İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)

Necati Uzdil

Osmaniye Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Haziran 2003 · 785 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Uzdil (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 785 kelime.

Necati Uzdil (CHP, Osmaniye). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NECATİ UZDİL (Osmaniye)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gerçekten, gecenin bu saatinde, dayanıklı milletvekilleri; ayrıca, çiftçinin dostu, çiftçinin sorunlarını yüreğinde hisseden milletvekilleri olarak sizleri saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana)Yalnızca bize bakma, öbür tarafa da bak.

NECATİ UZDİL (Devamla)Hayır, özellikle size bakıyorum hemşerim;. siz Çukurovalısınız, çiftçinin gerçek temsilcisisiniz.

Değerli arkadaşlarım, bizler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasıyla İlgili Kanun Tasarısı desek de, çiftçilerimizin "çiftçi borçlarının faizinin silinmesiyle ilgili kanun" dediği, görüşülmekte olan 151 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım. Sizleri ve ayrıca bizleri bu geç saatlerde izlediğine inandığım çiftçi arkadaşlarımı, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ülkeyi yönetenler, dün, tarımı, ülke ekonomisi için bir yük olarak gördüler. Burada üç sayın bakanım var; siz değerli milletvekili arkadaşlarım, yıllardır "tarım, Türk ekonomisinin yükü" diye anlatıldı televizyonlarda. Hayatında ayağını toprağa basmamış kişiler televizyon ekranlarına çıkarıldı; yanına bir çiftçi veya çiftçiye yakın bir vatandaş veya bir tarımcı konulmadan konuşturuldu, konuşturuldu ve tarım, yıllarca, Türk ekonomisinin karadeliği diye anlatıldı. Değerli arkadaşlarım, bunun tam aksi olduğunu yaşadığımız ortamda gördük. Bu krizin, 2001 yılındaki batağın, büyük krizin nedeni çiftçi miydi, çiftçi ne yaptı da bu duruma düştük?! Bugün, bu krizin ana nedeni, çiftçiden çekilen destektir sevgili arkadaşlarım. Çiftçiden desteği çektiler; doğrudur arkadaşlar.

Seçim alanlarında verdiğimiz söze geliyorum yine. Ne dedik: IMF geldi... Öyle dedik değil mi!.. Bu ülkeyi IMF'den biz kurtaracağız diye masa yumruklamadık mı arkadaşlar! Hangi birimiz yumruklamadık; biz de yumrukladık, sizler de yumrukladınız; ama, maalesef, IMF'den kurtaramadık, kurtarmak için hep birlikte çaba sarf edelim, birlikte bu kurtuluşu sağlayalım arkadaşlarım.

AHMET YENİ (Samsun)Bu yasayı geçirelim.

NECATİ UZDİL (Devamla)Geçireceğiz inşallah...

Sevgili arkadaşlarım, şunu söylemek istiyorum: Çiftçiye ne zaman güç verilmiştir, çiftçinin morali yüksek tutulmuştur, çiftçi üretimini yapmıştır, Türk ekonomisi yükselişe geçmiştir. Ne zaman çiftçiden destek çekilmiştir, işte, o zaman, tarımsal sanayi çökmüştür, özelleştirme demişizdir, hepsini kapatmışızdır; dikkatinizi çekiyorum. Keşke, tarımsal sanayii özelleştirseydik. Değerli arkadaşlarım, 38 tane süt fabrikasını, maalesef, özelleştirmedik; 2 tanesi hariç, 36 tanesi bugün kapalı.

Et ve Balık Kurumunun et kombinalarını sizler biliyorsunuz.

Evet, burada şunu söylemek istiyorum: Sevgili Tarım Bakanım, müsteşarlarınız tarım uzmanı değil; size, sizin başarınız, çiftçinin rahatını, mutluluğunu getirecektir. Benim size bir önerim var. Buyurun, hiç olmazsa birkaç tane tarım uzmanını danışman olarak yanınıza alın ve bunlardan ikisini hiçbir zaman yanınızdan ayırmayın. İşte, o zaman, büyük ölçüde hataları da önleyeceksiniz.

Bu tarafa dönüyorum. Çiftçiyi ilgilendiren, tarımı ilgilendiren projelere de sahip çıkmalısınız; bir başkasına bırakmamalısınız. Şuna inanın; çiftçiyi örgütleyin; gelin, ziraat odalarına bakalım, ziraat odalarının yasasını getirelim buraya; gelin, tarım kredi kooperatiflerini kurtaralım, çiftçiye teslim edelim, çiftçinin yönetimine bırakalım; gelin, üretici birlikleri yasasını çıkaralım, bunu da çiftçiye teslim edelim; arkanıza örgütlü kırsal alanı alın; bakın bakalım o zaman, tarımsal projeleri bir başkaları sizden alabilecek mi.

Sizden de şunu istiyoruz: Siz, Tarım Bakanısınız; çiftçiyi kayıracaksınız, çiftçiyi koruyacaksınız, her şartta çiftçiden yana tavır alacaksınız, ortada durmayacaksınız.

Arkadaşlarım, şunu da bu tarafa seslenmek istiyorum: Çökersiniz, çökersiniz; çiftçiye sahip çıkmazsanız, çiftçiyi desteklemezseniz düzeltemezsiniz bu ekonomiyi siz de. Kapatmakla olmaz; tutup da "serbest piyasa ekonomisi" diyeceksiniz, dışarıdan her türlü tarım ürününü ithal edeceksiniz. "Serbest piyasa" diyeceksiniz; ürün fiyatı belirlenirken de "serbest piyasa" diyeceksiniz; ama, çiftçinin girdilerini verirken hiç "serbest piyasa" demeyeceğiz!..

Evet, arkadaşlarım, biz, şunu istiyoruz: Serbest piyasadan yanayız; tarım ürünlerinin fiyatı, serbest piyasada belirlensin. Şunu da istiyoruz: Lütfen, serbest piyasa artı prim istiyoruz, prim; bu da eşittir, maliyet artı kârdır. İstenen fazla bir şey değildir; fiyatlarımız serbest piyasada oluşsun; ama, üretimi de engellemeyelim. Arkadaşlar, çiftçi ile toprağı barıştıralım diyoruz; bunu da Türk ekonomisini kurtarmak için yapalım diyoruz.

Doğrudur, Siteler'de çok güzel mobilyalar yapılır Sayın Bakanım; ama, lütfen, bir de tarlaya gidin, o insanların o tarlayı nasıl işlediklerini görün; inanın, sizin mağazanızdan daha temiz tarlalar göreceksiniz. Gidin; Antalya'ya gidin, Çukurova'ya gidin, Hatay'a gidin; o toprağa yatasınız gelir, yatasınız! Anadolu, bu, arkadaşlarım.

Çiftçilikle geçinen, yüzde 40 diyoruz, işimize geliyor; millî ekonomideki payı yüzde 11, yüzde 14 diye sayıklıyoruz. Peki, şunu da söyleyelim; hammaddesi tarıma dayalı olan sanayiin millî ekonomideki payı ne sevgili arkadaşlarım?!

Sizleri kendime yakın gördüğüm için, kusura bakmayın, bu tarafa bakıyorum.

Evet, arkadaşlar, çiftçiye, tarıma dayalı...

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Sayın konuşmacı, biraz da Meclis Başkanımıza bakın!

NECATİ UZDİL (Devamla)Bakarız gerekirse.

Sevgili arkadaşlarım, lütfen, müsaade edin...

Hiçbir televizyon, hiçbir basın tarımı gündeme getirmiyor; bari, şu Meclis kürsüsünden üç beş kelimeyle gündeme gelsin; yazık değil mi bu insanlara! Biz, buraya, milletvekiliyiz diye geldik; çıktık, burada, gündemdışı konuşmalarda, 5'er dakika, tarımın sorunlarını konuştuk. Niye konuştuk; seçmen vardı, bu seçmenin de yüzde 40'ı, yüzde 50'si çiftçilikle geçiniyordu; onlara mesaj verelim dedik. Mesajla olmaz arkadaşlar, sorunlarını çözelim; sorunlarını çözersek, 70 000 000'un sorununu çözeriz. Türkiye'de, tarımsal sanayii yeniden kalkındırırsak, diğer sektörlerin önünü açarız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 5 Haziran 2003

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook