29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)
Malatya Milletvekili ·
Genel Kurul, 92. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2005 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş, 29 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 29.03.2005 TARİHLİ VE 5325 SAYILI PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLME TESKERESİ (S.S.876)); konuşma 533 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Malatya). “29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-04-29-29-03-2005-tarihli-ve-5325-sayili-partiler-kanununda-degisiklik-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 2820 sayılı Yasanın geçici 16 ncı maddesinin kaldırılmasına dair kanun teklifi üzerinde vermiş olduğum önergenin gerekçesini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, benden önce konuşan Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsünün sözlerine cevap verecek değilim. Onun demokrasi kültürünün nerede olduğu herkesçe malum; Türkiye de gördü. Demokrasinin bir gelişme süreci yaşadığını ve siyasî partilerin bu milletin sesi olduğunu, bir kere, kafasının bir yerine yazması lazım. Demokrasilerde siyasî partilerin, milletin sesi olarak, milletin dertlerini dile getirmek için kurulduğunu, başka bir amacı olmayacağını, Anayasanın da 68 inci maddesinde "demokrasinin temel unsuru" diye altını çizerek söylediği sözün siyasî partilerden başka bir şey olmadığının, bir kere, özümsenmesi lazım.
Değerli arkadaşlar, anlaşılan o ki, daha evvel çıkardınız, Sayın Cumhurbaşkanımız hukukî gerekçesiyle iade etti; dolayısıyla, bu kanunun hukukî bir izahı yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımız, gönderme gerekçesinde, bunun Anayasaya açık aykırılığını dile getirdi. Hukukî izahı yoksa, bunun, ahlakî izahı da yoktur. Niye yoktur; çünkü, birbuçuk senedir, iki senedir komisyonlarda görüşülmeyen, Meclis gündemine alınmayan bir konu, siyasî partiler memleketin meselelerini çözmediler diye, Anamuhalefet Partisi anamuhalefet görevini yerine getirmedi diye birtakım insanlar itiraz edince, bu kanun gündeme geldi. Bu ahlakî değil. O halde bu ne; bu, siyasî bir karar. Ne siyasî bir karar; bizden başka, yani, İktidar ve Anamuhalefet Partisinden başka partilerin yaşamasının, halkın meselelerini dillendirmenin önünü kesmek için verilmiş bir siyasî karar.
Şimdi, ne konuşacak siyasî partiler bu kürsüde; çiftçi meselelerini konuşacak. Ee, konuşmasın... Ne konuşacak; esnafın meselesini konuşacak...
Bakın, önümüzde yasa var, esnaf derneklerini, esnaf birliklerini, esnaf konfederasyonlarını susturma yasası var.
HASAN ANĞI (Konya)Ne alakası var?!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Dün federasyonları susturma yasasını geçirdiniz.
HASAN ANĞI (Konya)Doğru konuş.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Bakın, köylüyü susturdunuz. Şimdi, biliyorum ki, Mecliste bir çalışma var; TRT 3'ün bu Meclisten millete yaptığı yayını da susturma girişimleri var. Sayın Anadol, dün basın toplantısında açıkladı.
Peki, Meclisi susturacaksınız, köylüyü susturacaksınız, esnafı susturacaksınız; siyasî partileri de susturursanız, iktidarınız veya anamuhalefetliğiniz mutlak mı olacak zannediyorsunuz?! Kime mutlak oldu?! Geçen dönem şu muhalefet sırasında veya iktidar sırasında oturan hangi liderler burada var veya hangi vekiller burada var?! Evet, Sayın Fatsa var.
Şimdi, dolayısıyla, iktidarı mutlak kılmanın yolu, demokrasiyi çiğnemek falan değil. İktidarı mutlak kılmanın yolu, millete, milletin istediği şekilde hizmet etmekten geçer.
Bırakın, muhalefet, bu kürsüde, önerilerini, açıklamalarını, düşüncelerini özgürce dile getirsin; belki katkı sağlar, belki ülkenin hayrına olan işlere birlikte, beraber atılım, açılım yapma sağlar. Eğer ahlaken bunun önünü tıkarsanız, vicdanen rahat yatamazsınız.
HASAN ANĞI (Konya)Sayın Başkan, neresi gerekçe bunun?!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Vicdanen rahat yatamazsınız. Bunun gerekçesi budur, bunun gerekçesi bu. Öyle el hareketi yapmaya hakkın yok; çok çirkin!
HASAN ANĞI (Konya)Senin yaptığın yanlış.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Sayın Başbakan 25 000 000 dolara uçak alırken ülkenin kaynakları heba olmuyor. Bakın, Türk Ceza Yasasıyla hortumcuların 40'ar trilyon lira cezalarını, mahkemenin verdiği cezaları kaldırırken, 100 milyar liralara düşürürken bu ülkenin kaynakları heba olmamış oluyor. Bu milletin alınterleri, mahkemelerin verdiği cezalardan, hortumcuların ceplerinde bırakılırken alınteri olmuyor... Bir siyasî parti görüşünü dile getirir, yanlışlarımızı söyler, bizim karşımıza rakip olur diye 2 trilyon, 3 trilyon lira gibi komik rakamları çok görürseniz demokrasi adına, vallahi, o durumlara düşersiniz, o durumlara düşersiniz; çünkü, çoğu, bunu yapanlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 29 Nisan 2005