İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )

Ali Kemal Kumkumoğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 1.000 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 1.000 kelime.

Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz, Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, hepimiz, borun anlamını, önemini biliyoruz. Sadece Parlamentoda milletvekilliği görevi yapan arkadaşlarımız değil, konuyla ilgili olan herkes, hatta, sokaktaki yurttaşımız, sıradan yurttaşımız, boru, Türkiye'nin geleceği diye görüyor. Bor madenini, yeraltı kaynaklarımızın en kapsamlısı olan bor madenlerini Türkiye'nin geleceği diye sunan ve Türkiye'nin bugün içerisinde bulunduğu borç yükünün altından çıkabilmesinin yegâne kaynağı olarak gösteren siyasî partilerimizin genel başkanları oldu. Çok haksız ifadeler değil aslında bunlar; belki, biraz abartılı ifadeler; ama, çok haksız ifadeler değil; fakat, değerli arkadaşlarım, Türkiye'de sadece bor mu vardı; hayır. Peki, bor, bugün bu anlamlı, bu önemli noktaya nasıl gelmiştir; Cumhuriyet Halk Partisiyle gelmiştir. Bor, Cumhuriyet Halk Partisidir değerli arkadaşlarım. Bugün borun anlamı, Cumhuriyet Halk Partisinin, siyasetteki sağduyulu, ileriye dönük, ülke yararını siyasal beklentilerinin önünde tutan anlayışının bugün bizi getirdiği noktadır. 1978 yılında, Cumhuriyet Halk Partisinin, yeraltı kaynaklarımızın devletleştirilmesi noktasında ortaya koyduğu tavrın ardından, yıllarca, Cumhuriyet Halk Partisinin aleyhinde geliştirilen kampanyaları bir tarafa koyup, şimdi, bugün, hepimizin önemini ve anlamını gerçekten derinden ve yürekten hissettiğimiz, çocuklarımızın geleceğini, umudunu üzerine inşa etmeye çalıştığımız boru düşündüğümüzde, boru dikkate aldığımızda, sanıyorum, Cumhuriyet Halk Partisinin, bu sağduyulu, öngörülü, ülke manfaatlarını kendi siyasal beklentilerinin önünde tutan anlayışının anlamını, önemini çok daha doğru ve sağlıklı biçimde algılamış oluruz. O sebeple, Cumhuriyet Halk Partisinin, yani, borun, bugün, böyle bir umut noktasına tırmanabilmesine olağanüstü katkı sunmuş Cumhuriyet Halk Partisinin, bugün söylediklerinin de, bugün, bu noktada, bu Parlamentoda görev yapan arkadaşlarımızın aynı dikkatle ve o gün göstermiş olduğu aynı öngörüyü ve ileri görüşlülüğü bugün de gösterebileceği kanaatiyle -ki, ben, bunun altkomisyonda ve komisyonda etkilerini ve katkılarını gördüm; teşekkür ediyorum Sayın Bakana, komisyonda görev yapan arkadaşlarımıza- buradaki önerilerimizin bu anlamda ve bu önemde yeniden dinlenmesi gerekiyor.

Değerli arkadaşlarım, bakın, 1963 yılında İngiliz BCL şirketine yaptırılan bir araştırmada borla ilgili ne söyleniyor; Türkiye'deki borlarla ilgili yaptırdığımız araştırmada ne söyleniyor:

1- Türkiye'de bor mineralleri tükenmiştir.

2- Türkiye'nin en çok 20 000 ton satış şansı vardır.

3- Türkiye'de ancak 3 firma 60 000 ton üretim yapabilir.

4- Türkiye, Avrupa piyasasına, yalnız borik asit üretimi için bor cevheri verebilir.

5- Avrupa piyasasının borik asit üretimi 45 000 ton cevhere karşılık gelen 30 000 ton cevherle sabittir.

6- Türkiye ancak zararına bor endüstrisi kurabilir. 3 000 tonluk rafine ancak sübvansiyonla yaşar.

Türkiye'nin bor rezervlerine Borax Consalidated Ltd. ortak edilirse, bor endüstrisi kurulacaktır vesaire.

Türkiye'deki bor rezervlerini bu kapsamda değerlendiren ve borun kapasitesini test edebilmek, ölçebilmek için bir araştırma yaptırılıyor. Bugün ne söyleniyor; çok yaygın kullanım alanı olan ekonomik bor minerallerinden, özellikle kolemanit ve ulxit bakımından, tüm dünya ülkeleri, Türkiye'deki mevcut rezervlere yüzde yüz bağımlıdır; çünkü, Türkiye dışında tüm dünyada zaten limitli olan kolemanit ve ulxit rezervleri, ya bitmiştir ya da çok limitli rezervlere sahiptir.

