İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · SALI

Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunları hk

Türkan Miçooğulları

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 21. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Kasım 2005 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Türkan Miçooğulları (CHP), 22 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 564 kelime.

Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2005-11-22-zeytin-ve-zeytinyagi-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, sizleri ve umutla bizi izleyen yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün, hepimizin yakından bildiği, insanlık tarihiyle özdeşleşmiş zeytinden ve zeytinyağından söz etmek istiyorum; ama, konuya geçmeden önce, Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeniyle, başta kızım olmak üzere, tüm diş hekimliği öğrencilerinin haftasını kutluyor, başarılar diliyorum.

Zeytin, dünya üzerinde iki coğrafî kuşakta, kuzey ve güney yarı kürelerde, 30-45 enlem dereceleri arasında, 33 ülkede yetişmektedir. Zeytinin anayurdu Anadolu'dur demek yanlış bir sav olmaz; çünkü, bilinen ve açığa çıkarılmış olan en eski zeytinyağı işliği, Anadolu'da, İzmir'in Urla İlçesinde bulunmaktadır; 2 500 yıl öncesine dayanır. Türkiye'de zeytin Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere beş bölgede yetiştirilmektedir. Yüzde 92'si meyve veren olmak üzere 100 000 000 adet zeytin ağacının yüzde 80'i Ege, yüzde 12'si Akdeniz, yüzde 7'si Marmara Bölgesinde bulunmaktadır. Konuşmayı daha çok rakamlarla boğmadan, sadece sofralık zeytin üretiminin yüzde 14'ünün, zeytinyağı üretiminin ise yüzde 25'inin güzel İzmirimizde yapıldığını belirterek, zeytinyağının özelliklerine geçmek istiyorum.

İnsanlık var olduğundan beri sofralarımızda katık olarak, aynı zamanda sağlık, temizlik ve güzellik alanlarında kullanılan zeytinyağının önemi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Son zamanlarda antioksidanların sağlık üzerinde etkilerini hepimiz okumakta, duymakta ve araştırmaktayız. İşte, size bir sağlık sırrı ürün zeytinyağı. Eğer, zeytinyağını sofralarınızdan eksik etmezseniz içinde bulunan kuvvetli antioksidanlar sayesinde kanser oluşumunu engellediğiniz gibi, HDL'yi, yani iyi huylu kolesterolü yükseltip, LDL'yi, yani kötü huylu kolesterolü düşürmesi sayesinde kalp ve damar hastalıklarının önüne geçmiş, bağışıklık sistemini güçlendirmiş olursunuz; yetmedi, güneş ışıklarının dermatolojik zararlarını önlemek, şeker hastalığının tedavisine yardımcı olmak gibi özellikleriyle de tanışırsınız. Bütün bunlar, Kimya Mühendisleri Odasının İzmir'de yaptığı bir sempozyumda konuşulmuş bilimsel gerçekler olduğu için sizlerle paylaşmayı doğru buldum.

Sakın, zeytinyağı üretimi ve ticareti yaptığımı sanmayın. Ben, sadece zeytin ve zeytinyağı üreticisinin sesi olmaya çalışıyorum. Şimdi zeytin mevsimi; soğukta, yağmurda, çamurda bu yurdun efendisi köylülerimizin öpülesi elleri, tek tek zeytin toplarken, çatlak çatlak olup, kim bilir nasıl kanayacak. Karaburunlu, Urlalı, Çeşmeli, Selçuklu, Kemalpaşalı, Seferihisarlı, Menderesli, Torbalılı, Bergamalı, Dikilili üreticilerimiz ellerinin kanamasına razı; yeter ki, zeytine ve zeytinyağına gereken önem verilsin ve yürekleri kanamasın.

Toplumun zeytinyağının yararları konusunda bilinçlenmesi dünyadaki zeytinyağına olan talebi artırmıştır. Ekosisteminde zeytin ağacı yetiştirilemeyen Almanya bile, on yıl öncesine kadar zeytinyağını tanımazken, şimdi 45 000 ton zeytinyağı tüketir düzeye gelmiştir. Artık, zeytinyağı, lojistik önem kazanmıştır. O halde, zeytin ağaçlarını, anayurdu olan Anadolu'da 100 000 000'dan 250-300 milyona çıkarmak için, devlet tarafından doğru zeytin alanları seçilmeli, tarım il müdürlükleri ve il özel idareleri eliyle üreticiler fidana kavuşturulmalıdır. İzmir İl Özel İdaresi, 2005 yılı içinde, 1 000 000 zeytin fidanını toprakla buluşturmuştur.

Üreticinin bilinçlendirilmesi ve üretimin artırılması için prim desteği şarttır. Bilinçli üretim sayesinde, var-yok yılı arasındaki fark çok aza inecektir. Üretim-tüketim dengesinin kurulması ve stok sisteminin devreye girmesi, kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretiminin artırılması için gerekenin yapılması, zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin ürünün üzerine yazılması gibi birçok şey yapılabilir.

Türkiye, dünyanın beşinci büyük üreticisi konumundadır; ancak, AB ülkelerinin ülkemizden zeytinyağı alımında -gümrük birliğinde olmamıza rağmen- kısıtlama uygulamaları anlaşılmaz bir uygulamadır. Bunun kaldırılması için, hükümet, gerekeni yapmalıdır. Dünya üretiminin yüzde 40'ını karşılayan İspanya rekoltesinde, yaşanılan olumsuz hava koşulları nedeniyle, yüzde 50'lik bir düşüş vardır. Şu durumda, dünya piyasasında, üretici ülkeler yarışı söz konusudur.

Teşvik primi AB ülkeleri düzeyine çıkarılmalı, zeytinyağı ihracatı bir devlet politikası haline getirilmelidir. Dökme ve ambalajlı ihracat birbirine koşut kılınmadan, ikisi de desteklenmelidir. AB'ye girme mücadelesi verilen şu süreçte, AB ülkelerindeki tüm destekler bizde de olmalıdır. Türkiye, Uluslararası Zeytinyağı Konseyi üyeliğine geri dönmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 22 Kasım 2005

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook