunları buradan çıkarmayın, büyük yanlışları yapmayın dedik, yaptınız. Ne oldu; Cumhurbaşkanından döndü. Ne oldu; boşu boşuna, belli insanları himaye eder duruma geldiniz; ama, tam teşebbüs halinde yakalandınız, bir noktaya da varamadınız.

Değerli arkadaşlarım, bizden söylemesi, bizden uyarması... Demokrasi zor bir iştir; demokrasi, tahammül rejimidir. Demokraside muhalefete tahammül edeceksiniz, muhalefetin eleştirilerini dinleyeceksiniz. Bir "temel yasa" kavramı bulduk, bir kolay yol bulduk; hadi bakalım, Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra konuşsun da görelim mantığıyla, daha, içtüzük değişikliğinden sonraki ilk yasayı, böylesine Meclisin önüne dayayarak, Cumhuriyet Halk Partisinin önüne dayayarak, "işte, bizim demokrasi anlayışımız budur; hadi bakalım, görün" diye efelenmenin çok yanlış olduğunu, bu Meclise yakışmadığını, daha beş ayı, altı ayı dolan bir iktidara yakıştıramadığımızı bir kez daha hatırlatıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 16 Nisan 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook