3 ocak mersin'in düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü münasebetiyle
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 46. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Ocak 2005 · 450 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vahit Çekmez (CHP), 4 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3 OCAK MERSİN'İN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 450 kelime.
Vahit Çekmez (CHP, Mersin). “3 ocak mersin'in düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 4 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-cekmez-22-2005-01-04-3-ocak-mersin-in-dusman-isgalinden-kurtulusunun-yildonumu-munasebetiyl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VAHİT ÇEKMEZ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin'in düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümü nedeniyle söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ulusların tarih kitapları, hep savaşlardan ve bu savaşlarda elde edilmiş başarılardan bahseder. Şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki; hiçbir ulusun tarihinde bizim tarihimizde olan topyekûn bir ulusun katıldığı kurtuluş savaşı yoktur. Mazlum milletlere örnek olacak bu topyekûn kurtuluş, emperyalist güçlere karşı bir başkaldırıdır. Bu başkaldırı, ulusal kimlik başkaldırısıdır. Bu başkaldırı, onursal bir yaşam için başkaldırıdır. Bu başkaldırı, emperyalist güçlerin himayesine karşı verilen bağımsızlık başkaldırısıdır. Bu başkaldırı, içte gericilere, dışta vatanımıza göz diken güçlere karşı verilen bir destanın öyküsüdür. Bu başkaldırı, Mustafa Kemal Atatürk'ün, ulusuyla birlikte omuz omza verdiği bir mücadelenin destan yazan yanıdır. Mavi gözlü dev Ulu Önder Mustafa Kemal "geldikleri gibi giderler" diyerek, bir ulusu ayağa kalkması için ateşlemiş, O, ulusumuza, mücadele olduğu sürece zorlukların aşılacağını öğretmiştir; her il, her ilçe ve en küçük yerleşim birimi, kurtuluş mücadelesi için canla başla savaşmış ve bir karış toprağın bile düşman çizmesi altında kalmayacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.
Kurtuluş Savaşı mücadelesinde Mersin, önemli bir stratejik bölge ve Doğu'yu Ege'ye bağlayan bir köprüdür. Bu önemli merkezin yaşayanları da, özgürlük ve bağımsızlık sevdalısı insanlardır.
11 Şubat 1920 tarihli telgraf:
Gönderen: Temsilciler Kurulu Adına Mustafa Kemal.
Alıcı: Mersin İli Ulusal Kuvvetler Komutanı Emir Aslan Bey.
Telgraf metni aynen şöyle: "Tüm gücünüzü Mersin'e kanalize ediniz. Olanak bulunursa, düşmanın Mersin Limanından yararlanmasını engelleyiniz. Demiryollarını önemli ölçüde tahrip ediniz. Çalışma faaliyetlerinizi Temsilciler Kuruluna bildiriniz.
İkinci telgraf:
"Mersin Gençler Yurdu Başkanlığına
12 Haziran 1922 günlü mektubunuzu aldım. Mersin Gençler Yurdunun isteği üzerine Onursal Başkanlığınızı üstleniyorum.
Ulusumuzun ilerlemesi ve yükselmesine yönelik çabalarınızın başarıya ulaşmasını dilerim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Başkomutan Mustafa Kemal"
Mersinliler, halkına ve ulusuna karşı büyük bir sevdayla bağlı olan Mustafa Kemal'in bu derin ilgi ve sevgisini her zaman yüreklerinde hissetmişlerdir. Atatürk ve onun ilkelerine saldıranlara, her zeminde, her zaman cevap vermesini bilmişlerdir. Ulusal Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e yapılan her türlü saldırı, kurtuluş mücadelesi ruhuyla her zaman yüzünde şaklayacak tokadı Türk Halkından yiyecektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk, düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümünü kutladığımız Mersin'i 17 Mart 1923 tarihinde ziyaret etmiş, Millet Bahçesinde Mersin halkına hitaben yaptığı konuşmada "Mersinliler, memleketiniz, beldeniz Türkiye'nin çok mühim bir noktasında bulunuyor, çok mühim bir ticaret noktasıdır. Bunu sizler de benden daha iyi bilirsiniz; fakat, bilmelisiniz ki, açık söyleyeyim, memleketinize hâkim bulunmuyorsunuz" diyerek, Mersinlilerin Mersine sahip çıkması öğüdünü vermiştir.
Cumhuriyet öncesi ve sonrası, Mersin, eğitime, kültüre önem veren bir şehir olmuştur. Cumhuriyetin savunucusu Mersin halkı, Atatürk'ün öğüdüne sadık kalarak, Mersin'e her zaman sahip çıkacaktır.
Üzerinde tarih boyunca çeşitli uygarlıklar barındıran Akdeniz havzasında, ticaretin de etkisiyle, tarihsel süreç içerisinde çeşitli yerleşim birimleri kurulmuştur, bu yerleşim birimlerinin bir kısmı önemli kentler haline gelmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 4 Ocak 2005