Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Siirt Milletvekili · Barış ve Demokrasi Partisi
Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 485 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özçelik (Barış ve Demokrasi Partisi), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 485 kelime.
Osman Özçelik (Barış ve Demokrasi Partisi, Siirt). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, sayın vekiller; verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Madde, ombudsmanlık kurumunu oluşturmaktadır. Bu kurum, Avrupa’nın birçok ülkesinde uygulanmakta ve toplumsal yararlar da sağladığı açıktır. Bu sistemin nasıl işleyeceğini henüz bilmiyoruz, elimizde böyle deneyimler yok, veriler yok. Umarız, Türkiye’deki adalet sistemi gibi işlemez.
Türkiye’de adalet sistemi, resmî devlet ideolojisi çerçevesinde baskıcı devlet mekanizmasını savunan, hukuk yerine, insan hakları yerine, birey ve vatandaş yerine devleti koruyan bir sistemdir. Bu nedenle, hukuk sistemi, adalet sistemi tarafsız değil ve bağımsız değil. Umarız bu kurum da böyle olmaz.
Bakın, adalet sisteminin nasıl işlediğine dair elimizde çok güzel bir örnek var, çok önemli bir örnek var. Biliyorsunuz, Mehmet Sincar bu Parlamentonun bir üyesiydi, 1991 seçimlerinde Halkın Emek Partisi ile SHP ittifakıyla Mardin’den seçilmiş ve Parlamentoya gelmiş idi. Sayın Mehmet Sincar barışçı, demokratik, mütevazı kişiliği ile bütün yaşamını demokrasiye, barışa, insan haklarına ve özgürlüklere adamış bir milletvekili idi. O yıllarda, bölgede faili meçhul cinayetler işlenmekteydi. 1993 yılında, Batman’da, o günün Demokrasi Partisinin il yöneticileri faili meçhul cinayetlerde yaşamlarını kaybetmişlerdi. Habip Kılıç ve Metin Özdemir adlı yöneticilerimiz, Batman’da birçok faili meçhul gibi, orada yaşamlarını yitirmişlerdi. O günün partisi DEP milletvekillerinden ve merkez yöneticilerinden oluşan bir heyet, insan hakları ihlallerini incelemek ve bu cinayeti yerinde izlemek üzere bölgeye bir heyet olarak gittiler. Heyetin içinde Hatip Dicle, Leyla Zana, Nizamettin Toğuç ve Sayın Mehmet Sincar vardı. Bölgede esnaf ziyareti yaptıkları sırada silahlı saldırıya uğradı heyet ve Mehmet Sincar yakın mesafeden, başına ateş edilerek öldürüldü. Mehmet Sincar’ın cenazesi partisine verilmedi, ailesine verilmedi ve kaçırıldı, Kızıltepe’de, 2 belediye işçisinin çalışmasıyla defnedildi. Faili meçhul cinayetlere bir yenisi eklenmişti. Mehmet Sincar’ın davası mahkemelerde bir sonuç vermedi. Ailesinin açtığı davalar hiçbir sonuç vermedi ve ne yazık ki Parlamento, faili meçhul şekilde cinayete kurban giden milletvekiline de sahip çıkmadı. Aradan on yedi yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlâ bu Parlamentonun üyesi Mehmet Sincar’ın ölümü aydınlığa kavuşturulmadı, sonuçlanmadı.
Merkezi Cenevre’de bulunan Parlamentolar Arası Birliğe bağlı İnsan Hakları Komitesi cinayeti yakından takip etmekte ve Komite, cinayetle ilgili bilgi almak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonuna yazı yazmakta. Komisyon, ailesiyle irtibat kurulamadığını, adresinin bulunmadığını söyledi, oysa Mehmet Sincar’ın eşi Sayın Cihan Sincar Belediye Başkanıydı. 1999 seçimlerinde seçilmiş, 2004 seçimlerinde tekrar seçilmişti ve bu yazışmaların olduğu tarihte belediye başkanlığının dokuzuncu yılındaydı. Ayrıca, aile, mahkemelerde “davacı” sıfatıyla olayı yakından izlemekteydiler. Ergenekon davası açıldığında Mehmet Sincar olayını aydınlatacak deliller ortaya konmuştu, müdahil olarak katılmak istemelerine rağmen, bu talepleri reddedilmişti. Ne yazık ki Türkiye Büyük Millet Meclisi hâlâ bir üyesine sahip çıkmış değil.
Bundan çok daha acısı, bir mahkemenin verdiği bir karardır. Bu, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği bir karar. Bu karara konu olan olay şu: Mardin’in Nusaybin ilçesinde DEHAP ilçe binası aranıyor, hiçbir suç delili bulunmuyor ancak bazı… Bir fotoğraf sergisi var. Fotoğraf sergisinde Mehmet Sincar’ın bu fotoğrafı da asılı. Mehmet Sincar’ın bu fotoğrafının da bulunduğu sergide birçok sanatçının, ölen sanatçıların, Ahmet Kaya gibi, Yılmaz Güney gibi sanatçıların da fotoğrafları var. Mahkeme…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010