İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 66. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

3 mart 1924 tarihli devrim kanunlarının kabulü hk.

Türkan Miçooğulları

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 66. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Mart 2005 · 637 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Türkan Miçooğulları (CHP), 3 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3 MART 1924 TARİHLİ DEVRİM KANUNLARININ KABULÜ HK.); konuşma 637 kelime.

Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “3 mart 1924 tarihli devrim kanunlarının kabulü hk”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2005-03-03-3-mart-1924-tarihli-devrim-kanunlarinin-kabulu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 Mart 1924 tarihli devrim kanunları üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, bugün, demokratik, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyetine giden yolda en önemli adımların atıldığı, yalnızca siyasal alanda değil toplumsal alanda da köklü değişimlerin temelini oluşturan devrim kanunlarının yıldönümü. Bundan tam seksenbir yıl önce bugün, yani, 3 Mart 1924'te, 429 sayılı Kanunla, Şeriyye ve Evkaf Vekâletleri kaldırılmış, 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunuyla eğitim birliği ilkesi yaşama geçirilmiş, 431 sayılı Kanunla da halifelik kaldırılarak, rejimin laik niteliği açıkça ifade edilmiş ve bugünkü Türkiye'nin temelleri atılmıştır.

O günkü sosyal ve siyasal koşullar gözönüne alındığında, yapılan düzenlemelerin gerçekten devrim niteliğinde büyük dönüşümler olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Bütün dünyada büyük bir ilgi ve hayranlıkla izlenilen bu devrimlerle, Türkiye Cumhuriyetinde kanunları yapma ve yürütme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi ile onun kurduğu hükümete verilmiş, hukukta laiklik ilkesi doğrultusunda düzenlemelere geçilmiş, şeri hukukun uygulayıcıları olan şeriyye mahkemelerinin yanı sıra bu vekâlet tarafından yönetilen okullar ve medreseler kaldırılmış, uluslaşma sürecinin temel taşlarından biri olan eğitim birliği ilkesiyle farklı köken, kültür ve tercihlerden gelerek Türkiye mozaiğini oluşturan milyonlarca insanımız yurttaşlık bilinci ve sorumluluğu kazanmış, çağdışı bütün konular ve öğretiler eğitim programlarından çıkarılmıştır.

Laikliğin devletin nitelikleri arasında belirtilmesi Anayasada 1928 ve 1937'de yapılan düzenlemelerle gerçekleşmişse de, bu sürecin ilk adımını hilafetin kaldırılması oluşturmuştur. Halife mevcut oldukça Türkiye'de yapılması zorunlu olan sosyal ve laik karakterdeki devrimlerin yapılamayacağını düşünen Ulu Önder Atatürk, 1924 yılının ocak ve şubat aylarını geçirdiği İzmir'de halifeliğin kaldırılması zamanının geldiğine karar vermiş, 1 Mart 1924'te laikliği -sözcük olarak anmaksızın- savunurken de "dini siyasetten arındırmak dinin de gereğidir" demiştir.

Sayın milletvekilleri, 1924, hemen her alanda önemli reformların ve köklü dönüşümlerin yaşandığı bir yıldır. Kurtuluş Savaşı sona ermiş, bir yıl önce toplânan İzmir İktisat Kongresiyle yeni ekonomi politikaları belirlenmiş, Lozan Anlaşması imzalanmış, cumhuriyet kurulmuştur. 1924, bu sürecin siyasal ve ideolojik açıdan esas olarak tamamlandığı dönemdir. Böylece, Kemalist devrim evrensel süreçte kendi kişiliğini bulmuştur.

Bugün, laik, demokratik, hukuka saygılı bir devlet düzeni içinde yaşıyorsak, bunu 3 Mart devrim kanunlarına borçluyuz. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra önemi daha da artan ve bütün dünyada "Türkiye modeli" olarak adlandırılan bu mucizenin çıkış noktası 3 Mart kanunlarıdır.

Bu kanunlarla, din, mezhep, inanç, köken, kültür ve yöresel farklılıklardan kaynaklanan özellikler birer zenginlik olarak kabul edilmiş ve cumhuriyeti bugünlere getiren yurttaşlık bilinci oluşturulmuştur. Bağımsızlık esasından yola çıkılan bu süreçte, siyaset ile din arasındaki ilişki resmen koparılmış, çoğulcu demokrasinin gereği olarak, laiklik yaşamın her alanında egemen kılınmıştır; çünkü, bir rejim demokratikse çoğulcu, çoğulcuysa laik olmak zorundadır. Çoğulcu demokraside hiçbir düşünsel ya da dinsel başkalık yok edilemez, görmezlikten gelinemez ve başkalarına dayatılamaz. Üyelik için bütün koşullarına ve dayatmalarına evet denilen Avrupa Birliği Sözleşmesinin 128 inci maddesi de bu doğrultudadır.

Bugün aradan seksenbir yıl geçmiştir. Ne yazık ki, bu geçen süre içerisinde, neyin, niçin, neden, nasıl yapıldığını kavrayamayan bir bilinç eksikliğiyle karşı karşıyayız. Bazı çevrelerin toplumsal bir bellek sorunu yaşadığı açık; çünkü, geçmişte yaşananlar deneyime dönüşmüyor. Özellikle çokpartili yaşama geçildikten sonra kutsal din duyguları sürekli olarak politikaya alet edilmiş, devrim kanunlarının temeli olan eğitim birliğine yönelik sistemli ve bilinçli yok etme çabaları 1970'lerden sonra hız kazanmıştır.

İşte bundan dolayıdır ki, Türkiye'ye, laik ve demokratik cumhuriyete yönelik, içten ve dıştan, yerelden ve merkezden kaynaklanan tehlikeleri, tehditleri, "ılımlı İslam devleti" gibi dil sürçmelerini, Kemalizme yönelik "devrini tamamlamıştır" türünden yaklaşımları doğru okumak zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Miçooğulları.

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla)Bugün karşı karşıya olduğumuz baskı, tehdit ve tehlikelerin aşılması, ancak, ulusal değerlerimize sahip çıkmakla mümkündür.

Bu düşüncelerle, 3 Mart devrim kanunlarının 81 inci yıldönümünü kutlarken, başta Büyük Önder Atatürk olmak üzere, geçmişte bu duyarlılığı gösteren ve hazırladıkları kanun teklifleriyle bugüne gelmemizde çok büyük katkılar sağlayan Şeyh Saffet Efendiyi, Halil Hulki Efendiyi, Vasıf Bey ile son zamanlarda bazı çevrelerin saldırı oklarını yönelttiği hukuk devriminin öncüsü Mahmut Esat Bozkurt ve arkadaşlarını şükranla anıyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 3 Mart 2005

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook