Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 101. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Haziran 2004 · 990 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nail Kamacı (CHP), 15 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 990 kelime.
Nail Kamacı (CHP, Antalya). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2004-06-15-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA NAİL KAMACI (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 5 inci maddesinin ek 31 inci maddesi üzerinde Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, öncelikle bu ek maddenin anlamı şu olsa gerek: Türk Telekomun, 7269 sayılı Umumî Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca alınmakta olan hisselerden muaf olmasına dair...
Değerli arkadaşlar, belki, bu şekilde yapılandırılması bir anlamda olabilir; ancak, eğer, bu da daha önceki özelleştirilen kuruluşlar gibi, özellikle enerjideki kuruluşlar gibi, bunlar alınmadığı takdirde bile, enerji nakil hatlarındaki yenileşme veya trafolardaki yenileşme yapılmadan, bunların yapılması da uzun vadeli olur veya geciktirilirse, bu alınmayan vergilerden, devlet büyük kayba uğrar diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, öncelikle, Sayın Bakanın bir sözünü, kendisi de buradayken ifade etmek istiyorum: Türkiye Cumhuriyetinde, görevde bulunan herkes -buna Sayın Bakan da dahil, Cumhurbaşkanı da dahil- beraber, yanında çalıştığı insanları korumakla görevlidir. Öncelikle onu yapmak zorundayız; çünkü, bu arkadaşların hepsi, geçmiş dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti Devletine katkılarda bulunmuşlar; bugün, özelleştirme nedeniyle, fazlalık oluşturdukları söylenmiş; ama, geçmişlerine bakıldığı zaman bu arkadaşların hepsinin de kıymetli teknik elaman olduğu ortadadır.
Sayın Bakan diyor ki: "Bu kurumda çalışan 63 000 kişinin 1 000'i kalifiye elemandır." Değerli arkadaşlar, herkes kendisine göre kalifiye elemandır; bunu böyle anlamak lazım. Bir sayın bakanın, bir kişi hakkında kalifiye veya kalifiye değil deme hakkına sahip olduğunu sanmıyorum. Öncelikle Türk Telekomda çalışan 63 000 kişiden özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum; çünkü, Sayın Bakan böyle bir anlam ifade ederek o insanlara hakarette bulunmuştur.
Değerli arkadaşlar, yirmidört yıldan beri bu özelleştirme meselesi gündemde; tam yirmidört yıl... 24 Ocak 1980 kararlarıyla beraber açılışı yapılan, yaklaşık üç yıllık askerî idare döneminde Başbakan Yardımcılığına getirilen bir eski Başbakanımızın döneminde gündeme getirilen, onunla beraber onbir yıl boyunca her gün konuşulan, fakat, bir türlü bir adım atılmayan önemli aktivitelerden birisi. Bu, son dönemlerde sizin iktidara gelmenizle tekrar konuşulmaya başlandı.
Değerli arkadaşlar, bunu şöyle değerlendiriyoruz: İktidara gelmek isteyen her parti, bazı çevrelere mesaj vererek, özelleştirmeyi yapacağım, bu konuda desteğinizi bekliyorum diye kamuoyuna bilgi vermeye çalışıyor; ama, iktidara geldikten sonra bunu sürüncemede bırakıyor. Değerli arkadaşlar, öncelikle Özelleştirme İdaresi özelleştirilmeli. Bunu, bir kere, açıkça söylemek gerekir; çünkü, 550-600 kişinin olduğu bir kurumdan çok rantabl bir sonuç alma şansımız yoktur değerli arkadaşlar. Şimdi, 550 kişiye baktığımız zaman, bunların hangisinin geçmiş dönemlerdeki siyasetçilerden, bunların hangisinin yeni dönemdeki siyasetçilerden kaynaklandığını görme şansımız vardır. Hani, siz, buraya gelirken, geçmiş dönemlerdeki iktidarlardan, Özelleştirme İdaresini KİT yaptınız, arpalık yaptınız diye hesap soracağınızı söylemiştiniz. Ben size bir örnek vereyim: Şu anda Özelleştirme İdaresinde bulunan arkadaşımızın birisi Doğan Kubat; AKP İstanbul eski İl Başkan Yardımcısı; geçen dönemde de İstanbul 3 üncü bölgeden 22 nci sırada milletvekili adayıydı.
Değerli arkadaşlar, özelleştirmek isteyenler, satmak isteyenler, bu kadrolara kendi kadrolarını yerleştirirler mi...Siz, bu arkadaşları ne yapacaksınız daha sonra; çünkü, onlar size yardımcı oldular. Onlara bu konuda bir avantaj sağladınız; bu avantajları vermediğiniz anda, onlar ne söyleyecekler veya satacaksanız, bu insanları niye getiriyorsunuz buraya?! Hani "geçmiş iktidarları örnek almayacağız" demiyor muydunuz burada?! 3 Kasım seçimleri bunu gösteriyordu. Cumhuriyet Halk Partisi ile AKP'nin yarıştığı bir seçim oldu ve sizleri de iktidara getirdiler. "Geçmiş dönemde bunca yolsuzluk yapıldı; bunların hesabını sormaya çalışıyoruz, çalışacağız" demiyor muydunuz burada?!
HACI BİNER (Van)Biraz önce geçti!..
NAİL KAMACI (Devamla)Sayın arkadaşım, konuşma yapacaksan, biraz sonra gelirsin, yaparsın.
Daha 1 saat önce, bu arkadaşlarımla ilgili, çalışmayı burada yapmadık mı?! O zaman, biz, niye onların gittiği yoldan gidiyoruz?!
Değerli arkadaşlar, sayın bakanlardan Abdüllatif Şener'in de, Ali Babacan'ın da atadığı arkadaşlarımız var. Bunlar, Özelleştirme Kurumunun içindeki kuruluşlar.
Değerli arkadaşlar, sekiz yıl Anavatan Partisi dönemiyle geçti, 1991'e kadar; 1991'den sonra gelen iktidarlar koalisyonlardı; koalisyonlarla yönetildi Türkiye. Siz geldiniz "bunu yapacağız" dediniz. Şimdi, son dönemlerin en büyük modası, özelleştirme, istikrar ve küreselleşme. Birine sorduğun zaman niye özelleştirme; "efendim, dünyanın şartlarına uyum sağlamak lazım; artık, küresel bir dünyada yaşıyoruz; o yüzden, küresel ekonomide bunu yapmak durumundayız." Ben, size bir şey söyleyeyim: Küreselleşme başka ülkeler için geçerli de bizim için geçerli değil. Eğer inanmayan varsa, şurada, Avusturya Büyükelçiliğine gider, bizim halkımızın vize almak için orada saatlerce beklediğini görebilir. Onlar için küreselleşme var; ama, bizim insanlarımızın Avrupa'ya veya başka bir yere gitmesinin şansı yok; bizim için küreselleşme yok. Böyle bir adaletsiz ortam olabilir mi?! Küreselleşme olacaksa, her ülkenin milleti için olmalı; bizim için de olmalı, Amerika Birleşik Devletleri için de olmalı. Onlar, istediğini istediği şekilde yapacaklar, biz yapamayacağız; öyle bir şey var mı! Onlar ne ısmarlarsa yapacağız, biz kendi isteklerimizi yapamayacağız! Bu, anlamsız bir çelişki.
Değerli arkadaşlar, yine, kendi ilimle ilgili konuşacağım. Antalya'da 3 tane özelleştirme söz konusu oldu; bunun ikisi oldu, birisi önümüzdeki dönemlerde olacak; birisi limanlarla ilgili, birisi de ORÜS'le ilgili. Antalya'yı birçoğunuz yakından iyi tanır. ORÜS'ün özelleştirildiği yer 99 dekar alan. Antalya'daki arsa fiyatlarına bakarak, Antalya'daki konut fiyatlarına bakarak ORÜS'ün yerinin anlamını bilmek mümkündür. O dönemlerde 125 milyar liraya satıldı. Şimdi, makineleri o şekilde duruyor; hiçbir işlevi yok. İçinde çalışanlar çıkarıldı; bir kısmının kıdem tazminatı verildi, bir kısmının verilmedi; daha sonra buraya geldiler; komisyondaki arkadaşlar buradan bir çare bulmaya çalışıyor. Umarım, böyle, bir çare bulunabilir.
İkinci özelleştirme limanla ilgili oldu. Bildiğiniz gibi, liman 1995 yılında özelleştirildi; bir şahsa verildi. O şahıs, Sümerbanktan kredi almıştı; Sümerbanktan aldığı krediyi geriye ödeyemediği için Sümerbank, oraya el koydu. O dönemlerdeki Sümerbankın sahibini, kimin el koyduğunu biliyorsunuz. O şahıs, hem Sümerbanka ödemedi hem de Özelleştirme İdaresine ödemedi. Hepimizin bildiği gibi, daha sonra Sümerbank da battı; paralar açıkta kaldı, şu anda nerede olduğu belli değil. Gerçekten üzülüyorum buna; bu ülkenin paraları bunlar. Bu ülkede birçok kişi aç geziyor, işsiz geziyor. Bunların parası değil mi bu; yani, bunun, iktidarla, muhalefetle ne alakası var; tamamen bu ülkenin geleceği bu.
Değerli arkadaşlar, üçüncü özelleştirme, son dönemlerde yapılacak olan, fakat, ihaleye çıkarılmayan Antalya Pamuklu Dokuma Sanayii, Antalya için pamuğun önemini biliyorsunuz; Türkiye'nin en kaliteli üretim alanlarından birisi. Antalya Pamuklu Dokumayı özelleştirmek için karar alındı. Antalya Pamuklu Dokumada çalışan arkadaşlarımız var.
BURHAN KILIÇ (Antalya)Çok önceden özelleştirildi.
NAİL KAMACI (Devamla)İhaleye sizin döneminizde çıkılıyor Burhan.
AHMET KOCA (Afyon)Burhan Bey...
NAİL KAMACI (Devamla)Sen, tarif etme bana...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
12 konuşma daha · 15 Haziran 2004