İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 923 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 923 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi-6 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının 10 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, burada da, nispî endişeler taşıyoruz. Bu, niyetten kaynaklanmıyor belki ama, eğer imkân varsa düzeltelim diye söylüyorum, yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermeyelim. Fakat, bir şeye de değinmeden geçmeyeceğim, maddeyi tanımlayacağım burada. "Bor enstitüsüne ticaret yaptıracağız, tabiî ki, para kazanacağız" demek, böyle bir anlayışı egemen kılmak çok doğru bir şey değil. Yani, hiçbir yerde araştırma enstitüleri, sadece buradaki ilişkileri ticarîleştirmek amacıyla kurulmaz. Üniversite bünyesinde kurabilirsiniz, akademik yapılanmalarda dengeyi kurarak, bu yapılanmalardan üretim yapılmasını sağlarsınız. Neyi üretirsiniz; araştırma sonuçlarını. Bunu geliştirmek için yeni çalışmalar yaparsınız, koordinatörlükler kurarsınız ve bunları yaparken, gerçekten, bilgi alırsınız yurt dışından ve buradaki örgütlenmelerinizi bilgiye, belgeye ve bir önce yapmış olduğunuz temel araştırmalara dayandırırsınız. Araştırma sonuçlarını, patent hakkını da elde edecek şekilde korur, sanayiin hizmetine sunarsınız. Yani, asıl amaç ticarîleştirmek, buradan para kazanmak derseniz, enstitü başka bir yere gider.

Bundan bir ay önce, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma Enstitüsüne gittim. Enstitü gibi, arkadaşlar yapmışlar, güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak teknolojik gelişimleri de bulmuşlar. Bakanlık tarafından kaynaklarının bir kısmı ödenmiş, bir kısmı için de ödenek çıkmış, gönderilmesi, ödenmesi için Sayın Bakana ricada bulunmamı istediler, şimdi nasip oldu, bulunuyoruz. Enstitüye gönderelim bu paraları, nerede kalmışsa, nasıl gönderilecekse. Arkadaşlarımız çalışsınlar, hakikaten iyi bir şey yapılıyor. Orada akademik çalışmalar yürütülüyor. Biz, alacağız, ürünleri satacağız, araştırma yapanların ürünlerini geliştirmesine yardımcı olacağız, oradan para kazanacağız; kazandığımız bu parayı, yeniden, araştırmaya dönüştüreceğiz -ne kadar iyi- buradan gelen paranın dağıtımına da, başkanın yetkisiyle karar vereceğiz derseniz, işin ucu kaçar. Tabiî, yapalım bunları; ama, yetkilendirmeyi hukuka uygun yapmak lazım, sadece bir alana yığmamak lazım, bu paraların nasıl kullanılacağını belirtmek lazım ve bu kaynağın doğru değerlendirilmesinin önünü açmak lazım.

Madde üzerindeki görüşlerime gelince; değerli arkadaşlarım, bakın, maddede ne deniliyor: "Endüstriyel İlişkiler Koordinatörlüğü, kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler, gerçek ve tüzel kişilerin bor ve ürünlerinin geniş bir şekilde kullanımını..." Tamam, burası kabul, bir anormallik yok. "... yeni bor ürünlerinin üretimi ve geliştirilmesi hakkında araştırma isteklerini değerlendirir..." Kimin; kamunun ve özel kişilerin yeni bor ürünlerinin üretimi ve araştırma isteklerini değerlendirir, onu da değerlendirin, tamam. Üretimini değerlendirdiniz, bilgi verdiniz; ama, sınırlama koyun. Devam ediyorum: "...sonuçlandırılmasını sağlar..." Ne yapacaksınız siz enstitüde, neyi sonuçlandıracaksınız arkadaşlar?.. Yani, özel sektör tarafından, bor ürünlerinin üretiminin araştırmalarını sonuçlandırabilirsiniz. Üretimini nasıl sonuçlandıracak enstitü; var mı bu işi yapan bir enstitü; biliyor musunuz?.. Burada da bir çelişki var.

HASAN ANĞI (Konya)Yoksa, oldu!..

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Tabiî, "yoksa, oldu" diyor arkadaşım; doğru, yoksa, olacak. Bir şey demiyoruz; ben, sadece anlatıyorum değerli arkadaşım.

