İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · SALI

Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)

Süleyman Sarıbaş

Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 993 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 993 kelime.

Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, hafta başında, bu hafta Meclis çalışmalarımıza başlarken, milletimizin hayrına hayırlı bir hafta geçmesini temenni ediyorum ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu haftanın gündemini belirlerken her üç parti grubumuz da Danışma Kuruluna bir öneriyle geldiler. Biz Anavatan Partisi olarak, geçmişte alınan bir kararın, genel bir kararın icabı gereği Salı günlerinin denetime ayrılması noktasından hareketle, son günlerde okullarımızda, ortaöğretim okullarımızda yaşanan terör olaylarının, Meclis araştırması yoluyla öngörüşmelerinin yapılmasını teklif ettik. Benden önce konuşan Grubumuz temsilcisinin ve Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Gazalcı'nın belirttiği gibi, hakikaten, gazetelerde boy boy resimlerle, boy boy haberlerle, bu olaylar milletimizi derin endişelere itmektedir. 14 çocuğumuz beş ay gibi kısa bir sürede okuldaki şiddetten hayatını kaybetmiş, yüzlerce genç, delikanlı, öğrencimiz, öğretmenimiz yaralanmıştır. Bu konuya Meclis el atsın, bu konunun sebeplerinin, nedenlerinin, alınması gereken tedbirlerin neler olduğunu Meclis araştırsın; çünkü, meclislerin ana görevlerinden biri, toplumsal sorunları araştırmak ve bunlara çare üretmektir, daha doğrusu yürütmeye yön göstermektir dedik; oylarınızla reddedildi. Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun bir önerisi okundu. Tarımın içinde bulunduğu sorunlar; yani, üreticilerimizin, çiftçilerimizin yaşadıkları; alın terleriyle, ellerinin nasırıyla geçimlerini, hayatı tırnaklarıyla kazanan insanların artık yok olmaya yüz tuttuklarının; hadise sosyal boyuta kavuşmadan Meclisin bu konuları araştırması, bu konulara el atması, tedbir üretmesi, önerilerde bulunmasını istedi Cumhuriyet Halk Partisi. Biraz önce yine sizlerin değerli oylarıyla bu öneriyi de reddettiniz.

Şimdi üçüncü öneriyi tartışıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisinin bu haftaki gündeme dair önerisi. Baktığımız zaman, iki temel kanun var. Bunlardan bir tanesi, çeşitli kanunlarda değişiklik yapan, daha önce bu Meclisin gündemine gelen, fakat, o gün bir Anayasa oylaması neticesinde, acaba Anayasa oylamasında bir sıkıntı doğar mı diye Sayın Gül'ün Sayın Baykal'ı ziyaretiyle gündemden çekilen, yani, milletin hakkı ve hukuku üzerinden yapılan bir pazarlıkla bugüne kadar gündeme getirilemeyen, yurt dışına gönderilen öğrencilerimizin haksızlığa uğramaları neticesinde devlete olan mecburî hizmet taahhütleri karşılığı borçlanmalarından istenen 100 000'lerce dolar para; onun da dışında, bunlara kefil olan komşu, akraba, tanıdıkların mağdur ve perişan olmasını ortadan kaldıran bir tasarı ki, biz Anavatan Partisi olarak bu tasarının tabiî ki öncelikle ve ivedilikle çıkmasına taraftarız.

Eğer şayet bizim önerimizi ve Cumhuriyet Halk Partisinin önerisini, araştırma önergelerini kabul etmiş olsaydınız, zannediyorum, salı günü -bugün- denetim günü olarak bu iki araştırma önergesi kabul edilip araştırma komisyonları kurulmasına karar vermiş olsaydık, bu tasarıyı da, hemen bunun arkasından bu hafta görüşeceğimiz, "memur sicil affı" dediğimiz, hakikaten önemli, birçok memurumuzu mağdur eden, devletle ilişiği kesilmiş, çoluk çocuğuna ekmek parası götüremeyen memurumuza yeniden memur olma imkânı, en azından çoluk çocuğuna ekmek götürme imkânı tanıyan, haksızlığa uğramış memurlarımızın disiplin aflarını gündeme getiren bir tasarıydı. O iki tasarının da iki gün içerisinde, yani, çarşamba ve perşembe günü içerisinde bitme imkânı var idi. Şimdi, bizim önerilerimiz reddedilince, ister istemez, o, iki, tartışacağımız, bugün, bu haftanın gündeminde olan tasarıları da, biz de muhalefet olarak, siz nasıl reddettiyseniz, biz de elimizden geldiği kadar, bu konsensüsün sağlanmamasına çalışan Grubunuzun günahı olarak milletimizin önüne koyacağız.

