Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )
Adana Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 528 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tacidar Seyhan (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 528 kelime.
Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının 5 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, daha önce de ifade ettim "biz, Türkiye'de kurduğumuz yapılarda, yurtdışıyla ilgili farklılıklar gösteriyoruz" dedim. Bakın, burada farklılıklar gösteriyoruz işte. Benzer enstitüler Amerika Birleşik Devletlerinde, Peru'da, Uruguay'da var. Sayın Bakanım burada, baksın diye söylüyorum; bende de örnekleri var, Buralarda, ilgili bakanlık demeyeyim de, bazı kuruluşlar var bakanlığa bağlı, onlardan 1 kişi almışlar, 1 de bakanlık temsilcisi var; hiçbir yerde 2'yi geçmemiş. Elimizde bu doneler var. Bir yönetim kurulu oluşturacaksınız tabiî. Yönetim kurulunda olan insanın mutlaka bir statüye bağlanması, bir değerlendirmeden geçmesi, çok büyük alanlardan, sınavdan geçmesi gerekmiyordu, eğer burada bilim kurulu olsaydı; çünkü, bilim kurulunun olmayışını, eksikliği, biz zaten ortaya koyuyoruz. Bu uyarılarımıza rağmen, tasarı Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderildi. Plan ve Bütçe Komisyonunda altkomisyona gönderilince, doğrusu umutlandım; bizde ikibuçuk saatte geçti, orada arkadaşlar bakacaklar, tasarıyı getirecekler, nispî olarak mutabakat sağlayacağız diye düşündüm. Tasarı, altkomisyona gönderildiğinde şu haldeydi: Sanayi ve Ticaret Bakanlığından önerilecek 1 üye, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumundan -onun bağlı olduğu bakanlıktan- önerilecek 1 üye, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığından önerilecek 2 üye şeklinde sıralanıyordu. Ne değişti biliyor musunuz; bakanlığın dışına çıkarmaya, demokratikleştirmeye, tercihi çoğaltmaya bir bakar mısınız: "Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığınca önerilecek 4 üye arasından seçilen 2 üye." Seçilecek kişi sayısı aynı, seçecek kurum aynı; ne fark eder? Kim seçecek -aşağıda yazıyor- Başbakan. Neye göre seçecek, kim önerecek bunu; yine, Bakanlık. Yine aynısı devam etti; Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca önerilecek 2 aday arasından seçilecek 1 üye, hep, 2 üye arasından seçilecek 1 üye...
Arkadaşlar, niye değiştirdiniz bunu? Ne değişti?.. Bu maddede, hangi demokrasi anlayışı değişti allahaşkına; ne yaptınız siz içeride?! Keşke, eski haliyle kalsaydı.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Referanduma mı gidelim?
TACİDAR SEYHAN (Devamla)Hayır. Bizim burada dediğimiz şu arkadaşlar: Devlet kurumlarını, bakanlıkları, bilime dayalı, bilgiye dayalı, gelişmeye dayalı, akademik hizmet verecek bir enstitüde, bakanlık temsilcilerinden, bakanın atadığı, siyasî prensipleri yerine getiren bireylerden oluşturursanız, bu enstitü, enstitü olmaktan çıkar.
HÜSNÜ ORDU (Kütahya)Eti Holding kimin bünyesinde?
TACİDAR SEYHAN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, zamanı geldiğinde ona da cevap veririm. Merak etmeyin, daha buradayız. Diğer maddelerde söz alacağım; bu madde üzerinde konuşarak sözlerimi bitirmek istiyorum.
Arkadaşlar, TÜBİTAK'tan bir arkadaşım çok güzel bir laf söyledi "teknoloji için harcanan para, bilgisizlik için kesilmiş ceza faturasıdır" dedi. Bu, yurt dışında "black box" olarak anılıyor, algılanıyor. Biz, teknolojiye para vermek istemiyoruz, bu ülkede geliştirmek istiyoruz; sizle birlikte, hep birlikte geliştirmek istiyoruz.
Bakın, yıllar önce bir kurum kurulmuş; TÜBİTAK. TÜBİTAK kurulduğunda, ben çocuktum. Bir bakar mısınız; TÜBİTAK'taki bilgiye, bilime bakar mısınız; burada, bilim kurulunu kurmuş ve özelliklerini tanımlamış değerli arkadaşlarım; mutlaka, müspet bilimler alanında eğitim almış olmak ve alanda proje sahibi olmak, çalışma yapmış olmak. Yani, hepimizin kabul edeceği, bilgiye, birikime, akademik kariyere dayalı bir tanımlama yapılmış. Şimdi, biz, her şeyi siyasetin güdümüne sokarak... Siz, şimdi iktidarsınız; başka bir iktidar işbaşına gelebilir, siyasetçilerin egemen olduğu bir akademik yapıyı nasıl oluşturacağız allahaşkına?! Yarın biz sadece Türkiye'deki hukuk sistemini iyi niyet çerçevesine oturtabilir miyiz; Devlet iyi niyetle mi yönetilir; kanunlarla, yönetmeliklerle mi yönetilir? Biz, yasa koyucuyuz. Biz, yasalarla, vatandaşların veya uygulayıcıların kanunlara karşı istismarının önüne geçecek tedbirleri almalıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003