Ve "piyasaya sunar" diyor. Neyi?.. Biz, pazarlama şirketi mi kuruyoruz?.. Eğer, bir pazarlama şirketi kuracaksanız, var. Bakın, ısrarla söylediğimiz bir şey var; Eti Holding, pazarlama ve planlama stratejisini oturtmak zorunda arkadaşlar, kendini planlamak zorunda, on yıl sonra ne kadar üreteceğini, dünya pazarının bor konusunda ne kadar açılım göstereceğini planlamak zorunda. Her şeye tamam; ama, çok üzgünüm, gerçekten, altı aydır yapılan birçok şey planlamadan yoksun. Bu, benim şahsî düşüncem, kızmayın lütfen. Vizyonu, Sayın Bakanım memnuniyetle karşıladı, ben de bilmek istiyorum; susuz borikasit üretimini ne kadar bir süreye sığdırdınız, kaç yıla hedeflediniz? Dünya pazarlarındaki sodyum perboratın ne kadarını vermeyi hedeflediniz? Bu konuda yaptığınız bir plan, proje, program var mı? Bunun ölçüsü nedir? Dünya pazarında, fiyatta rekabet edebilecek, fiyatı belirleyecek konuma hangi sürelerde geleceksiniz?

Kurulmuyor mu; kuruluyor. Eti Holding yapmıyor mu; yapıyor; ama, değişik siyasî dönemlerde, Eti Holding yönetim kurulunun almış olduğu kararlar rafta bekletildi, desteklenmedi. Biz size öneriyoruz, destekleyin. Eti Holdingte, üretilebilecek altyapı, bilgi, birikim, beceri var; başında çok deneyimli bir arkadaşımız da var; destekleyin, üretsin, pazarı ele geçirsin. Ne yapmamız gerekiyorsa, getirin önümüze, beraber yapalım; ama, tanımlamaları net koyalım.

Bakın, eleştiriyoruz; ama, haklı olduğunuz konularda arkadaşlarımızla birlikte olumlu oy veriyoruz. Tabiî ki, aksaklıkları söyleyeceğim; ama, Türkiye için faydalıysa, gideceğim, orada oy vereceğim; biz bunu yapıyoruz.

Bakın, pazarlama şirketleri de geliştirilmemiş. Dünya pazarını, bu şirketleri destekleyerek elde tutarsınız. Finlandiya'da Etiproducts, Lüksemburg'da Etimine var. Etimine Amerika'da da var. Bu, hep, Eti Holdingin ilişkisiyle yürütülüyor. Uzakdoğu'da da pazarlama şirketleri ilişki ağını kurduğu şirketler var.

Değerli arkadaşlarım, bu şirketler, bugüne kadar Avrupa ve dünya piyasasındaki ihtiyacı belirlemişler, Eti Holdingin pazarlamasına yardımcı olmaya çalışmışlar. Her şey doğru mu yapılmış; hayır. Bazı alanlarda yanlışlık da yapılmış; ama, bizim, tüm dünyada yaygın bir pazarlama ağı kurmamız lazım. Pazarlama ağımızı hammadde üzerine değil; eğer, hammaddeye dayalı bir pazarlama ağı kurarsanız, sattığınız hammadde, konsantre ürününüzün önünde engel teşkil edecektir.

Sayın Bakanımı da, Değerli Genel Müdürümü de şu konuda destekliyorum; gelin, bor kimyasalları üretelim. Bu enstitü, bor kimyasallarının üretiminde, bor ürünlerinin üretiminin çoğaltılmasında, her tür destekleme faaliyetini, düşünsel açıdan veya argümanlarla desteklesin, biz de, onun, önünü açalım; ama, dünyada kolomonit kalmadı; varsa da çok az miktarda. Dünya kolomonit yataklarının tamamı ülkemizde bulunuyor ve bor, bize sunulmuş arkadaşlar; en yüksek tenörlü bor bizde.

Boru, piyasaya ucuz da verebiliriz, kimseyi kıpırdatmayız yerinden. Çinliler, Amerikalılar, yüzde 25 tenörlü boru, 3 000-4 000 metreden çıkarıyorlar; biz ise, yüzde 75 tenörlü boru, çoğu yerde, mostra gibi yüzeyden çıkarıyoruz, yıkayıp, piyasaya sunuyoruz.

Böyle değerli bir madeni, dünya pazarlarını ele geçirerek işletmek varken, endüstriyel ilişkilerde farklı tanımlamalarla, bir başka yerde farklı tanımlamalarla, kanunun zaafından yararlanacak bireylerin önünü açarak, tehlikeye düşürmek doğru değildir. Açar mı açmaz mı, böyle bir suçlama içerisine girmek istemiyorum; ama, bunlara dikkat etmek lazım. Bu tekeli, makul, mantıklı, bilinçli, anlayışlı, programlı üretim ve planlama sistemleriyle kurtarabiliriz.

Ayrıca, şunu da ifade etmek istiyorum: Türkiye, dışticaret sermaye şirketleri vasıtasıyla, birçok alanda hammaddesini kaybetmiştir. Ben, hepinizi, burada anlattığımız, konuştuğumuz konularda, duyarlılığa, ülkemizin en ciddî kaynağı olan boru, maksimum katmadeğere dönüştürmeye davet ediyor; hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook