Uyuşturucu tehlikesi konusunda
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 98. Birleşim · 1. yasama yılı · 25 Haziran 2003 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nevzat Doğan (AK Parti), 25 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UYUŞTURUCU TEHLİKESİ KONUSUNDA); konuşma 468 kelime.
Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “Uyuşturucu tehlikesi konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2003-06-25-uyusturucu-tehlikesi-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uyuşturucuyla mücadele günü dolayısıyla şahsım adına gündemdışı söz almış bulunuyorum;Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
İnsanoğlu var olduğundan beri, keyif verici maddelere karşı hep bir zafiyet içerisinde olmuştur. Bunun neticesinde, uyuşturucu kullanımı, her dönemde, hemen her ülkede, toplumların değer yargılarına ve aile yapılarına göre değişik oranlarda varolagelmiştir. Bağımlılık yapıcı maddeler, bazen, çökertilmek istenen milletlere karşı soğuk savaş silahı olarak da kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır.
Ülkemizdeki tarihçesine baktığımız zaman, Anadolu'da asırlardır haşhaş ve kenevir yetiştirilmesine rağmen, Osmanlılarda IV. Murat Dönemi dışında, uyuşturucu, bir sorun olarak karşımıza gelmemiştir. 1920'lerde ise, ülkemizde işgal güçleri, mukavemeti kırmak için gemiler dolusu alkol ve uyuşturucu maddeyi İstanbul'a getirerek gençler arasında yaygınlaştırmaya çalışmışlardır. Yine, 1930 - 1935 yılları arasında bir Japon firmasının ülkemizde bir eroin fabrikası kurması sonucu, büyük bir uyuşturucu salgını tehlikesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Daha sonra, 1970'li yıllardan itibaren, giderek artan, bağımlılık yapıcı madde kullanımı, gençlerimizi, dolayısıyla da geleceğimizi tehdit eder duruma gelmiştir. Bugün, ülkemizde uyuşturucu, sigara ve alkol gibi zararlı madde kullanımı bir salgın olarak nitelenecek boyutlara gelmiştir.
Yapılan araştırmada, Türkiye'nin yedi büyük ilindeki liselerde okuyan öğrencilerin yüzde 53'ü esrarı deniyor, yüzde 22'si ara ara kullanıyor, yüzde 8,5'i sürekli kullanıyor; eroini deneyenler yüzde 10, sürekli kullananlar yüzde 4; öğrencilerin yüzde 8,8'i kokaini denerken, yüzde 4'ü sürekli kullanmaktadır; yüzde 35'i yapıştırıcı ve uçucu maddeleri deniyor, yüzde 6'sı devamlı kullanıyor. Ayrıca, ülkemizde, 25 000 000'a yakın sigara tiryakisi, 20 000 000 alkol dostu, 5 000 000 ilaç bağımlısı bulunmaktadır. Ayrıca, bu rakamların dışında daha tespit edemediğimiz belki ilave edilecek miktarlar da vardır.
Görüldüğü gibi, uyuşturucu kaçakçılığı, alkol ve sigara içimini teşvik eden reklamlar, bu maddelere kolay ulaşabilirlik, son yıllarda bu zararlı maddeleri kullananların çığ gibi artmasına neden olmuştur. Maalesef, yapılan araştırmalar, bu maddeleri kullanma yaşının 12 yaşa kadar indiğini göstermektedir. Tüm bunlar, vatanımıza ve milletimize yapılan en büyük kötülük değil midir?!
Değerli milletvekilleri, gençlerimizi uyuşturucu ve diğer zararlı maddelerin içine çeken çeşitli nedenler vardır. Bunların en önemlilerinden biri, içki, uyuşturucu, kumar, fuhuş ve evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen ortamlardır ki, uyuşturucu kültürü olarak tanımlanmaktadır. Buna bir de ek olarak, daha çok bali ve tiner türü maddelere müptela olmuş sokak çocuklarının yaşadığı ortamları eklemeliyiz.
Gençlik, geleceğimizin teminatıdır. Kötü alışkanlıkların gençlerimizin güzel yaşamını kemirmesine izin vermemeliyiz. Bu konuda devlete, ailelere, medyaya ve sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir; yani, tam bir seferberliğe ihtiyaç vardır.
Bağımlılık yapıcı maddelere karşı verilecek mücadelede uygulanacak stratejiler; gençliğin, caydırma, bilgilendirme, kişisel ve sosyal becerileri artırma gibi faaliyetlerle bu zararlı maddelere karşı yönelmesinin önlenmesi; bu zararlı maddelere ulaşabilirliğin zorlaştırılması ve bulaşmışsa, bundan kurtarılması, yani, rehabilite edilmesi hususlarını içermelidir.
Madde bağımlılığıyla mücadele, Millî Eğitim, Sağlık, Millî Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının işbirliğiyle sistemli ve etkin bir şekilde yapılmalıdır. Okul müfredatı gözden geçirilerek, uyuşturucu bağımlılığı, alkol ve sigara kullanımı gibi konularda yılda bir iki saatlik dersler değil, sürekli bir eğitim tercih edilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 25 Haziran 2003