Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 962 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sedat Pekel (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IV.TUR (MİLLİ SAVUNMA BAK.,BAYINDIRLIK BAK.,ULAŞTIRMA BAK.,)); konuşma 962 kelime.
Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2003-12-20-iv-tur-milli-savunma-bak-bayindirlik-bak-ulastirma-bak-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA SEDAT PEKEL (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Belediyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun Teklifinin 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini bildirmek üzere söz almış bulunuyorum. Görüşlerimi açıklamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Hepinizin bildiği gibi, anılan yasa teklifi, 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, il ve ilçe merkezleri hariç, nüfusu 2 000'in altında olan belediyelerin tüzelkişiliklerinin sona erdirilmesini öngören bu 2 nci maddesiyle, ilgili belediyelerin mevcut kadrolu memur ve daimî işçilerinin bir başka belediyeye ya da il özel idarelerine devrini öngörmektedir. Ancak, onun dışında, geçici konumda olan sözleşmeli olanların durumlarında belirsizlik hâkimdir. Bu 340 belediyemizde çalışan ve yaklaşık 2 000 civarında olan bu konumdaki insanların bakmakla yükümlü oldukları insanlarla birlikte 8 000-10 000 kişiyi ifade ettiklerini varsayarsak, bu kadar insanın işsizler ordusuna katılmasının sıkıntılarını şimdiden görme, onu yüreğimizde duyma ve gereğini yapma konusunda da Yüce Meclisin biraz daha gayretli olması gerektiği gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Değerli milletvekilleri, nüfusu 2 000'in altında kalan belediyelerin tüzelkişiliklerinin sona erdirilmesini öngören bu yasa teklifinin gerekçesinde, bu belediyelere tahsis edilen gelirlerin büyük bir kısmının personel gideri için kullanılması nedeniyle, bu belediyelerin yerel ihtiyaçları karşılayacak şekilde hizmet sunamadığı belirtilmektedir. Bu ifade doğru değildir. Bu ifadenin yanlışlığına, kendi bölgemden örnekler vermek istiyorum.
Balıkesir'in Erdek İlçesine bağlı Ocaklar Beldesi, 2000 yılı nüfus sayımına göre, 1 657 nüfuslu olmasına rağmen, yaz aylarında bu nüfus 40 000-50 000'e ulaşmaktadır. İlgili belediye, 2 kadrolu memur, 17 geçici işçiyle beş yıldır görev yapmaya çalışıyor. Kayıtlı 2 000 konutu var. Bu belediye, kendi özkaynaklarıyla, 2003 bütçesini 1 trilyon 138 milyar lirayla bağlamış. 2003 yılında İller Bankasından gelen hisselerin toplamı 79 milyar lira, sadece 79 milyar lira. Bu belediye, vergi ve sigorta primi olarak da 137 milyar lira ödemiş, diğer kaynaklarını kendisi yaratmış, altyapı problemlerini çözmüş ve bu şekilde de, devlete de, millete de, çalışanına da bir kuruş borcu olmayan bir belediyemiz.
Hemen, Bandırmamıza bağlı Aksakal Belediyemize geçiyorum: 2000 yılı nüfus sayımında, nüfusu 1 995'te kalmış; yani, 5 eksiği var. Bu 5 eksiği nedeniyle, o da, belediyeciliği bitecek, noktalanacak beldelerimizden bir tanesi. Aksakal Belediyemizin otuzbir yıllık geçmişi var; 5 kadrolu memuru, 5 kadrolu işçisi, 5 de geçici konumda çalışan işçisi var. O da, kendi özkaynaklarıyla, 2003 bütçesini 400 milyar liraya bağlamış ve sadece, İller Bankasından, aynı yılda, bu yılda, 6,5-7 milyar lira gibi bir para almış; aynı şekilde onun da, devlete de, millete de, çalışanına da borcu yok, ayakları üzerinde duruyor, kendi yağıyla kavruluyor.
Manyasımızın Kızılköy ve Salur Belde Belediyeleri de bundan farklı değil.
Yani, belediye başkanları gerçekten kendilerini iyi yetiştirmiş, kadrolarını oluşturmuş, mevcut imkânları rasyonel kullanarak, yerel imkânlarıyla bu şekilde hizmet sunduğu beldenin ihtiyaçlarını adam gibi sağlıklı bir şekilde değerlendirip, sorunları çözme konusunda becerikli olarak bunu yapmışsa, bunun karşılığında, o yaklaşık otuz, kırk, elli yıllık belediyelerin kapatılması şeklinde sonuçlanmamalıydı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu yapılan işlemin son derece yanlış olduğunu, doğru olmadığını düşünüyoruz.
Belediyelerin ayakta kalmasıyla ilgili olarak böyle bir uygulamanın yerine, geçmişte bu Meclis kürsüsünde benim dile getirdiğim gibi, belediyelerin sağlıklı hizmet verebilmesinin önkoşulu olan akçalı konularda desteklenmesi gerektiği konusunda AKP İktidarının da biraz daha duyarlı, biraz daha o insanların dertlerinin, sorunlarının çözümü konusunda destek vermesi anlamında algılaması gerektiğini söylemiştim. Belediyelerimizin gelirleri belli; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu onları saymış. Onun ötesinde, belediyelerimiz, nüfuslarına göre, genel bütçe gelirleri vergi tahsilatı üzerinden belli bir pay alıyorlar. Geçmişte, AKP Hükümeti işbaşına gelmezden önce aldıkları bu pay yüzde 6'yken, maalesef, 2003 bütçe kararnamesinde, şubat ayında, bu oran yüzde 5'e düşürülmüştür.
Onun dışında, belediyelerin gelirlerinin sadece bu şekilde paylarla sınırlı kalmadığını görüyoruz. Onun ötesinde, Bakanlar Kurulunun 3278 sayılı Kararıyla, belediye maktu, nispî ve vergi harçları tarifelerini belirleme yetkisi var. Ancak, bu yetkinin 1992 yılında belirlendiğini ve aradan geçen onbir yılda, hiçbir hükümetin, uyarılarımıza rağmen AKP Hükümetinin de bu konuda hiçbir şey yapmadığını düşünürsek, belediyelerin sıkıntılarının ne denli akçalı konulardan kaynaklandığını da anlamış oluruz.
Şimdi, birkaç örnek vermek istiyorum; aradan geçen bu onbir yılda, bu şekilde Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen gelirlerdeki erozyon sonucu geldiğimiz nokta hakkında çarpıcı bir iki örnek vermek istiyorum. Aynı kararla, motorlu taşıt araçlarının içine ve dışına konulan ilan ve reklamların beher metrekaresi, yıllık olarak en çok 100 000 liradır. Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden, günlük 10 000 lira ile 100 000 lira arasında vergi tahsil edilebilmektedir. Belediyelerce toplanan bu tür vergi ve harçlar, 6 lira ile 1 200 000 lira arasında değişmektedir. El insaf!..
Yani, inanın, bu saydığım kalemleri çoğaltmak mümkün ve bu çoğalttığımız maddelerdeki gelirlerin tamamını, hangisi olursa olsun, tahsil etmeye kalktığımızda, yaptığımız harcamaların elde edilecek gelirin çok altında kaldığını, benim gibi belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımızın tamamı bilir. Böylesi basit bir konuda, o ayrılan payı biraz artırmak ve özellikle, Bakanlar Kurulunun elinde, yetkisinde, tekelinde olan bu desteği sağlamak varken, biz, belediyelerimiz başarısız, kaynak tüketen, israf içerisinde olan bu belediyeleri kapatalım anlayışıyla, bugün, böylesi bir konuyu, tartışma için bu zemine taşımış bulunuyoruz. Bu, gerçekten yanlıştır; ancak, AKP İktidarının bu uygulamalarını birçok alanda görmemiz mümkün. Kıbrıs'a bakıyoruz "ver, kurtul" anlayışı var, özelleştirmede "sat, kurtul" anlayışı var, belediyelere geldiğimizde de "kapat, kurtul" anlayışı var; bu, son derece yanlıştır.
Belediyeler Yasası, belde belediyelerine, beldede yaşayanların ihtiyaçlarını düzenleme ve onların ortak ihtiyaçlarını karşılama görevlerini yüklemiş ve onları tüzelkişilikle donatmış. Bir başka anlatımla, belediyeciler, insanların doğumundan ölümüne kadar, hatta, öldükten sonra da mezarlık hizmetleriyle, insan yaşamının her evresinde, her döneminde hizmet sunmakla görevli, donatılmış insanlar. Meşhur sözdür; birisinin bir derdi, bir sıkıntısı olduğunda "git, sana belediye baksın" derler. Son derece doğru bir sözdür. İşte, o belediyenin bakması için, yıllardan beri o yetkiyle donatılmış o insanların elinden böylesi bir yetkinin alınmasının mantıksızlığını, sanıyorum göreceğiniz tepkiyle, bu önümüzdeki 28 Mart yerel seçimlerinde, bölgelerinizde, fazlasıyla duyacaksınız, fazlasıyla göreceksiniz. Buna, hiçbirimizin hakkının olmadığını düşünüyorum. Yol yakınken, bu konuda, biraz daha sağlıklı düşünceyle, öyle bir sonuca varırsınız ki ve bu şekilde de, bugün televizyonları başında, özellikle beldelerinde, buradan çıkacak kararı bekleyen o belediyelerin umutlarını söndürmemiş olursunuz, onlardan hizmet bekleyen insanların önünü açmış olursunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 20 Aralık 2003