Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 1.364 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 1.364 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen metinler hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu kanun teklifiyle, toplumda sorun haline gelmiş bazı konuların çözülmesi öngörülmektedir. Bunların başında, yurt dışında doktorasını zamanında tamamlayamamış veya başka nedenle tamamlayamamış kişilerden, yüksek faizler ve cezalar istenmek suretiyle, astronomik miktarda paralar istenmektedir. Bu kişiler, daha sonra, pek çoğu, doktorasını tamamlamış olmasına rağmen, süresinde bu doktoralarını tamamlayamadıkları için, büyük miktarlarda para ödemek zorunda kalmaktadırlar ve bunları ödeyemedikleri için, pek çoğu Türkiye'ye gelememektedir; çünkü, yurt dışına çıkarken bir anlamda kamu borçları olduğu için, yurt dışına çıkma olanağı bulamamaktadırlar. O nedenle, bu bursların, bu cezaların bir türlü yeniden yapılandırılması öngörülmektedir.
Gene, bu kanun teklifiyle, artık kullanılmaz hale gelmiş kara taşıt araçlarının hurdaya çıkarabilmesi için vergilerinin terkin edilmesi öngörülmektedir. Vergileri terkin edilmediği için, terkin edileme-
(x) 1143 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
diği için, artık hiçbir değeri kalmayan bu taşıt araçlarını, örneğin, ticarî işletmeler bilançolarında tutmaya devam etmektedirler. Bunların hurdaya çıkarılması, artık bütünüyle devreden çıkarılması gerekmektedir. Bu yönde bir düzenleme öngörülmektedir.
Ayrıca, geçmiş döneme ait tapu yenileme harçlarının silinmesi öngörülmektedir.
Bunun gibi, mazbut vakıflarla ilgili stopajların silinmesi söz konusudur. Yani, geniş ölçüde, bir temizleme operasyonu gündemdedir.
Değerli arkadaşlarım, hepinize gelmiştir, benim önümde de böylesine çok sayıda başvurular var, fakslar var, mektuplar var, basınımızda yer almış yazılar var. Bunların büyük çoğunluğunun talebi "biz af istemiyoruz; ancak, uygulanan faizler ve cezalarla çok yüksek meblağlara ulaşan borçlarımızı yeniden yapılandırınız, astronomik faizlere ve cezalara bir çözüm bulunuz" şeklinde talepleri var. "Eğer bu talebimiz kabul edilir de, borçlarımız yeniden yapılandırılırsa, biz de, hem borçlarımızı taksitler halinde öderiz hem de Türkiye'ye gelme fırsatı buluruz" diyorlar. Bu talepler, Meclise gelmiş olan bu talepler, Grup Başkanvekilimiz Sayın Haluk Koç ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun hazırladığı bir teklifle uygun bulunmuştur. Yani, doktorasını tamamlayamayan, zamanında tamamlayamayan veya çeşitli zamanlarda, çeşitli sebeplerle tamamlayamayan kimselerin devlete olan, Millî Eğitim Bakanlığına veya Yükseköğretim Kurumuna olan borçlarının yeniden yapılandırılması noktasındaki talepleri uygun bulunmuştur. Bu teklif ile Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerinin teklifleri de birleştirilmiştir. Yalnız, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerinin teklifinde, ayrıca, yurtdışında mastırını tamamlayan, ancak doktorasını tamamlayamayan öğrencilerin atanmasına ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır ve görüşmekte olduğumuz metinde de, bu konuda düzenlemeler yapılmıştır.
Değerli arkadaşlarım, özellikle burslarla ilgili düzenlemeye döndüğümüzde, burada pek çok düzenleme yaptık. Örneğin, vergileri, vergi borçlarını yeniden yapılandırdık. Vergi borçlarını yeniden yapılandırırken gecikme zamlarını, gecikme cezalarını, gecikme faizlerini belli ölçülerde indirdik; ama, anaparayı taksitlendirdik. Buna benzer, SSK prim borçlarıyla ilgili de düzenlemeler yapıldı. Tabiî, bizim bu düzenlemelerde karşı olduklarımız vardı, doğru bulduklarımız vardı; ama, Meclisten geçti, kanun haline döndü ve uygulamaya geçildi.
Bir diğer önemli düzenleme burada Cumhuriyet Halk Partisi olarak ciddî şekilde muhalefet ettiğimiz, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın borçlarıyla ilgili bir düzenlemeydi. Biliyorsunuz, Ceza Kanununda yapılan bir değişiklikle Sayın Erbakan'ın cezasını evinde çekmesi öngörülmüştür. Daha önceki Ceza Kanunumuzdaki düzenlemeye göre, borcunu ödedikten sonra bu haktan yararlanmak mümkünken, yasa burada kabul edilmiş ve "borcunu imkânları olduğu zaman ödesin; ama, hapis cezasını evinde çeksin" denilmiştir. Bize göre haksız bir düzenlemedir; Anayasamıza, hukuka aykırı bir düzenlemedir; ama, buna rağmen Meclis bunu da kabul etmiştir. Öyleyse, bu öğrencilerin sorunlarına, doktorasını zamanında tamamlayamamış veya çeşitli şekillerde tamamlayamamış öğrencilerin burs borçlarıyla ilgili sorunlarına bir çözüm bulmak gerekiyor. O nedenle, bizim Grup Başkanvekilimizin ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun önerisi son derece doğrudur, yerindedir.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de hurda araçlar konusu pek çok kişiyi ilgilendiriyor; belki, bu kanun teklifinin en az gündeme gelen, en az konuşulan konusudur; ama, sayı itibariyle çok fazla insanı ilgilendirir. Pek çok işletmenin garajlarında artık işe yaramayan araçları görürsünüz. Bunların hurdaya çıkarılması, devreden çıkarılması gerçekten çok ciddî bir ihtiyaçtır; ama, vergi meselesi çözülememiştir, bunları da çözmek gerekir.
Tapu harçları konusunu, tapu yenileme harçları konusunu… Bir yasal düzenleme yapılmıştı; ama, geriye doğru dönük uygulamada idarenin, Maliye Bakanlığının farklı anlayışları nedeniyle vatandaşlarımız çok mağdur olmuşlardı, onların şikâyetleri vardı, onların uğradıkları haksızlıklar vardı, onların da düzeltilmesinde yarar var.
Biraz önce burada konuşan Anavatan Partisinin Grup Başkanvekili, bu konunun çok önce çözüleceğini; ama, o zaman Cumhuriyet Halk Partisinin, bir Anayasa değişikliği konusunda, Adalet ve Kalkınma Partisiyle pazarlık yapmak suretiyle bu konuyu geciktirdiğini söyledi.
Değerli arkadaşlarım, bu, haksız bir değerlendirmedir, haksız bir suçlamadır. O gün gelen torba ile bugün gelen torba tasarısı arasında büyük farklar vardır. O gün naylon faturacıların nasıl affedileceği meselesi burada önemli bir yer tutuyordu ve bununla ilgili önemli tartışmaları biz, burada yaptık ve o çerçevede AKP ile Anayasa konusunda bir değerlendirmemiz oldu.
Şimdi, bu torbanın içinde, naylon faturacılarla ilgili, vergi kaçakçılarıyla ilgili herhangi bir düzenleme yoktur. O bakımdan, olayları doğru hatırlamak, doğru değerlendirmek ve haksız suçlamalardan kaçınmak gerekir.
Şimdi, çok sayıda insanın, çok sayıda öğrencinin veya öğrenciliğini tamamlamış çok sayıda kimsenin aldıkları burslar nedeniyle doğan borçlarının yeniden yapılandırılması söz konusudur. Bu noktada elbette bizim de bu insanların talebine, sesine, feryadına uzak kalmamız, kulaklarımızı tıkamamız söz konusu değildi. Şimdi yapılan odur. Bu çerçevedeki değerlendirmeleri huzurunuzda yapıyorum. O nedenle, eğer bunun içinde naylon faturacılarla ilgili, vergi kaçakçılarıyla ilgili bir af düzenlemesi olsaydı, Cumhuriyet Halk Partisi hiç kuşkusuz bu kanun teklifine bütünüyle karşı çıkardı. Olayın boyutları değişiktir.
Değerli arkadaşlarım, bu sorunlar, bu öğrenci bursları, bu öğrenci burslarının ödenmesi, gecikme cezaları, gecikme zamları niçin böylesine büyük sorun haline geliyor, çok sayıda insanı ilgilendiriyor? Öncelikle, bir kefalet sistemi var biliyorsunuz. Öğrenciler, yurt dışına gönderilirken kendileri imzalıyorlar; işte, zamanında doktoramı yapamazsam, tahsilimi tamamlayamazsam bu paraları ödeyeceğim diyor. Tabiî, devlet, Millî Eğitim Bakanlığı, YÖK onun talebiyle, onun imzasıyla yetinmiyor, ayrıca kefil istiyor.
İşte, arkadaşlarını, eşini, dostunu, yakınını, akrabasını kefil yapıyor. Borçlar çok yüksek meblağlara ulaştığı zaman ne oluyor; dönülüyor, işte, gitmiş, tanıdığı bir çocuk okusun diye, bir akrabası yurt dışında bir doktora yapsın diye iyi niyetle imza atmış kişiler, milyarlarca liralık borç yükü altına sokuluyorlar. Bunların önemli kısmı da cezalardır, faizlerdir. Onun için, kefilleri de dikkate aldığınız zaman, bu sayı büyük meblağlara ulaşıyor. O öğrenciler, kendisi yük altına girmiş, ödeyememenin ıstırabını, yükünü taşırken, dönmüş, bir de, iyi niyetle kefil olmuş, onunla birlikte imza atmış yakınlarının üzüntüsünü de taşıyorlar. O nedenle, özellikle burslarla ilgili, bursların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili bu kanun teklifinde yer alan düzenlemeleri çok doğru buluyoruz, destekliyoruz ve bu sorunun, artık, çözülmüş olmasını diliyoruz. Çözülsün ki, yurt dışında bir kısmı artık doktorasını tamamlamış, hatta, orada çalışmaya devam eden; ama, büyük bir borç yükü altında olduğu için Türkiye'ye yaz tatili için bile gelemeyen insanlar, rahat rahat hem borçlarını ödesinler hem de memleketlerine, ülkelerine rahat bir şekilde gelsinler, gitsinler diye düşünülmüştür.
Bu doktorasını tamamlayamamış öğrencilerle ilgili olarak da, mastırını tamamlayanlarla ilgili olarak da, bizim arkadaşlarımızın kanun teklifinde yer almamasına rağmen, Adalet ve Kalkınma Partisi grup başkanvekillerinin teklifinde yer alan düzenlemeyle, YÖK, ihtiyaç duyduğu ve uygun gördüğü takdirde, bunları çeşitli görevlere atayabilecektir. Bu şekliyle bir düzenleme burada yer almıştır. Tabiî, burada, YÖK'ün çok ciddî şekilde değerlendirmesi lazım, ihtiyaç varsa alması lazım ve çeşitli olaylara karışmış olanlarla ilgili olarak da ciddî bir değerlendirme yapması gerekiyor. İşin bir diğer boyutu da budur.
Değerli arkadaşlarım, böylesine yaraları sarma düzenlemelerinde, elbette, bazı sorunlar çıkar; ama, sorunların boyutunu dikkate almak lazım, ne kadarını çözebildiğinize bakmak lazım, ne kadar kişinin sorununu çözdüğünüze bakmak lazım ve toplumsal olarak da, konuyu hangi noktaya getirmiş olduğunuzu görmek lazım.
Değerli arkadaşlarım, bugün, biraz önce arkadaşlarım burada konuşurken, tarımla ilgili önemli konuşmalar yapıldı. Sözlerimi tamamlarken, Sayın Başkan izninizle ona değinmek istiyorum: Bugün açıklanan buğday referans fiyatları… Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarımız "çiftçi, çok memnun" dediler; ama, gerçekten, çeşitli ziraat odalarıyla biz de bire bir temas ettik; ne yazık ki, açıklanan bu fiyatlar, çiftçiyi memnun etmemiştir. Çiftçi, gerçekten güç durumdadır. 2002 yılından beri çiftçilerimiz, üreticilerimiz her geçen yıl daha mağdur olmuşlardır. Onun için, açıklanan bu fiyatlar, onları, bir kez daha mağdur etmiştir. Bunu, bu kürsüden belirtmek istiyorum. Bu üreticilerimizin sorunlarını çözmek gerekiyor. Unutmayalım ki, elde edecekleri bu paralarla, bu kişiler, hem geçmiş dönemin borçlarını ödeyecekler, yaptıkları masrafları karşılayacaklar hem kendi geçimlerini sağlayacaklar hem de yaşamakta olduğumuz devalüasyon ortamında, mazotta, gübrede, diğer ithal girdilerinde karşı karşıya bulundukları yüksek fiyatları da ödeyecekler. Nihayet, önümüzdeki ekim ayında, bundan dört beş ay sonra ekim tekrar başlayacak ve bu masraflara insanlar katlanacaklar. Onun için, ilan edilen fiyatlar kesinlikle yeterli değildir. Çiftçinin, üreticinin sorunun kesinlikle çözülmesi söz konusu değildir. Bunu, Hükümetin, tekrar gözden geçirmesini diliyorum. Umarım, kısa bir süre sonra tepkiler yoğunlaşacaktır, olaylar yaşanacaktır ve Hükümet, bu fiyatları daha gerçekçi bir noktaya çekecektir.
Bu duygularla, hepinizi saygıyla selamlıyorum; iyi akşamlar diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 6 Haziran 2006