4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk (s.s.466)
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 99. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Haziran 2004 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 9 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4483 SAYILI MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HK (S.S.466)); konuşma 575 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk (s.s.466)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-06-09-4483-sayili-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlilerinin-yargilanmasi-hk-s-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; görüşülmekte olan teklifin 2 nci maddesiyle ilgili değerlendirmelerimizi sunmak için Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına kürsüye gelmiş bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, teklifin bu maddesi, şikâyeti yasaklayan bir madde. Şikâyetin engellenmesi, şikâyet hakkına karşı güçlük çıkarılması, ihbarın ise bütünüyle yok edilmesi amaçlanmıştır. Bu kadar uğraşmaya gerek yok; bir maddelik teklif getirin; biz taraftarlarımıza her türlü yolsuzlukları yaptırırız, yargılanmazlar, şikâyet edilemezler deyin, bilelim; kanun haline gelsin. Kulağı dolaylı yoldan göstermeye gerek yok. Bunun anlamı odur.
Değerli arkadaşlarım, bakın, bu tasarıya göre, şikâyetçi, iddialarını ciddî bulgu ve belgelere dayandıracak. Oysa, Kanunda şu var: "Şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması." Yani, nedir bu; diyelim ki, (A) belediyesinin imar işlerinde rüşvet yeniliyor diye bir şikâyet olursa, bu soyut ve genel niteliktedir; ama, burada, filanca mühendis, filanca memur rüşvet alıyor denilirse, bu soyut ve genel nitelikte değildir. Bu da aşılmış, ciddî bulgu ve belge bulunacak. Ciddî bulgu ve belgeyi kim bulacak arkadaşlar; şikâyetçi. Nereden bulacak? Bizim ülkemizdeki mevzuata göre, bırakın vatandaşın delil toplamasını, avukatlar bile delil toplama hakkına sahip değildir. Böylelikle, şikâyetin önüne engel çıkarılmak isteniliyor, ihbar ise bütünüyle ortadan kaldırılıyor.
Değerli arkadaşlarım, bir de, imza ve adres olacak. Peki, telefonla ihbarda bulunamaz mı veya cumhuriyet savcısı, bir gazetenin yayını üzerine harekete geçerek ya da bir televizyondaki yayın üzerine harekete geçerek soruşturma açamaz mı; işte, bu teklife göre açamıyor. Emredici kural konuluyor, önüne engel çıkarılıyor; hayır, açamazsın deniliyor. Adı, soyadı olacak, ciddî bulgu, belge olacak. Oysa, ihbarı nazara almak savcının ihtiyarındadır, seçimlik hakkıdır. Ciddî bulgu ve belgeyi soruşturmacı bulur, şikâyetçi bulmaz ciddî bulgu ve belgeyi.
Kaldı ki, bunun gerekçesi olarak şu söylenilmiş: Efendim, idarî makamlar çok meşgul ediliyor, haksız ve yersiz şikâyetler oluyor, bunu önlemek istedik. Efendim, haksız ve yersiz şikâyetlerle siz uğraşmayın, haksız ve yersiz şikâyetin bizim hukukumuzda karşılığı var. Bir kişi, bir kişiyi haksız veya yersiz yere şikâyet ettiyse, Ceza Kanununda iftira diye bir madde var, iftiradan yargılanır. Şartları varsa, suç tasnii ve resmî mercileri iğfalden yargılanır. O kadar kolay değil. Kaldı ki, haksız yere şikâyetin tazminatla karşı karşıya kalma durumu da söz konusudur. Efendim, bürokrasi meşgul edilmeyecek... Yani, bürokrasi, yolsuzluğu soruşturmayacak da neyi soruşturacak arkadaşlar? Şikâyeti engelle, bunu güçleştir...
Bakın, altta 3 üncü madde var. Bunu, onunla bir araya getirdiğinizde, tamamıyla sorumsuz kalmaya dönük -yolsuzlukların sorumsuz kalmaya dönük olduğu- bir düzenleme var. 2 nci maddede şikâyeti kısıtlayacaksınız, 3 üncü maddede ise, bu konuda verilmiş bir karar varsa -diyelim ki ihaleye fesat karıştırıldı; şikâyet ettiniz; soruşturma yapan merci de, soruşturma sonucu yargılamanın gerekli olmadığına karar verdi, izin verilmedi; hasbelkader de, idare mahkemesinden geçti; artık, 3628 sayılı Yasaya girer bu- "yahu, yanlış olmuş, bunu bir inceleyin" deme hakkınız yok. Oysa, bunun uygulamada örnekleri var; bizzat bizim, uygulamacı olarak yaptığımız uygulamalar var. Bir belediyede, belediye meclisi üyeleri ile belediye başkanı, belediyenin yaptırdığı dükkânları aralarında paylaşmışlar; sözümona ihaleyle!.. Bu, şikâyet konusu olmuş ve meni muhakeme kararı verilmiş; bunu, idare mahkemesi de onaylamış. Daha sonra -3628 sayılı Yasa vardır; burada bazı ağır suçlar ona girer- o kanaldan müracaat edilerek, bu meni muhakeme kararının anlamsız olduğu, kapsamdışı olduğu görüldü ve 11 kişi, o olayda mahkûm oldu. Böyle bir durumda, bunu sağlama imkânınız yok arkadaşlar. Şikâyeti engelliyorsunuz, istediğiniz şekilde yolsuzluğa yol veriyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı, kendi halinde düşünüldüğünde, yolsuzluğa yol tasarısıdır. Kusura bakmayın "tasarı" diyorum -yani, bu tasarı, saklasak da tasarı; saklamasak da tasarı- ama, utangaç tasarı; tasarı olarak getirilmeye utanıldığı için teklif olarak getirilmiş. Utangaç tasarı, yolsuzluğa yol tasarısı!..
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 9 Haziran 2004