Basın kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s.s.456)
Tokat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 99. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Haziran 2004 · 600 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Resul Tosun (AK Parti), 9 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BASIN KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.456)); konuşma 600 kelime.
Resul Tosun (AK Parti, Tokat). “Basın kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s.s.456)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-06-09-basin-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-komisyonu-rapo-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
RESUL TOSUN (Tokat)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bazı CHP'li arkadaşların konuşmalarına bayılıyorum; madde dışında her şeye temas ediyorlar, üzerinde konuştukları maddeyle alakalı herhangi bir konuya temas etmiyorlar; ama, muhalefet, yapacak, hiçbir itirazım yok. Böyle muhalefet dostlar başına. Ben, muhalefetten son derece memnunum. Burada, sadece, Sayın Hacaloğlu, bu maddeyle ilgili, bir devlet sırrı konusuna parmak bastı, o da madde dışında bir konu.O da önemli değil.
Değerli arkadaşlar, bu yasa tasarısı, Meclisteki bütün arkadaşların da ittifak ettiği gibi, şu anda yürürlükte bulunan yasadan çok daha iyi bir yasa tasarısı; bunda hiç kimsenin kuşkusu yok. Bu yasa tasarısının mükemmel bir yasa tasarısı olmadığını, ben, başta yaptığım konuşmada da söyledim; ama, daha çağdaş, daha modern, daha katılımcı, daha çoğulcu. Aslında, güzel bir yasa çıkarıyoruz; fakat, bizim, işte, Anayasamızdan kaynaklanan, hatta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden de kaynaklanan ve bu yasa tasarısına da gölge düşürecek, bu maddede, ikinci bir fıkra var.
Şimdi, maddeyi birlikte okuyalım. Maddede deniliyor ki: "Basın özgürdür." Tamam. "Bu özgürlük, bilgi edinme-yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir." Gayet güzel; ama, bir de bundan sonraki bölümüne bakın. Buraya kadar basının özgürlüğünü veriyoruz. Bundan sonraki bölümde de, birtakım sübjektif değerlerle, sübjektif kriterlerle basının sınırlanabileceğini kanunumuza derc ediyoruz. Mesela, bakınız "basın özgürlüğünün kullanılması ancak..." Tıpkı bizim Anayasamızda olduğu gibi; özgürlükleri sayar sayar sayar, sonra "ancak"la başlar, o özgürlüklerin yüzde 90'ını elinizden alır. Bu maddede de aynı şeye şahit oluyoruz. Devam ediyorum "...demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının... "Dikkat buyurun, nedir toplum sağlığı, belli değil.- "... ve ahlakının..." Nedir toplum ahlakı, belli değil. On sene önce, gazetelerde, bayan resimleri yayımlanırdı, birtakım bantlar çekilirdi; şimdi, o resimlere hiçbir bant çekilmiyor. Hangisi toplum ahlakı; on sene önceki mi, şimdiki mi? Gayet sübjektif bir şey. Yine, devam ediyorum. Orada "millî güvenlik, kamu düzeni, devlet sırlarının açıklanmaması -işte, bilmem ne- bunlarla sınırlanabilir" deniliyor.
Değerli arkadaşlar, bakın, üç gündür, Türkiye'de, geleneksel lehçelerle ilgili yayınlar yapılıyor. Ülkemizde, bu geleneksel lehçelerle, Arapça, Kürtçe, Boşnakça, Lazca gibi başka lisanlarda, lehçelerde konuşanlar konuşuyordu; fakat, bunlarla ilgili yayın yasaktı, kaset yayınlamak yasaktı. Bu ülkede, hep, kamu güvenliği, kamu düzeni, devletin bölünmez bütünlüğü vesaire gibi gerekçelerle bunlar yasaklanıyordu; üç gündür kamu düzenine hiçbir şey olmuyor. İnsanlar zaten konuşuyordu, yayınlansa ne olacak yani. Ben, Sayın Hacaloğlu'na katılıyorum; bunun devlet eliyle değil, nasıl yabancı dilde yayın hakkı varsa, bırakın, yabancı dilde yayın yapılsın. Devlet, RTÜK, adam gibi yasa getirsin; orada, devlete millete, topluma zararlı bir yayın varsa, bunun gereğini yapalım; ama biz, bu maddede, bu ikinci fıkrayı getirerek basın özgürlüğünü sınırlandırıyoruz. Muhalefetten bunu beklerdim aslında; şu anda ben muhalefet yapar duruma geldim.
HALUK KOÇ(Samsun) - Söyledik, duymadınız.
RESUL TOSUN (Devamla)Sadece devlet sırları Sayın Koç, sadece devlet sırları; onun dışında güzel bir tebliğ dinledik. İtirazım yok; sizden de memnunum yani.
ORHAN ERASLAN (Niğde)- Önündeki sıra sayısına bak, yazılı orada, yazılı.
RESUL TOSUN (Devamla) -Şimdi, arkadaşlar, demokratik haklardan korkmamamız lazım, özgürlükleri insanlara vermekten çekinmememiz lazım. Özgürlükleri tanımak devleti güçlendirir, zayıflatmaz; ama, tabiî, hepimizin eli kolu bağlı. Neden; çünkü, bu madde ve bu fıkra hazırlanırken, Anayasanın 26,27, 28 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 uncu maddesi esas alınmış. Ee, bu Anayasa yürürlükte olduğuna göre, ki, bu Anayasanın kökten değişmesi gerektiğini yargının en üst düzeyindeki insanlar senelerdir bangır bangır bağırıyorlar. Şimdi, bu, 26, 27, 28'e göre düzenlenmiş. Dolayısıyla, yasanın oraya uyumlu olması gerektiğinden dolayı bu fıkra gerekli görülüyor. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine tarafız, imza atmışız; o yüzden, o gerekçeyle de onu buraya koymak durumundayız.
Benim bu noktada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de itirazım var. Yani "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi" dediğiniz sözleşme, o da, dörtbaşı mamur, mükemmel, muazzam, eksiksiz bir sözleşme değil ki!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 9 Haziran 2004