Değerli arkadaşlar, hakikaten çiftçiler zor durumda. Bakın, bu hafta sonu Gazipaşa'daydık -Antalyalı milletvekili arkadaşlarımız var- traktörle, salatalığı, üretici, önümüze döktü ve bir feryatta bulundu; ne dedi biliyor musunuz: "Kilosunu 5 kuruşa satıyorum; 6 kilo satar isem 1 ekmek alıyorum, 50 kilo satar isem 1 sigara alıyorum."

Değerli arkadaşlar, motorine bugün 4,7 ve yedinci zam, altıncı zam geldi yılbaşından beri. Çiftçinin ana girdisidir motorin. Gübre, 2002'den bu güne 200 000 000'dan 600 000 000'a çıktı tonu, yüzde 300 zam geldi. 1 050 liradan devraldığınız motorin bugünün fiyatlarıyla 2 400 lira oldu; yani, yüzde 140 zam geldi. Bu kadar zam… Girdisi artmış olan çiftçi salatalığını 5 kuruşa satıyorsa, bu insanların dertlerini dinlemek lazım, bu insanların dertlerine çare aramak, çözüm bulmak lazım. Bu çözümü kim bulacak, bizler milletin vekili değil miyiz; yani, milletin bu dertlerini bu kürsülerden dile getirmeyeceğiz, bu araştırmaları yapmayacağız, bunun sebeplerini araştırmayacağız da neyi araştıracağız?!

Türkiye, bir kur, faiz, finans sistemi içerisinde sömürülen bir ülke haline getirildi. Sıcakparanın baskısıyla Türkiye'ye gelip kur baskısı yaratıp büyük rantlar elde edenler; Türkiye'de pazarlanan, yıllardır bu milletin birikimiyle ortaya konulmuş eserleri yok pahasına alıp hanelerine, varlıklarına rant kaydedenler, onların meseleleri basının her gün gündeminde. İşte gelecek hafta göreceksiniz, kurumlar yasasını da onlar için getiriyoruz. Bütün bunları yapacağız; ama, tarımla geçinen nüfusun yüzde 50'sini doğrudan ilgilendiren, yani 35 000 000 insanımızın aş ve iş kapısını kaybetmek üzere olduğu tarımın sorunlarını araştırmayacağız. 17 000 000 genç çocuğumuzu ortaöğretime her gün anneler "çocuğuma acaba okulda bir şey olur mu" diye yürekleri titreyerek gönderecekler, "okul kapılarında aman çocuğuma bir uyuşturucu mafyası musallat olmasın, aman çocuğuma bir çete musallat olmasın diye gecelerini gündüzlerine katıp uyuyamayacaklar; Meclisimiz bunu da araştırmayacak...

Peki, ne yapacak Meclisimiz?! Meclisimiz ne yapacak?! Kurumlar Vergisinde Oferlere, Kurumlar Vergisinde Haririlere, Kurumlar Vergisinde o 21 tane milyar dolar sahibine… Ki, onlar, bu milletin 21 000 000 yoksuluna karşı üretilmiş 21 tane milyar dolar sahibi vardır. Her 1 000 000 yoksula karşılık, 1 milyar dolar sahibi üreten bir IMF programıyla yönetilen bir ülke olduğumuz için, onların meseleleri öncelikle gelip geçecek bu Meclisten, ondan sonra da biz elimizi vicdanımıza koyup rahat rahat milletin vekilliğini yaptığımızı savunacağız. Bu, mümkün değil arkadaşlar.

Köylere, kentlere gidin, kasabalara gidin, vallahi feryat var, vallahi ateş var. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Sizlerin tuzu kuru olabilir, sizler iktidar milletvekilleri olarak bunları görmemiş olabilirsiniz veya sizlere söylemekte nezaket gösterip utanabilirler; ama, vallahi milletin artık ekmek alacak parası kalmadı, kahveye gidecek parası yok. Esnafımız, milyonlarca, 5 000 000 esnafımız kepenk kapatmak üzere; yanında çalıştırdığı insanın Bağ-Kur borcunu, sigortasını ödeyememekte, siftah edememekte.

Peki, ne var Türkiye'de; Türkiye'de şu var: Her şey güllük gülistanlık, her şey yerinde; olayları kontrol altında tutuyoruz; canım, zaten dalgalı kur, dalgalanır; bu, normal... Dalgalandı, ne oldu biliyor musunuz arkadaşlar; tam 26 katrilyon lira dışborcumuz arttı. Dalgalandı ne oldu; yüzde 13'teki faiz yüzde 20'ye çıktı, tam 6,5 katrilyon lira oradan da bir zararımız oldu, toplam 35 katrilyona yakın zarar ettik. Bu 35 katrilyon lira, yaklaşık olarak 25 milyar dolar, bu ülkenin en az 3 000 000 işsiz insanına iş bulacak bir paradır. Bir haftalık dalgalanmayla, bu ülke, 3 000 000 insanına, işsiz insanına iş bulacağı parayı, rant sahiplerinin, sermaye sahiplerinin para…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 6 Haziran 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook