2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.
Yalova Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2004 · 952 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şükrü Önder (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 952 kelime.
Şükrü Önder (AK Parti, Yalova). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sukru-onder-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 2005 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçesi hakkında, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hem Grubum hem de şahsım adına sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, konu güvenlik olunca, özellikle bu uğurda hayatlarını kaybeden meslektaşlarımızı anmadan geçmek mümkün değil. Geçen hafta içerisinde Irak'a görev için giden saygıdeğer beş meslektaşımızı hain bir pusu sonucu kaybettik, Allah'tan rahmet diliyorum; ama, bu uğurda hayatlarını kaybeden nice şehitlerimiz var, onlara da rahmet diliyorum. Özellikle bir konuyu da vurgulamak istiyorum; çünkü, hep askerden, polisten bahsederiz -belki de yapmış olduğum görev itibariyle beni çok etkilemiştir- ama, elinde kalemi, beyninde düşüncesinden başka hiçbir silahı olmayan güneydoğuda şehit olan öğretmenlerimizi de yâd etmeden geçmem mümkün değil; bu değerli meslek camiasını da saygıyla anıyorum, onların yakınlarına da başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum.
Emniyet Genel Müdürlüğü denince, tabiî ki, akla polis teşkilatımız geliyor. Gerçekten, polis teşkilatımız, ülkemizde güçlü bir teşkilat; halkın canını, ırzını, malını koruyan çok güçlü bir teşkilat. Güvenlik hizmetleri öylesine bir hizmet ki, çok ağır; fakat, bu ağırlığının farkında değiliz. Neden derseniz; teneffüs ettiğimiz havanın bir insana ne kadar yararlı olduğunu tartışmak, abesle iştigalden başka bir şey değil; güvenlik hizmetleri de böyle; ama, nasıl ki havayı devamlı alıp soluduğumuz için farkında değilsek, yapılan güvenlik hizmetlerini de zaman zaman sıradan bir hizmet gibi değerlendirme cihetine gidiyoruz. Aslında, güvenlik hizmetleri, gerçekten yaşamımızın her anını iştigal eden, her anını paylaşan çok ağır ve önemli hizmetler; 24 saat süren kesintisiz hizmetler. Bu hizmetleri veren Emniyet Teşkilatı, 81 ilde, yaklaşık 700 ilçede teşkilatlanmasını yapmış ve tahminen 200 000 personelle, bu olayların üstesinden gelmeye çalışmaktadır.
Önümüzdeki sene, 10 Nisan 2005'te kuruluşunun 160 ıncı yılını kutlayacağımız bu yüce teşkilatımız, gerçekten, çalışmalarında teknolojiyi yakalamış, e-devlet projesini, hemen hemen ilk uygulayan kurumlardan bir tanesidir. Bugün, Emniyet Teşkilatında, Polnet sistemi sayesinde, sorgulamalar, pasaport vermeler, ehliyet sorgulamaları, kimlik sorgulamaları, kayıtlar anında yapılabilmekte, vatandaşa en seri hizmet takdim edilebilmektedir. Yine, Emniyet Teşkilatımız, kurmuş olduğu bu sistem sayesinde, suçlularla mücadelede de çok büyük başarılar elde etmiştir. Özellikle suçun işlenmesinden önce almış olduğu güvenlik tedbirleri sayesinde, suçların oluşmasından sonra, olayın akabinde suçluların yakalanması oranında çok başarılı çalışmalar elde etmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, sizlere birkaç misal vereceğim; lütfen, bu misallere dikkatinizi çekmek istiyorum: 2003 yılı içerisinde, Almanya 82 000 000 nüfusa sahip, toplam 6 572 000 olay meydana gelmiş; uygarlığın beşiği olan İngiltere 52 000 000 nüfusa sahip, 5 800 000 olay meydana gelmiş; keza, Hollanda 16 000 000 nüfusa sahip, 1 383 000 olay meydana gelmiş; Avusturya 8 000 000 nüfusa sahip, 643 000 olay meydana gelmiş; Türkiye, 2003 sayımlarında 68 000 000 nüfusa sahip, 391 800 olay meydana gelmiş. Bunları kıyasladığımızda, gerçekten, Türk polisinin başarısı, çok net bir şekilde görülmektedir. Keza, metropol şehirlere baktığımızda, Berlin'de, 3 500 000 nüfusa karşılık 563 000 olay meydana gelmiş; Londra'da, 7 000 000 nüfusa karşılık 1 090 000 olay meydana gelmiş; Amsterdam'da, 901 000 nüfusa karşılık 131 000 olay meydana gelmiş; Budapeşte'de 1 700 000 nüfusa karşılık 108 000 olay meydana gelmiş; dünyanın gözbebeği, harikalar diyarı İstanbulumuzda, 10 000 000 nüfusa karşılık 82 529 olay meydana gelmiştir; yine, bu rakamlara baktığımızda da, Türk polisinin başarısı açıklıkla görülmektedir.
Olay bununla mı kalmış; hayır, asla. İnsanlığın baş belası olan uyuşturucuyla mücadelede Türk polisinin gerek Avrupa'da gerekse dünyadaki yeri tartışılmazdır. Bugün, 2000 yılına kadar Avrupa'da yakalanan uyuşturucunun beşte 1'i Türk Emniyet Teşkilatına aittir. 2000 - 2004 yılları arasında yakalanan uyuşturucunun üçte 1'i yine Türk polisine aittir ve 2004 yılı içerisinde şu günümüze kadar 22 Aralık tarihi itibariyle yakalanan uyuşturucu miktarı, afyon türevindeki miktar 10,5 tondur ve Emniyet Teşkilatımız tarafından yakalanmıştır.
Jandarma Teşkilatı ve Sahil Güvenlik olsun, özellikle Gümrük Muhafaza olsun, bunların da yapmış olduğu çalışmalar sonucu yakalanan uyuşturucu miktarı, 2004 yılı içerisinde, yaklaşık 14 ton civarındadır. Tüm Avrupa'nın bütün ülkelerinde yapılmış olan operasyonlar sonucunda Avrupa'da yakalanan uyuşturucu miktarı, Türkiye ile beraber, 25 tondur; yani Almanya'nın, Fransa'nın, İngiltere'nin, Hollanda'nın, Danimarka'nın, Belçika'nın, Macaristan'ın yapmış olduğu icraatların tamamına, Türk polisi ve jandarması, eşdeğerde bir çalışma yapmak suretiyle, yüzde 50'ye yakın bir uyuşturucuyu, Avrupa giden bir uyuşturucuyu yakalamak suretiyle başarısını ispat etmiştir. Tabiî, bu çalışmaların hepsi, hepinizin bildiği gibi, maddî imkânlar sayesinde oluyor.
Yine 2005 yılı içerisinde, Türk polisinin Avrupa Birliğine entegrasyonu sonucunda birtakım çalışmalar yapılacak; ancak, bu eşgüdüm çalışmaları, maddî kaynakların artırılmasını gerektirmektedir.
Bütçenin geneline baktığımızda, geçen seneki bütçe ile bu seneki bütçe arasında yüzde 14 oranında bir artış vardır. Ben özellikle hükümetimize teşekkür ediyorum; ama, bu artış, sadece ve sadece binaların yapımıyla ilgili bir artıştır; özellikle araç alımında eksiklikler çoktur; Sayın Bakanım, bu konudaki gayretlerinizi biliyoruz, ama, daha da gayret göstermemiz gerekiyor; Parlamento olarak bizim yapmamız gereken hususlarda da sizi her zaman destekleyeceğimizi ifade ediyoruz. Çünkü, 2003 ve 2004 senelerinde Emniyet Teşkilatında yaklaşık 3 000 tane taşıt HEK'e ayrılmıştır. Bunun yanı sıra, 2004 yılı içerisinde sadece ve sadece 511 tane araç alınmıştır. HEK'e ayrılan bu araçlardan dolayı 2 500 tane araç açığı vardır. Mevcut araçlarımıza baktığımızda, bu araçların çoğunun da HEK'e ayrılması gerekmektedir ve sayın milletvekilleri, hepinizin gördüğü gibi, polis teşkilatı, halen daha 1980 model, 1982 model Renault Toroslarla, TS'lerle hizmet vermeye çalışmaktadır. Bunu da Yüce Meclisimizin aziz takdirlerine sunuyorum.
Şimdi, bu teşkilatın çalışan personeli gerçekten son derece fedakârca ve cefakârca çalışmaktadır. Geçmiş dönemlerde de konu gündeme geldi, ben bu konu üzerinde fazlasıyla durmak istemiyorum; ama, bir nebze de olsa, mademki konu bütçe, bütçeyle ilgili olarak, polisin özlük haklarına da değinmek istiyorum. Bugün polis teşkilatı, almış olduğu maaş bakımından devlet memurları sıralamasında son derece aşağıdadır. Özellikle polislik mesleğinden emekli olan meslektaşlarımızın maaşlarında yüzde 50'ye yakın bir kesinti olmaktadır. Şöyle kısa bir misal vermemiz gerekirse; otuz yıl hizmet ederek emekli olan ikinci sınıf bir emniyet müdürü emekli olduğunda sadece 723 000 000 lira, bir başkomiser 581 000 000 lira, aynı şekilde otuz yıl üzerinden emekli olan bir polis memuru da 527 000 000 lira emekli maaşı almaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 24 Aralık 2004