Değerli arkadaşlarım, uygulanan doğru politikalarla, Türkiye, 20 000 ton rezervi vardır, bor üretimini, rafine bor üretimini, ancak sübvanse ederek uygulayabilir, sağlayabilir denilen Türkiye, 1978 yılında ortaya konulan doğru politikaların sonucunda, 2003 yılında, dünyanın bor konusunda yüzde yüz bağımlı olduğunu herkesin kabul ettiği, herkesin kabul etmek durumunda olduğu bir ülke haline gelmiştir ve bu, bir dünya gerçeği olarak hepimizin önündedir.

Değerli arkadaşlarım, bakın, birisi nasıl tarif ediyor boru: Önce, bu nimetin, bu varlığın Türkiye'de bulunuşunu "doğanın Anadolu'ya hediyesi" diye tanımlıyor, sonra da "sanayi sofrasının tuzu bor..."

Bor, öyle, düşünüldüğü gibi, hemen yerin altından çıkaralım, satalım, paraları kazanalım denilebilen bir ürün değil. Hiçbir şey bir başına bordan elde edilmiyor. Sadece bordan elde edilebilen hiçbir uç ürün yok; ama, bor, sanayiin tuzu gibi; birçok şeyin içerisinde bulunabilen bir ürün. 20 trilyon dolarlık dünya ticaret hacminin, daha bugünden, bazı rakamlara göre, 1 trilyon dolarlık kısmının içerisinde bir şekilde bor katkısı var. Bundan daha da önemlisi, teknoloji geliştikçe, ilerledikçe, borun, anlamı ve önemi, sanayideki kullanımı, yani insan yaşamındaki kullanımı giderek artan bir öneme sahip oluyor, giderek artan bir boyut kazanıyor. Dolayısıyla, borun böyle değerlendirilmesi lazım.

Sayın Bakan da ifade ettiler, borda kaygılarımız vardı; dediğim gibi, komisyonda, altkomisyonda önemli değişiklikler yaptık. Aslında, bugün Genel Kurula getirilen metinle ta başlangıçta komisyonumuza getirilen metin arasında çok ciddî farklılıklar var. Ortak bir çabayla, bu çalışmayı, bugün Genel Kurulumuza getirilen haline dönüştürdük.

3 nedenle borda devlet tekeli mutlaka korunmalıdır :

1- Bor, stratejik bir öneme sahiptir. Dünya rezervleri tükenmektedir; bunun bor olmasına gerek yok; eğer dünya rezervleri tükeniyorsa, bu, sadece kum, çakıl bile olsa ve bunun yüzde 100'e yakını Türkiye'deyse, bu, stratejik bir öneme sahiptir. O zaman, bunu, mutlaka, devletin kontrol etmesi ve yönlendirmesi lazım.

2- Teknoloji geliştikçe borun kullanım alanları artmaktadır.

3- Bor, üretilirken çok az harcama yapılan, üretiminde harcanan rakamla satışında elde edilen rakamlar arasında, hamcevher noktasında, 20 misline yakın fark olan bir üründür. Dolayısıyla, rekabete açılması demek, total millî gelirimize yaptığı katkının hızla gerilemesi ve azalması anlamına gelmektedir. Sadece bu 3 temel sebep nedeniyle, etken nedeniyle, bordaki devlet tekeli, her koşulda, bor enstitüsü konuşulurken de, Maden Yasası konuşulurken de, mutlaka korunmalıdır.

Neden bunu tekrar tekrar söyleme ihtiyacı duyuyoruz, daha geçtiğimiz hükümetler döneminde, borla ilgili, borun özelleştirilmesi, özel teşebbüsün kullanımına açılması, üretiminde özel teşebbüsün etkinlik kazanması noktasında olağanüstü gayretler, çabalar sarf edilmiştir. Bu konuda, değerli büyüğümüz Sayın Ali Topuz, uzunca açıklamalar yaptı.

Değerli arkadaşlarım, her şeye tüccar mantığıyla bakmamalıyız. AKP'nin siyasetimize getirmeye çalıştığı bir anlayış var; bunu çok isteyerek de ifade ediyorlar -doğru da buluyorsunuz- tüccar siyaset...

Şimdi, bir enstitü oluşturmaya çalışıyoruz. Ticarî boyutu öne çıkarılmaya çalışılan, işte, hızla hareket eden, piyasayla uyumlu, piyasada şunu yapabilecek, bunu yapabilecek, diye tarif edilen ne; bir enstitü. Yani, siyaset literatürüne "tüccar siyaset" diye bir anlayışı, böyle bir katkıyı yaptıktan sonra, şimdi, bilimsel literatüre ayrı bir katkı yapıyor AKP'li arkadaşlarımız, Sayın Bakanın başkanlığında; tüccar enstitü...

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Fevkalade ayıp yapıyorlar!..

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, elbette, ticaret kötü bir şey değil. Elbette, tüccar mantığıyla olaylara bakmak çok kötü değil, tam tersine, olması gereken bir şey; ama, her şeyi, kendi olması gereken yerde yapmalıyız; yani, eğer, biz, bilimsel bir kurumun içerisine, bilimsel bir kuruluşun içerisine ticarî bir anlayışı sokmaya çalışırsak, ikisini de başaramayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook