T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)
Kırklareli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 90. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Haziran 2003 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yavuz Altınorak (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 676 kelime.
Yavuz Altınorak (CHP, Kırklareli). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-altinorak-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA YAVUZ ALTINORAK (Kırklareli)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 5 inci maddesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Parlamentoyu, tekrar, saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde geçmişte yaşanan iki büyük ekonomik kriz tüm sektörleri vurduğu gibi, ekonomimizin lokomotifi olan tarım sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle finans sektöründe yaşanan çöküntü ve buna paralel yaşanan faizlerdeki çılgın yükselişler, çiftçilerimizi de, hem kullandıkları tarımsal kredilerin geri ödemesinde tümüyle açmaza sokmuş hem de ürün maliyetlerinin yükselmesine neden olmuştur. Bu bağlamda, çiftçilerimizin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının da ödenmesi olanaksız hale gelirken, faizlerdeki anormal yükselmeler ve gecikme faizlerinin astronomik değerlere yükselmesi, anapara ve faiz toplamlarını ödenmez rakamlara yükseltmiştir. Çiftçilerimiz, bu girdabın içerisinde boğulmuş durumdadır; artık, üretim yapamaz duruma düşürülmüşlerdir.
Hazırlanan bu kanun tasarısında, çiftçilerimizin bu sorunlarının belirli ölçülerde çözülebileceği gözlenmemektedir; ancak, söz konusu tasarının "Takiplerin durması" başlıklı 5 inci maddesinde, bu kanun kapsamındaki tarımsal kredilerin peşinat tutarlarının -yüzde 10- kanunun yayımı tarihinden itibaren altmış gün içinde ödenmesi gerektiği, ödenmediği takdirde, bu tarihten itibaren takibata kalındığı yerden devam olunacağı " belirtilmektedir.
Değerli arkadaşlarım, çiftçilerimiz, bu ödemeleri hasattan sonra satacakları ürün bedelleriyle yapabileceklerdir. Peki, biz ne istiyoruz; tasarı, bu haliyle görüşülüp bu akşam yasalaşacaktır; yaklaşık olarak birkaç gün sonra, önümüzdeki hafta, yani açıkçası 10 Haziran tarihi civarında yürürlüğe girecektir; buna, altmış günlük yasal süreyi de ilave ettiğimizde, toplam borcun yüzde 10'unu ödeme tarihi ağustos ayı ortalarına gelecektir.
Değerli arkadaşlarım, bakın, benim bölgemde, çeltiğin hasadı ekim ayında, ayçiçeği hasadı da eylül sonu, ekim başında yapılmaktadır ve bunun yanında, pancar bedelleri, zaten, 2004 yılının nisan ayında ödenecektir. Buna göre, benim çiftçim, bu yüzde 10'luk peşinatı hangi parayla, nasıl ödeyecektir? Kaldı ki, ağustos ayında yüzde 10 peşinatı ödediği takdirde, ekim ayı sonu itibariyle de, kalan yüzde 30'luk bölümü ödemek durumunda bırakılacaktır; yani, kısacası, benim çiftçim, yine tefecinin kucağına düşecek, yine acı çekecek, yine ona buna avuç açacaktır.
Diğer taraftan, tüm ülkemizde hasat işlemleri farklı zamanlarda yapılır. Hasat zamanları, bu uygulamaya uymadığı gibi, tarla ürünleri dışındaki ürünler için de geçerlidir; elma, narenciye ve buna benzer... Üzümün bile hasat zamanı ekim ayını geçmektedir. Bu nedenle ödemeleri için "yasanın çıktığı tarihten iki ay sonra" ibaresinin yerine, Ekim 15 tarihinin, yasada açık olarak yer alması gerektiğine inanıyorum.
İlgili tasarının 9 uncu maddesinde "Banka ve TKK yönetim kurulları, bu Kanunda belirlenen başvuru ve peşinat ödeme sürelerini bir aya kadar uzatmaya yetkilidir" denilmektedir. Bu uygulama, çiftçilerin hasat zamanına rastlamayacağından, uygun ödeme yapmalarını sağlaması bakımından bir katkıda bulunmayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, şimdi sizlere soruyorum; amaç, üzüm yemek midir, bağcıyı dövmek midir? Eğer, bu yasayla, çiftçilerimizin bu önemli sorunlarını çözmek istiyor isek, onların ödeme koşullarını, mutlaka dikkate almamız gerekmektedir; aksi takdirde, bu yasa amacına ulaşmayacaktır. Yine, çiftçilerimiz bu borç batağının içine itilmiş olacaklardır.
Bakın, değerli arkadaşlarım, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçiye yapılacak bu kolaylığın karşısında asla değiliz; ancak, bu uygulamanın doğru ve çiftçilerimizi tekrar mağdur etmeyecek şekilde yapılmasını istemekteyiz.
Şimdi, bu yasanın çok önemli bir ayağının eksikliğinden bahsetmek istiyorum: Biz, sosyaldemokrat bir parti olarak, tüm halkımıza eşit mesafede olmak ve tüm insanlarımızın hakkını korumak felsefesinden hareketle, bu konuda ihmal edilenleri ve tüm insanlarımızı motive etmesi bakımından, ödemelerini zamanında yapan üreticilerimizin de bu yasa kapsamında teşvik edilmesinin gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonraki kredi kullanmalarında, mutlaka, bazı ayrıcalıkların sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, faiz oranlarında indirime gidilmesi veya ödeme sürelerinde biraz daha uzun vadelere yayılması gibi önerilerin de bu yasanın içinde yer almasını istemekteyiz; aksi takdirde, düzenli ödemelerini yapan üreticilerimizi cezalandırmış ve onları mağdur duruma düşürmüş olacağız. Bundan sonraki uygulamalarda, insanlarımızı borçlarını ödememe yönünde yönlendirmiş olmayacak mıyız?
Değerli arkadaşlarım, yasaya baktığımızda, bankadan kredi kullanan gerçek ve tüzelkişilerin, 31.1.2002 tarihinden önceki borçları yapılandırılırken, tarım kredi kooperatifleri tarafından ortaklarına kullandırılan kredilerde, 1.5.2003 tarihinden önceki borçların yapılandırıldığını görmekteyiz; 16 aylık bir süre fark etmektedir. Şimdi, sizlere soruyorum: Hangi kritere göre bu ayrıcalık yapılmıştır? Tarım kredi kooperatiflerinin de parasal kaynağı Ziraat Bankası değil midir? Parasal kaynak aynı olduğuna göre, ödeme planındaki bu 16 aylık ayrıcalık niçin yapılmaktadır? Bize göre, ya tüm iyileştirme için 31.1.2002 tarihi veyahut 1.5.2003 tarihi baz alınmalıdır diyoruz.
Bu konunun Yüce Heyetinizce tekrar değerlendirileceğine inanıyor, hepinize sevgiler ve saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 5 Haziran 2003