Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Haziran 2010 · 573 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sebahat Tuncel, 15 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 573 kelime.
Sebahat Tuncel (İstanbul). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 508 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 9’uncu maddesi üzerinde, Barış ve Demokrasi Partisi olarak verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine, söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, burada ilginç bir durum yaşanıyor, maddeler oylanırken iktidar partisinin milletvekilleri geliyor, oyunu kullanıyor, sonra hemen çıkıyor. Anlaşılan, burada konuştuğumuz konu sayın milletvekillerini fazla ilgilendirmiyor. En azından gelip burada bunu dinlerlerse bu süreç de iyi işler diye düşünüyoruz.
Sayın milletvekilleri, AKP Hükûmeti toplumsal kesimlerin taleplerinin kapsamlı tartışılması ve sağlıklı sonuçlara ulaşmasını engellemek için torba yasalarla sürekli önümüze gelmektedir ve buna “evet” ya da “hayır” dememizi beklemektedir. Komisyon ve Hükûmet, zaten bizim verdiğimiz önergelere hiç katılmamaktadır, bugüne kadar katıldığını hiç görmedik ve dolayısıyla, kendi oylarının çoğunluğunu kullanarak buradan torba yasaları geçirmektedir. Ancak bu torba yasaların toplumsal yaşamda ne kadar etkili olduğunu pratik yaşamda görmekteyiz. Her defasında da bu yasaları düzeltme konusunda yeni önergeler getirilmeye çalışılmaktadır. Bizim önerimiz Hükûmete, bu yöntemden vazgeçsin, bu kanun teklifinde de olduğu gibi birçok bakanlığı ilgilendiren konular bakanlıklardan geçsin, komisyonlardan geçsin, sağlıklı tartışılsın, gerçekten toplumun yaşamını kolaylaştıracak işler yapalım. Aksi takdirde burada sadece iktidar-muhalefet karşıtı bir şeye dönüşüyor.
Sayın milletvekillerim, bugün 15 Haziran. Türkiye işçi sınıfı mücadelesi açısından 15-16 Haziran direnişi bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. Bildiğiniz gibi, 1970 Haziranında Adalet Partisi ve dönemin Cumhuriyet Halk Partisinin oylarıyla (x) Mecliste kabul edilen Sendikalar Kanunu’yla DİSK kapatılmak istenmişti. 1970 yılında yapılan bir yasa değişikliğiyle sendikaların iş kolunda toplu sözleşme yetkisi ve yine konfederasyonların temsil yetkisi de tüm çalışanların üçte 1’inin üye olması koşuluna bağlanmıştı. Sendikaya üyelik ve sendikadan istifada noter şartı getirilmişti. Bu şekilde fiilen DİSK’in varlığı ortadan kaldırılmak istenmiş, örgütlenme özgürlüğü, emekçilerin elinden alınmak istenmişti ancak emekçiler, kendilerine, örgütlenme özgürlüğüne yönelik, DİSK’in kapatılmasına yönelik bu girişime karşı sessiz kalmamışlar, direnme hakkını kullanmışlardır. 15 Haziranda aldıkları bu direnme kararını 15-16 Haziranda yükseltmişlerdir. Tarih 16 Haziran olduğunda 168 fabrikadan 150 bin işçi eyleme katılmış, direnişe şiddetle müdahale edilmesi sonucunda 4 işçi yaşamını yitirmiş, 200’den fazla işçi yaralanmış, yaşanan bu direnişe karşı sıkıyönetim ilan edilmiş, 100’lerce sendikacı 12 Mart mahkemelerinde yargılanmış, olayların ardından 5 bini aşkın kişi işten atılmıştır. İki gün boyunca binlerce emekçinin sokaklarda tepkilerini dile getirerek örgütlenmeye sahip çıkmasının ardından Anayasa Mahkemesi bu kanun teklifini iptal etmiştir ancak 12 Eylül darbesiyle birlikte bu yasa tekrar Türkiye’de işçi ve emekçilerin gündemine gelmiştir ve hâlâ işçi ve emekçiler bunun sıkıntısını çekmektedir. 15-16 Haziran direnişinin 40’ıncı yılında işçi ve emekçiler bugün neoliberal politikalara karşı sömürüye, adaletsizliğe karşı sendikalaşma ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması için direnişlerini sürdürmektedir. Biz de buradan 15-16 Haziran direnişlerini selamlıyor, emekçilerin hak ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
(x) Bu ifadelere ilişkin düzeltme, bu Birleşim Tutanak Dergisi’nin 106’ncı sayfasında yer almıştır.
Sayın milletvekilleri, neoliberal politikaların kendini var ettiği en önemli alanlardan birisi sağlık ve sosyal güvenlik alanıdır. Toplumun en temel ihtiyacı olan ve bütün insanların koşulsuz eşit olarak paylaşması gereken sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri, ne yazık ki tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir meta hâline getirilmiş durumdadır. Özellikle AKP Hükûmeti döneminde koşulsuz uyguladığı Dünya Bankası ve IMF politikaları sonucunda Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ait yasal düzenlemeler -bugüne kadar yapılan Kamu Güvenliği Temel Kanunu, aile hekimliği, genel sağlık sigortası gibi- vatandaşların sağlık hakkını bir hak olmaktan çıkarmış ve metalaştırmıştır ne yazık ki.
Tabii, bir yandan bu sağlık hakkı elimizden alınırken, diğer yandan da Türkiye’de güvencesiz çalışma koşulları, iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda da çok ciddi sorunlar yaşandığı bilinmektedir. Tabii, bu politikalar karşısında çıkartılan bu yasalar bu sorunları çözebilmekte midir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 15 Haziran 2010