İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )

Ufuk Özkan

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Kasım 2004 · 1.203 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ufuk Özkan (CHP), 25 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TÜTÜN KONTROLÜ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNİN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TAS.( SS . 684 )); konuşma 1.203 kelime.

Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2004-11-25-dunya-saglik-orgutu-tutun-kontrolu-cerceve-sozlesmesinin-uygun-bulundu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sıra sayısı 684 olan Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Dünya Sağlık Örgütünün, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 171 üyesi, insan ve kamu sağlığının korunması amacıyla yapılan ilk uluslararası sözleşme niteliğini taşıyan, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin nihaî metni üzerinde mutabık kalmışlar ve anılan sözleşme, Dünya Sağlık Asamblesinin 21 Mayıs 2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kabul edilmiştir.

Sözleşme, tütün ve tütün mamullerinin vergilendirilmesi ve fiyatlandırılması, sigara ve diğer tütün mamullerinin kullanımının önlenmesi ve tedavisi, tütün ve tütün mamullerinin yasadışı ticaretinin önlenmesi, reklam, sponsorluk ve promosyonlar ile paket ve etiketlemeyi de içerecek şekilde ürün düzenlemelerine ilişkin hükümler içermektedir. Sözleşmenin 36 ncı maddesi uyarınca, 40 ülkenin onaylamasını takiben doksan gün içerisinde yürürlüğe girecektir. 2004 Haziran ayı itibariyle, sözleşme 143 ülke tarafından imzalanmış, 21 ülke tarafından onaylanmıştır.

Türkiye'de 1996 yılında çıkarılan 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda öngörülen hususlarla paralel olması nedeniyle, sözleşme, söz konusu kanunun uygulanması esnasında sonradan ortaya çıkan birtakım eksikliklerin giderilmesine de yardımcı olacaktır.

Tütünün insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, Türkiye'de halihazırda 2 720 000 000 Amerikan Doları tutarında ekonomik kayba neden olmakta. Yaklaşık 100 000 kişi, sigara nedeniyle, her yıl erken ölümle yaşamını yitirmektedir. Gelişmiş ülkelerde tütün tüketimi hızla düşerken, ülkemizde son yirmi yılda yüzde 80 oranında artış göstermiş, sigaraya başlama yaşı da giderek küçülmüştür. Bu gerçekten hareketle, tali komisyon olan Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporundan bazı tespitleri aktarmak istiyorum.

(x) 684 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

4.11.2004 tarihli toplantıda, sözleşmenin ülkemize kazandıracağı maddî kazanımların ötesinde insana ilişkin çok yararlı hükümler içerdiği, sigara üreten şirketlerin pazar peşinde koştukları ve en iyi pazarların genç nüfusa sahip ülkeler olduğu, ülkemizin genç nüfusa sahip olduğu ve bu nedenle sigara üreticileri için iyi bir pazar olduğu, 4207 sayılı Kanunda yasaklanmasına rağmen küçüklere sigara satıldığı, para cezasının uygulanmadığı, ülkemizde her gün yüzlerce insanın sigara nedeniyle ölmekte olduğu; bu nedenle de, sözleşmenin, bir an önce onaylanmasının, hem maddî hem de insan yaşamı bakımından yararlar sağlayacağı ifade edilmiştir.

Esas komisyon olan Dışişleri Komisyonunun 11 Kasım 2004 tarihli toplantısında, sorunun sağlık boyutu yanında ekonomik boyutunun da ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanmış ve tütün yetiştiren kesimin durumuna hassasiyet gösterilmesinin önemi üzerinde durulmuştur.

Bu sözleşme, halk sağlığını koruma haklarına öncelik verme kararlılığını taşıyarak, tütün salgınının yayılmasının, halk sağlığı için ciddî sonuçları olan ve etkin, uygun ve kapsamlı bir uluslararası tepki verilmesinde mümkün olan en geniş uluslararası işbirliğini ve tüm ülkelerin katılımını gerektiren küresel bir sorun olduğunu kabul ediyor.

Bilimsel kanıtların, tütün tüketiminin ve tütün dumanına maruz kalmanın ölüme, hastalıklara ve sakatlıklara neden olduğunu, sigara ve diğer tütün mamullerine maruz kalma ile tütüne bağlı hastalıkların ortaya çıkması arasında belli bir zaman aralığı olduğunu gösteriyor ve kabul ediyor.

Ayrıca, yüksek düzeyde işlenmiş olan sigara ve tütün içeren diğer bazı ürünlerin bağımlılığa ve bu bağımlılığın devam etmesine yol açtığını ve bunların içerdiği bileşiklerin çoğunun ve oluşturdukları dumanın farmakolojik olarak aktif, toksik, mutajenik ve kanserojen olduğunu kabul ediyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, doğum öncesi dönemde tütün dumanına maruz kalmanın, çocuğun sağlığına ve gelişimine olumsuz etkilerde bulunacağıyla ilgili açık bilimsel veriler olduğunu tespit ediyor. Tüm dünyada çocukların ve ergenlerin sigara kullanımlarındaki, özellikle giderek erken yaşlarda sigara içilmesindeki artıştan endişe duyuyor.

Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kaçakçılık, yasadışı imalat ve sahte üretim gibi her türlü kanunsuz ticaretinin önlenmesinde ortak hareket etmenin önemini vurguluyor.

Bazı gelişmekte olan ve ekonomileri geçiş sürecinde olan ülkelerde tütün kontrol programının orta ve uzun vadede doğurabileceği sosyal ve ekonomik zorlukları gözönünde tutarak, bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınma için, ulusal olarak geliştirilmiş stratejiler bağlamında teknik ve finansal desteğe olan ihtiyacını kabul ediyor.

Bu noktada, ülkemiz tütünü ve tütüncüsü açısından bu sözleşmenin önemini vurgulamak istiyorum. Yıllardır yanlış tütün politikalarıyla tükenmek üzere olan Türk tütünü ve tütüncüsünün geleceği için bu sözleşmeyi son derece önemsiyorum. Herkesin ulaşılabilir en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarında yaşama hakkını belirten, 16 Aralık 1966 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 12 nci maddesine atıfta bulunarak, 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin, sözleşmeye taraf olan devletlerin, çocukların mümkün olan en yüksek sağlık standartlarında yaşama haklarını tanımaları gerektiğini belirtiyor. Sözleşmenin maddelerinden bazı bölümleri aktarmak istiyorum.

Önce, amaç nedir, ona bir bakalım. Bu sözleşmeyle, tütün kullanımı ve tütün dumanına maruz kalmanın yaygınlığını ve sürekli özlü bir şekilde azaltmak için, tarafların ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde uygulayacakları bir tütün kontrol önlemleri çerçevesi sağlamak suretiyle, mevcut ve gelecek nesilleri tütün tüketimi ve tütün dumanına maruz kalmanın yıkıcı sağlık, sosyal, çevresel ve ekonomik sonuçlarından korumaktır.

Gelişmekte olan ve ekonomileri geçiş sürecinde olan ülkelerdeki tütün kontrol programlarının bir sonucu olarak, geçimleri olumsuz etkilenen tütün yetiştiricilerine ve işçilerine teknik ve malî destek sağlanmasının önemi kabul edilmeli ve ulusal olarak geliştirilen sürdürülebilir kalkınma stratejileri kapsamında ele alınmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözleşmeyle bir değişiklik yapılıyor. Uluslararası seyahat eden yoluculara tütün ürünlerinin vergisiz ve gümrüksüz satışını yasaklama ve sınırlandırma getiriliyor. Sözleşmenin "tütün dumanından korunma" bölümü şunu ifade ediyor: Her bir taraf, kapalı işyerlerinde, toplutaşıma araçlarında, kapalı kamu alanlarında ve gerektiğinde kamuya açık diğer yerlerde tütün dumanına maruz kalmayı engellemek için ulusal yasalarla belirlenen mevcut resmî yetki alanlarında etkin, yasal, icraî, idarî ve diğer önlemleri alacak ve uygulayacak ve bu önlemlerin yetkisine giren diğer düzeylerde de kabulü ve uygulanmasını etkin bir şekilde teşvik edecektir.

Sözleşme yürürlüğe girdikten sonraki üç yıllık süre içinde, tütün ürünlerinin paketlenmesi veya etiketlenmesinde, bir tütün ürününün özellikleri, sağlığa etkileri, tehlikeleri ve emisyonlarıyla ilgili yanlış, aldatıcı, yanıltıcı veya hatalı izlenim oluşturacak ve belirli bir tütün ürününün doğrudan veya dolaylı olarak diğer tütün ürünlerinden daha az zararlı olduğu izlenimini uyandıracak düşük katranlı, hafif, ultra hafif ya da yumuşak ve bunun gibi tanım, ticarî marka, figür veya başka işaretler kullanılamaz yasaklamasını getiriyor.

Eğitim kurumları, sağlık hizmeti veren kurumlar, işyerleri ve spor merkezleri gibi yerlerde tütün kullanımının bırakılması, özendirici, etkin programların oluşturulması ve uygulamasını, tütün bağımlılığının teşhisi, danışma, önleme ve tedavisi için sağlık kurumlarında ve rehabilitasyon merkezlerinde program oluşturulmasını öngörüyor.

Tütün ürünlerinin market raflarında doğrudan ulaşılabilir yerlerde satılmasının yasaklanması, küçüklere hitap eden şeker, çerez, oyuncak veya başka nesnelerin tütün ürünleri şeklinde üretilmesi veya satılmasını yasaklıyor.

Üzerinde ısrarla durduğum tütüncümüz ve çalışanlarımız için madde 17 aynen şu ifadeyi kullanıyor: "Taraflar, gerekirse, birbirleriyle ve uluslararası ve bölgesel uzmanlık kuruluşlarıyla işbirliği içinde, tütün işçileri ve yetiştiricileri, eğer varsa bireysel satıcılar için ekonomik olarak varlıklarını sürdürebilecekleri alternatifler geliştireceklerdir."

Yine, tütüncümüze yönelik 20 nci maddenin (a) bendinin son cümlesi aynen şöyle: "Tütüne alternatif ürünleri belirlemeye yönelik araştırmaları geliştirecek ve teşvik edecektir."

Sözleşmenin 22/ 1 (b) ii maddesinde, tütün yetiştiricileri ve işçileri için, şu ifade yer almıştır: "Tütün işçilerine, gerektiğinde, ekonomik ve yasal açıdan sürdürülebilir alternatif geçim yollarının geliştirilmesinde yardımcı olunması." Bu maddeyi okumuşken, hemen bayram öncesi Tekelden çıkarılan 70 kadar işçimizi de burada anmak, anımsatmak ve yetkililerden, Tekelden çıkarılan ve mağdur olan işçilerimizin haklarının korunmasını talep ediyorum. 1 (b) iii maddesinde de "Tütün yetiştiricilerine, gerektiğinde, ekonomik olarak sürdürülebilir alternatif tarım ürünleri üretimine geçmelerinde yardımcı olunması" denilmektedir.

Altı çizilmesi gereken hususları sizlerle paylaştım. Sağlıklı geleceğin tarafları yanında, sektör çalışanlarının ve Tütün Eksperleri Derneğinin de katıldığı sözleşmeyi, komisyonda yapmış olduğumuz dikkatli çalışma sonucu bu sözleşmenin onaylanmasına dair kanun tasarısını, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kabul edeceğimizi beyan ediyor; şahsım ve Grubum adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 25 Kasım 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook