2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 907 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Arslan (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 907 kelime.
Ali Arslan (CHP, Muğla). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ ARSLAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının 16 ncı maddesinde yer alan hastane ve tedavi ücretleri konusunda, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi şahsım ve Partim adına saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerek güncel yaşamımızın içinde ve gerekse beş altı ay önce yaşadığımız seçim sürecinde gözlemlediğimiz gibi, son yıllarda, ülke olarak, üst üste yaşadığımız krizler nedeniyle, neredeyse tüm toplum kesimleri büyük sıkıntı içinde ve yine, hepimizin bildiği gibi, son dönemde ülke yönetiminde söz sahibi olan, yaşanan sıkıntıların, yolsuzlukların müsebbibi olan partiler, baraj altında kaldılar, büyük bir tokat yediler. Sıkıntı ve öfke büyüktü, seçim sonuçları da çok dramatik oldu.
Yaşamın her alanında görülen sıkıntı ve çarpıklıklar, özellikle sağlık alanında daha dramatik, daha ürkütücü ve daha vahim. Bir yaşlı seçmen “günde 1 çay lüksüm var, keyfim iyi; ama, ya hastalanırsam ya hastaneye yatmak zorunda kalırsam, uykularım kaçıyor” diye, sağlıkta yaşanan kötü durumu özetliyordu. Yurttaşlarımız, hastalıktan değil, hastane kapılarına düşmekten korkuyordu.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerindeki görüşmelerde bütün konuşmacı arkadaşlarımızın belirttiği gibi, temel sağlık göstergelerinde, örneğin, bebek ölüm hızı, anne ölüm hızı, hekim ve hemşire başına düşen nüfus sayısı gibi göstergelerde, ülkemiz, Avrupa ülkelerinin çok gerisindedir. Sorunlarımız bu ülkelerden daha büyük olduğu halde, toplam bütçe içindeki sağlık için ayrılan pay yüzde 2,4 gibi bir rakamla, Angola, Burkinafaso gibi kişi başına ulusal gelirleri Türkiye’nin neredeyse onda biri düzeyinde olan ülkelerin de gerisindedir. Adı geçen ülkelerin sağlığa bütçeden ayırdığı pay, bizim bütçemizin iki üç katıdır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Türk sağlık sisteminde sorun çok büyüktür ve acil müdahaleye ihtiyaç vardır. Bütçeden ayrılan bu payla sağlık sorunlarının çözümü mümkün değildir. Elbette, son yıllarda yaşadığımız krizlerde büyük bir borç batağına girdiğimiz gerçek, birçok alanda tasarruf etmemiz gerekiyor; ancak, kamusal eğitim ve sağlıkta sıkı tasarruf etmememiz gerekiyor; çünkü, sağlık ve eğitim, Türkiye’nin geleceğidir, elbette israf olmamalıdır; ancak, sağlıkta çözüm, tasarrufta değildir.
Sadece mevcut sağlık kurumlarının rasyonel kullanımı ve akılcı organizasyonu bile soruna etkili çözümler getirebilir. Bu amaçla, birinci basamak sağlık hizmetlerinin teknik donanım ve personel olarak güçlendirilmesi, hasta sevk zincirinin mutlaka işletilmesi, farklı kurumlara ait hastanelerin birlikte kullanımı sağlanarak kullanılmayan personel ve atıl yatak kapasitelerinin hizmete sunulmasıdır. Özellikle büyük kentlerdeki birinci basamak sağlık hizmetleri açığı derhal kapatılmalıdır.
2002 yılında toplam 5 773 sağlık ocağının 773’ünde hekim, 11 389 sağlıkevinin 8 384’ünde ebe bulunmamakta, toplam hasta yataklarının yüzde 20’si yeterli sayı ve nitelikte hekim, hemşire ve destek personeli sağlanamadığından hizmet dışında kalmaktadır. Öte yandan, binlerce eğitimli sağlık personeli atama beklemektedir. Hükümet, bu konuda acilen girişimde bulunmak zorundadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de, hekimler de, sağlık çalışanları da mutlu değildir. Bu alanda tüm çalışanların ücretleri, birçok mesleğin gerisinde kalmıştır. Neredeyse açlık sınırının altında yaşamaktadırlar. Bölgesel dağılımı düzenlemek için uygulamaya giren zorunlu hizmete, derhal son verilmeli; bu sorunlu bölgelerde, yüksek ücret ve sosyal özendirmeyle sağlık personeli istihdamı sağlanarak çözüm bulunmalıdır.
SSK Yasası çıkmadığı için, SSK hastanelerine yeni eleman atanamamakta, boşluk, sözleşmeli personelle doldurulmaya çalışılmaktadır; ancak, aynı işi yapan sözleşmeli ve kadrolu personel arasında ücret olarak neredeyse 2 katına yakın fark bulunmakta; sözleşmeli olarak çalışan hekim, hemşire ve diğer teknik personel sosyal haklarından mahrum olarak çalıştırılmaktadır. SSK Yasası çıkıncaya kadar uygulanacak ekzamla bu üzücü tablo ortadan kaldırılmalı, sözleşmeli olarak çalışanlar bu sıkıntıdan acilen kurtarılmalıdır.
Bağ-Kur ve SSK alacakları nedeniyle birçok hastane sıkıntı çekmektedir. Yine, Bağ-Kur ve SSK alacakları nedeniyle birçok eczane batma noktasına gelmiştir. Hastane ve eczanelerin bu sorununa acil çözüm bulunmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, büyük krizler nedeniyle, esnaf ve tarım Bağ-Kurluları son yıllarda Bağ-Kur primlerini ödeyemez hale gelmişler; borçları çığ gibi büyümüş ve artık, hiç ödenemez noktaya gelmiştir. Esnaf ve tarım Bağ-Kurluların sorunları, yeni bir taksitlendirmeyle çözülmelidir. Bağ-Kurlu oldukları için yeşil kart da alamayan bu yurttaşlarımız, hastalıkları durumunda malını mülkünü satmak zorunda kalıyorlar. Geçtiğimiz dönemlerde bir dönem için, yoksul halk kesiminin sağlık sorununa bir çözüm olarak uygulanan yeşil kart uygulamasında da, daha insalcıl, daha onurlu yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Ayakta tedavilerindeki ilaç bedellerinin de karşılanması gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maddenin üçüncü bendinde, ayakta tedavilerde ilaç kullanımında eşdeğer ilaç gruplarından, fiyatların aritmetik ortalamasının alınması suretiyle, referans fiyatlar üzerinden ilaç bedellerinin ödenmesinden bahsedilmektedir. İki yıl önce, Türk Eczacılar Birliği ve bir Fransız şirket ortaklığıyla, Novagenix adı altında bir şirket kurulmuştur; ancak, başarılı olamamış, çalışmalarına son vermek zorunda kalmıştır.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde, bio eşdeğerlilik araştırması yapacak ciddî bir kurum bulunmamaktadır. İlaç firmaları, bio eşdeğerlilik araştırmalarını, Avrupa’da çok pahalıya olduğu için, Moldavya, Romanya gibi, bu konuda yeterli teknolojiden yoksun ülkelerde yaptırmaktadır ve bu araştırma sonuçları güvenilir olmaktan uzaktır; o açıdan, bu uygulamaların ciddî sakıncaları vardır. Zaten, daha önceki hükümetlerce bu konuda iki kez karar alınmış ve ikisinde de vazgeçilmiştir. Böyle bir uygulamaya, ancak, bu konuda ciddî, güvenilir ulusal kurumlarımız oluşturulunca başlanabilir ve Hıfzısıhha kurumu bu işlevi üstlenebilir düşüncesindeyim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık sorunları tartışılırken bu hükümetin aldığı bir karar hepimizi derinden üzmektedir. Emeklilerden kesilen yüzde 1’lik sağlık primi kesintisi, tüm emeklilerimizi derinden yaralamıştır. Emeklilik parasına bile el uzatan hükümetin, bu uygulamadan derhal vazgeçmesini diliyorum.
Büyük sıkıntı içindeki çiftçilerin doğrudan gelir desteğine, işçilerin ikramiyelerine, emeklilerin maaşlarına göz diken, naylon faturacıları bir çırpıda affeden bu hükümete ve AKP’ye şimdiden bir uyarıda bulunmak istiyorum: Dikkat edin, artık seçmen uyandı, taraftar anlayışı içinde, partizanca oy kullanmıyor. 3 Kasım tokadından siz de nasibinizi almak istemiyorsanız, derhal, bu yanlış uygulamalardan vazgeçmelisiniz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; en büyük sağlık sorunu savaştır. Hemen yanı başımızdaki emperyalist, uğursuz Irak savaşı derhal sona ermelidir.
Özellikle sağlık sorunları olmak üzere, tüm sorunların çözüldüğü bir Türkiye yaratma yolundaki çalışmalarda Yüce Meclise başarılar diliyorum, halkımıza, sizlere, esenlik dileklerimle saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003