İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · CUMA

Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)

Nurettin Sözen

Sivas Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2004 · 1.180 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Sözen (CHP), 9 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)); konuşma 1.180 kelime.

Nurettin Sözen (CHP, Sivas). “Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-sozen-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NURETTİN SÖZEN (Sivas)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 619 sıra sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısına ilişkin görüşlerimi, Grubum adına, bilgilerinize sunacağım; öncelikle, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir ölçeğinde belediye hizmetlerinin etkin, üretken ve demokratik olması için görev yapan, büyükşehir içindeki ilçe ve ilk kademe belediyeleri arasında eşgüdümü sağlayan belediyelerdir.

Mevcut Büyükşehir Belediyesi Yasasının, bugünkü ihtiyaçlarımıza cevap vermediğini biliyoruz. Uygulamada, yasada çıkan boşluklar yönetmeliklerle doldurulmaya çalışılmıştır. Bu da, birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Yine, 3030 sayılı Yasanın uygulamasında, büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında ciddî anlaşmazlıklar yaşanmıştır. Kademeler arasında yetki, sorumluluk ve kaynak anlaşmazlıkları doğmuştur. Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında gelir dağılımında, kaynakların kullanımında anlaşmazlıklar mevcuttur, daha çok da, imar uygulamalarında tartışmalar yaşanmıştır. Bu yasa tasarısının, yaşanmış anlaşmazlıklardan ders çıkarılarak kısmen düzenlenmiş olduğunu memnuniyetle görmekteyim. İstanbul'da, Gökkafes ve Park Otel inşaatları dolayısıyla çıkan anlaşmazlıklar, büyük ölçüde kamuoyuna yansımıştı. Ankara'da, İzmir'de, Adana'da ve Gaziantep'te, benzer anlaşmazlıklar yaşandığını biliyorum.

Değerli arkadaşlar, AKP'nin daha önce hazırladığı yasa tasarılarında da gördük ki, tasarıların Anayasamıza uygunluğu konusunda gerekli duyarlılık ve titizlik gösterilmemektedir. Bu yüzden de, çok sayıda yasanın, ya Cumhurbaşkanınca Meclise geri gönderildiğine veya Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine tanık olmaktayız. Gerek tüm mahallî ve müşterek ihtiyaçların yerel yönetimlerce karşılanacağı ilkesi ve gerekse merkezî idarenin yetki devirlerinde olduğu gibi, Anayasaya aykırılık iddiaları mevcuttur. Ayrıca, daha önce Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuş şirketlerin belediye meclisi kararıyla özelleştirilmesi gibi, hukuk kurallarına uymayan maddeler bu tasarıda mevcuttur. Bugün, her boydaki yerel yönetimlerin ciddî kaynak sorunları var. Öncelikle de, bu konuda kaynak yaratılmasına yardımcı olacak yasa ve yasa maddelerine gereksinim var. Umarım ve dilerim ki, bu tasarı ve bundan sonra gelecek tasarılar, Anayasaya uygun olarak düzenlenmiş olsun, yerel yönetimlerin kaynak sorunlarını çözsün ve böylece, belediyelerden beklediğimiz hizmetler de yerine getirilebilsin. Bu konuları, yani, Anayasaya aykırılık ve de kaynak yaratılması alanlarındaki eleştiri ve önerileri, konunun uzmanlarına bırakmayı yeğliyorum.

Şimdi, diğer konuları ve daha da önemlisi, önemli saydığım bazı önerileri bilgilerinize sunmak istiyorum. Bunlardan birincisi; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinin yapacağı 1/25 000 ölçekli nâzım plan dışında, Sakarya'dan başlayan ve tüm Trakya'yı kapsayan alanda bölge yerleşim planı yapmakta çok geciktik. Hiç kuşku yok ki, İstanbul, bu bölgeyi ciddî olarak etkilemektedir; bu bölge de İstanbul'u büyük ölçüde etkilemektedir. Dolayısıyla, başta arazi kullanımı olmak üzere, doğru bir gelişme stratejisi saptamanın gerekli olduğu kabul edilmelidir. Akla gelen soru şudur: Bu planı kim veya hangi organ gerçekleştirecektir? Cevap hazırdır; bu bölge içindeki tüm belediyelerin katılacağı bölge belediye meclisi oluşacaktır. Bu meclisin başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olabilir. Bu meclis, yılda iki kez toplanır ve şu görevleri yapar: Bölge arazi kullanımı planlamasını yapar, bölgesel gelişme planını yapar ve son olarak da çevre koruma planını yapar. Bu konuda çok geç kaldığımızı söylemiştim. Eğer, bu konu otuz yıl evvel, elli yıl evvel çözülseydi, bugün, Sultanbeyli gibi, Ümraniye gibi, Kumburgaz gibi veya buna benzer, çarpık kentleşme örnekleri veren bölgeler ve beldeler oluşmayacaktı.

İkinci önemli önerim şudur: Büyükşehirlerde, yolları, kavşakları, trafik ışıklarını, trafik çizgisini ve yolların asfaltlanmasını büyükşehir belediyeleri yapar, büyük oranda kentiçi ulaşımı sağlar, yayalaştırmayı gerçekleştirir; ancak, trafik, polisler tarafından yönetilir, ehliyeti onlar verir; taksi, minibüs durak ve plakalarını vilayet verir. Ayrıca, büyükşehir belediyesinde, karayolu, bazılarında denizyolu, bazılarında metro, tramvay ve banliyö treni dışında özel ulaşım araçları da mevcuttur. Bu ulaşıma çok sayıda otorite karışır ve eşgüdüm, çoğu zaman anlaşmazlıklarla sonuçlanır. Çözüm basittir; ulaşım ve trafik büyükşehir belediyelerinin görevidir, ulaşım ve trafik tek elden yönetilir; ileri ülkelerde olduğu gibi; hemşeriler evlerinden işlerine, işlerinden evlerine tek kartla, yani tek biletle gidip gelirler. Kuşkusuz, bu, benim buluşum değildir; ileri Batı ülkelerinde uygulanan bir sistemdir. Bu alanda da çok geç kalmış durumdayız. Bu konuyu da ele alma zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Plan ve Bütçe Komisyonunda bir öneriyle vilayet trafik komisyonunun devredışı bırakılmasını, bu önerimin bir parçası olarak sayıyorum ve memnuniyetle karşılıyorum.

Üçüncü önemli önerim şudur: Büyükşehir belediyesine bağlı kuruluş ve şirketler, televizyon ve radyo işletmesi kurabilmelidir, il belediyeleri ise, sadece radyo kurabilmelidir. Bilindiği gibi, gerek Belediye Yasası ve gerekse Büyükşehir Belediyesi Yasası, bazı kararlarla ilgili kamuyu bilgilendirme zorunluluğu getirmektedir. Meclis kararları, encümen kararları, ihaleler ve etkinlikler kamuoyuna nasıl duyurulacaktır? Belediye meclisi toplantıları TV'den yayımlanırsa -Meclis çalışmalarının yayımlandığı gibi- demokratikleşme yolunda ciddî bir adım atılmış olacaktır. Günümüzün büyükşehir belediyelerindeki en önemli konu olan trafik akışında kentliye yardımcı olmanın yolu bir televizyona sahip olmaktan geçer. Kapatılan yollar, kesintiye uğrayacak su, elektrik, doğalgaz bilgileri anında halka ulaştırılmalıdır. Eskiden Anadolu'da beldelerde, biliyorsunuz tellallar belediye kararlarını halka duyururlardı, daha sonra, bazı gelişmiş ilçelerde hoparlörlerden sokaklara ve parklara belediye kararları duyurulmaya başlanıldı. Nüfusu 1 000 000'dan 10 000 000'a ulaşan büyükşehirlerin günümüzde halkına ulaşabileceği çağdaş hangi araç vardır televizyon ve radyodan başka. Ayrıca, büyükşehir belediyelerinde de -Belediye Yasasında da söylediğim gibi- artık e-belediyeciliğe, e-posta sistemine de dönüşmek gerekmektedir. Bu konuyla, büyükşehir belediyesi yönetimiyle ilgili diğer dilek ve önerilerimi de hızlı bir şekildi ifade etmek istiyorum.

İmar Yasası, Boğaziçi Yasası ve Gecekondu Yasası kurallarına aykırı yapıların yıkım ve görev yetkileri belediyelere verilmiştir; ancak, bu alanda belediyelere verilen yetkiler sınırlıdır. İnsanlığın ve dünyanın malı olan Boğaziçiyle ilgili -biliyorsunuz, Anayasa Mahkemesince yasası iptal edilmişti- onbeş yıldan beri hiçbir yasa çalışması yapılmamıştır. Bundan onbeş yıl evvel görev yaptığım dönemde, Boğazla ilgili üniversitelerin ve ilgili odaların görüşü alınarak bir yasa taslağı hazırlanmıştır. Dilerim ki, ilk fırsatta, hükümet, Boğaziçi yasasını da hazırlar ve bu boşluğu da doldurmuş olur.

Büyükşehir belediyeleri zabıta örgütünün de yeniden ele alınması ve daha çok yetkiyle donatılması gerekmektedir.

Büyükşehirlerin kanunla kurulması kaçınılmazdır; ancak, konulan ölçütler yetersizdir. Nüfus yapısı yanında, ekonomik yapı, kültürel ve coğrafî özellikler de mutlaka gözönüne alınmalıdır.

Hazine arazileri belediyelere devredilmelidir; ancak, bu arazilerde, kamu yararı olan tesislerin yapılmasına özen gösterilmelidir.

Büyükşehir belediye başkanları, ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarıyla yılda en az iki kez bir araya gelmelidir; keza, muhtarlarla da yılda iki kez bir araya gelmelidir.

Büyükşehir belediyelerinin devlet dairelerinden ciddî alacakları vardır; bu nedenle, belediye ile devlet kurumları arasında mahsup işlemleri gerçekleştirilmelidir.

Büyükşehir belediyesinin malî yapısıyla ilgili olarak öngörülen gelirlerin dışında, merkezî idareden intikal eden görevlerin de ödenekleri büyükşehirlere aktarılmalıdır.

Büyükşehir belediye meclisleri, rutin toplanma tarihleri dışında, olağanüstü toplanmalıdır.

Tasarıda "Büyükşehir belediyesine katılma" başlığı altındaki yöntem ve koşulların, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Yani, katılma söz konusu olunca, belde halkının, referandum yoluyla oluru, olmazsa olmaz koşul olmalıdır.

Tasarıda çok ince bir politik hesaba yer verilmiştir. Tasarıda, elektrik ve gaz tüketim vergisinden söz edilmektedir. 2404 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda, Elektrik ve Gaz Tüketim Vergisi yer almaktadır. Adı geçen yasadaki gazla, o yıllarda sadece birkaç ilde bulunan havagazı kastedilmektedir. Oysa, bugün, büyükşehirlerde ve de diğer belediyelerde sadece doğalgaz mevcuttur. Dolayısıyla, tasarıda, açıkça doğalgaz yazılması gerekirken, sadece gaz yazılmak yoluyla, doğalgazla ilgili gelecek doğalgaz vergisi gözden kaçırılmak istenilmiştir. Bana göre, gereksiz bir taktiktir.

Yasalar hazırlanırken, her şey, şeffaf ve yanlış anlaşılmalara neden olmayacak biçimde yazılmalıdır. Tasarıda, servis araçları ve taksi sayılarının büyükşehir belediyelerince belirlenmesi yer almaktadır. Servis araçları burada yer almamalıdır. Bu, büyükşehir dışındaki diğer kamu kuruluşları ve özel sektörün çalışmalarına müdahale anlamına gelir ve dolayısıyla yanlıştır.

Büyükşehir belediyelerinin, turizm, sağlık, sanayi ve ticaret ile üniversitelerin tüm altyapı hizmetlerini -su, kanalizasyon, doğalgaz, yol, aydınlatma gibi- belediye meclisi kararıyla, yerine getirmesi gerekir. Bu hizmetler ücretsiz yapılamıyorsa, belediye, bu hizmetlerin bedelini faizsiz ve taksitle tahsil etmelidir.

Büyükşehir Belediyesi Yasamızın, kent halkımıza daha kaliteli hizmetler sunulmasına katkı yapacağı umuduyla, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 9 Temmuz 2004

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook