İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)

Abdulkadir Kart

Rize Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 950 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdulkadir Kart (AK Parti), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IV.TUR (MİLLİ SAVUNMA BAK.,BAYINDIRLIK BAK.,ULAŞTIRMA BAK.,)); konuşma 950 kelime.

Abdulkadir Kart (AK Parti, Rize). “Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-kart-22-2003-12-20-iv-tur-milli-savunma-bak-bayindirlik-bak-ulastirma-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULKADİR KART (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 2004 malî yılı bütçe tasarısı üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığımız, gerçekten, ülkemizin en büyük yatırımcı kuruluşlarından bir tanesi. Dolayısıyla, böylesine, yatırımların fazla olduğu bir bakanlık hakkında 9 dakika içerisinde görüşlerimi ifade etmem çok zor. Ancak, özetle, görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

Benden önce, gerek muhalefetten gerekse bizim Grubumuzdan söz alan arkadaşlarım düşüncelerini ifade ettiler; hepsine teşekkür ediyorum. Ancak, ben çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.

Bakın, değerli milletvekilleri, -gerçi az önce Ahmet Bey de bahsetti- Bayındırlık ve İskân Bakanlığı denilince, akla ilk gelen şey, bu ülkede, maalesef, ihale yolsuzluklarıydı. Bundan dolayı birçok bakan, birçok bürokrat yargılandı ve hâlâ yargılanmaya devam ediyor. Ama, bakın, bugün burada Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bütçesi görüşülüyor, kimse yolsuzluklarla ilgili bir tek cümle söyleyemiyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

SEDAT PEKEL (Balıkesir)Söyleyecek... Söyleyecek...

ABDULKADİR KART (Devamla)Ya ne söyleniyor; hükümetimizin acil eylem planında da bulunan 15 000 kilometre bölünmüş yol, 100 000 konut gibi dev projeler söyleniyor. Bunun için çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Toplu Konut İdaresi, biliyorsunuz, 1984 yılında kurulmuş. Kuruluş amacı, dargelirli vatandaşları konut sahibi etmek; düzenli, planlı kentler kurmak, üretimi artırmak, işsizliği azaltmak gibi birçok amaç sıralayabiliriz. Yıl 1984, yıl 2003. Aradan tam 19 yıl geçmiş ve bu 19 yıllık süre içerisinde Toplu Konut İdaresinin ürettiği konut sayısı 43 145 arkadaşlar. Ama, bakın, şurada, bir yıldan daha az 1 süre içerisinde 6 300 civarında konut ihale edilmiş, şu anda inşaatları devam ediyor; bunların bir kısmı bitirilmiş. Mesela, Tunceli Pülümür'deki konutlar bitirilip hak sahiplerine teslim edilmiş, Bingöl'deki konutların şu andaki fizikî gerçekleşmeleri yüzde 70, yüzde 80 civarında.

FEYZİ BERDİBEK (Bingöl)Yüzde 90.

ABDULKADİR KART (Devamla)Adapazarı'ndaki konutlar şu anda yüzde 50'ler civarında seyrediyor ve inşallah kısa süre içerisinde bunlar bitirilip hak sahiplerine teslim edilecektir ve yine bu idaremize baktığımızda, bu yılın sonuna kadar 20 000; ama, 2004 yılı sonu itibariyle 100 000 konutu ihale etmeyi hedeflemiştir. Bu, gerçekten çok ciddî bir başarıdır.

Bazen arkadaşlar eleştiriyorlar "efendim, siz, hükümet olarak bir taraftan özelleştirmeyi savunuyorsunuz; ama, diğer taraftan Toplu Konut gibi dev bir şirket, devlet bir KİT oluşturuyorsunuz" diyorlar. Kesinlikle böyle değil arkadaşlar.

Bakın, Toplu Konut İdaresi, az önce bahsetmiş olduğum bu çalışmaları yürütmek için bir tek mühendis dahi istihdam etmemiştir. Bunları müteahhitlere ihale ederek, hem de çok uygun tenzilatlarla ihale ederek müteahhitlere yaptırmaktadır; hatta hatta kontrollük hizmetlerini bile hizmet satın alarak müşavir firmalara yaptırmaktadır. Dolayısıyla, kesinlikle böyle bir anlayış olduğuna ben katılmıyorum.

Yine, Bakanlığımıza bağlı bir diğer ve çok önemli kuruluşumuz Karayolları Genel Müdürlüğümüzdür.

Bakın, Karayolları Genel Müdürlüğü, hakikaten, bu ülkede, oturmuş çok ciddî bir kuruluştur, dalında ihtisas sahibi olmuş bir kuruluştur.

Bakın, Karayollarının, seksen yıllık cumhuriyet tarihimiz boyunca yapmış olduğu bölünmüş yol miktarı 3 859 kilometredir. Sayın Bayındırlık Bakanımızın sunuş notlarında bu rakamlar vardır, siz de görebilirsiniz; ama, şu anda bakıyoruz, şurada, bir yıllık bir süre içerisinde, çok kısa bir süre içerisinde 1 600 kilometre gibi çok ciddî sayılabilecek miktarda bölünmüş yol yapmıştır ve bunları yaparken, bakın, Karayolları bütçesine de bir göz atmak lazım. Karayolları Genel Müdürlüğü her geçen yıl millî bütçeden daha az ödenek almasına rağmen bunları başarmıştır.

Bakın, 1960'lı yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğünün millî bütçeden almış olduğu pay, yüzde olarak söylüyorum, yüzde 13,3'tür; 1970'li yıllarda yüzde 7,7'dir; 1980'li yıllarda yüzde 4'tür; ama, periyodik olarak azalarak 2003 yılında yüzde 1,6, 2004 yılında ise yüzde 1,4 gibi gerçekten çok düşük bir orandır. Bu konuda ihtisas sahibi olanlar bilirler ki, Karayolları Genel Müdürlüğünün, millî bütçeden, ortalama yüzde 5 civarında pay alması gerekir; ama, diyeceksiniz ki, bu gelirler azalmasına rağmen, millî bütçeden daha az pay almasına rağmen, bu başarı nerede? İşte, arkadaşlar, bu başarı, AK Parti Hükümetinde, AK Parti zihniyetinde. (AK Parti sıralarından alkışlar) Kimseyi suçlamak için söylemiyorum, ama, maalesef, bu böyledir; bunu hepiniz bilirsiniz. Bugüne kadar atıl durumdaki iş makineleri, pasif durumdaki personel, oradaki işçi ve mühendis arkadaşlarımız aktif hale getirilerek kısa sürede bu başarı sağlanmıştır. İnşallah, dönemimiz içerisinde, acil eylem planımızda da bahsettiğimiz gibi, 15 000 kilometre bölünmüş yolu bitireceğiz.

Şimdi, bir başka arkadaşımız "bölünmüş yol yapıyorsunuz; ama, bunlar bir taraftan bozuluyor" diyor; bu arkadaşımız kısmen haklı olabilir.

Bakın, arkadaşlar, bu işi bilenler bilir. Yol işi, asfalt işi, belirli mevsimlerde yapılır; özellikle asfalt, biliyorsunuz, yaz aylarında yapılır; ama, hükümetimiz, bu programını gerçekleştirebilmek için, yaz demeden kış demeden, gece demeden gündüz demeden çalışarak, programına, hedefine ulaşmaya çalışıyor; ama, siz, yapılan işin miktarına, metrajına ve maliyetlerine baktığınız zaman, bu bozulmaların ihmal edilebilecek kadar az olduğunu ve Türkiye'deki muhtelif yapılarda da olduğunu göreceksiniz diye düşünüyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu vesileyle, biraz da Karadeniz sahil yoluna değinmek istiyorum. Bakın, Karadeniz sahil yolu bu ülkede çok konuşuldu; yazıldı, çizildi, yolsuzlukların olduğu söylendi. Tabiî, yolsuzluklara biz karşıyız; varsa bir yolsuzluk, sonuna kadar üzerine gidilmesi gerektiğine inanıyorum ve bu noktada ilk destek verecek olan bir milletvekili olduğumu buradan taahhüt ediyorum; ancak, biz yola karşı değiliz, Karadeniz sahil yolu mutlaka yapılmalıdır.

Bakın, Karadeniz sahil yolu, Sinop İlimizden Sarp Sınır Kapısına kadar uzanan, 715 kilometre uzunluğunda, 7 ili, birçok ilçe ve beldeyi, birçok limanı birbirine bağlayan, ekonomik değeri oldukça yüksek olan bir yoldur. Hatta, bu yol, ülkemizi Kafkasya'ya ve Türkî cumhuriyetlere bağlayan, dolayısıyla, Asya Kıtasını Avrupa Kıtasına bağlayacak olan güzergâhın çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu yol, ilk olarak, 1960'lı yıllarda düşük standartlı olarak, tek şeritli olarak planlanmıştır. O yıllarda bu yol planlanırken, yıllık ortalama günlük trafik yoğunluğu -bu, karayolları terimidir; YOGT dediğimiz, kabaca, günde o yoldan ortalama geçen araç sayısıdır- o yıllarda minimum 200, maksimum 900 araç olacak şekilde projelendirilmiştir; ama, bugün itibariyle, bu yolda, ortalama YOGT 10 000, 15 000'leri bulmaktadır. Hatta hatta, bazı lokal kesimlerde, mesela, Rize şehir geçişinde bu rakam 21 500'dür, Trabzon şehir geçişinde bu rakam 55 000'dir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 20 Aralık 2003

88 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook