İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 558 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 558 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının 4 üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, ilgiyle dinledim arkadaşlarımı, çok önemli doneleri de not aldım. Hayli üzüldüğümü de ifade etmek isterim. Bizim görevimiz yapıcı olmak, iktidarı yönlendirmektir. Tabiî ki, inandığımız doğruları burada, bazen, sizin algıladığınız biçimde gergin, bazen de, bulunduğumuz ortamın etkisi altında sunacağız, söyleyeceğiz, paylaşacağız; ama, birlikte yapacağız. Biz, bunun için varız; Türkiye, bu iki siyasal partiye, düşüncelerini komisyonlarda da, Mecliste de birleştirsin, Türkiye'ye düşünsel açıdan bir ışık tutsun diye görev verdi; biz, bu sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz.

Tabiî ki, arkadaşlarımın söylediği doğrudur, hepsine katılıyorum. Komisyon görüşmeleri sırasında, görüşlerimin birçoğuna değer verdiler; ama, tasarının ruhu hakkında bir şey yapmadıktan sonra, maddeler üzerindeki belli çekinceleri dile getirmek, oradaki aksaklıkları gidermiş olmak, tek başına, tasarının tamamına, bütününe okey demek anlamına gelmez. Siz, ruhu, anlayışı, bakış açısını değiştireceksiniz. Buluşacağımız ortak nokta, tasarının bütünselliği içerisinde bir mutabakata varmaktır. Bu tasarının görüşmeleri saat 10.30'da başladı benim komisyonumda, 13.10'da bitti. 2 saat 40 dakikada hangi mutabakattan bahsedeceksiniz; yapmayın!..

Bakın, iki ay çalıştık bu tasarı üzerinde diyorlar. Doğru; çalışacaksınız... Çok insanı da dinlediler; ama, bildiğinizi yaparsanız, o dinlediğiniz şeylerin hiçbir anlamı kalmıyor; çünkü, bilinen yapıldı. Kastettiğimiz şeylerden anlaşılanın, sadece, ÇED olması da beni hayli üzüyor. Bunun ÇED olmadığı da belli. En az yedi sekiz kanunda ilgili bakanlıkların, çevreyle ilgili, doğayla ilgili bakanlıkların yetkileri Enerji Bakanlığına veriliyor. Bakın, bu tasarının içerisinde "Enerji Bakanlığı, Tarım Bakanlığının, Çevre Bakanlığının, Orman Bakanlığının görüşü alınarak" deniyor birçok maddesinde. Biz, oradaki "uygun" kelimesini bile koyduramadık. "Uygun" değil; bakın, "uygun görüşü" demiyor; "görüşü alınarak..." Neden böyle yapıyorsunuz arkadaşlar dedik. "Uygun görüş gelmezse ne yapacağız..." Ben ne yapılacağını kamuoyuna bırakıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ben, burada, dedik, demedik tartışmasına girmek istemiyorum. Burada, kamuoyuna bir şeyi hatırlatmaya çalışıyorum. Böyle bir enstitü var mı, yok mu; böyle bir maden kanunu var mı, yok mu; tüm basın mensuplarını, tüm bilim adamlarını göreve, yurtsever sorumluluğa çağırıyorum; incelesinler, doğruyu Meclise bir şekilde intikal ettirsinler. Biz iddiamızın peşindeyiz. Bu farklı çalışma biçimini açıklamanın bir yolu olmalı. Biz, bora fedakârlık ettik mi, bor bizim eserimiz mi, ülkeye kazandırdık mı, her şey bu kitapta yazılı. Bu, Cumhuriyet Halk Partisinin "Bor" kitabı. Yıllardır ne dediğimiz belli. Ben, bunlardan hepinize ulaştırmayı çok arzu ediyorum.

AHMET RIZA ACAR (Aydın)Bize vermediniz.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Size de vereceğiz efendim. Verdim, bütün kaynakları verdim.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bakın, burada yazdığımız değerler ile benim söylediklerim çok örtüşüyor. Ben, burada, arkadaşlarımın suçlamasına şöyle cevap vereceğim: Ben, orada, çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamaya; sanayii, ticareti, teknolojiyi, devletin sorumluluğu ve denetimi altında geliştirmeye çaba gösterdim. Ben, gelişen Türkiye'den yana oldum. Ben, çağdaş Türkiye'den yana oldum. Ben, hukuksuzluğun önüne geçmeye çalıştım komisyonlarda. Bu, eğer, katı bir devletçilik anlayışı şeklinde anlaşılmış ise, ben, sonuna kadar devletçiyim.

HÜSNÜ ORDU (Kütahya)Milletin ne anladığı önemli.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Bakın, milletin ne anladığı önemli. Millete bir duyuru da yapmak istiyorum. Bizim "Bor" kitabımızın son sayfasındaki bir cümleyi okumak istiyorum: "Milliyetçilik, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar ile bu toprakların altındaki doğal kaynaklara sahip çıkmak demektir. Boraks, bu konunun en duyarlı örneğidir. Kim milliyetçi, kim değil; kim yurtsever, kim işbirlikçi, yani, komprador, bunları boraksın öyküsünden çıkarmak kolaydır. Petrolümüz yok, çıkartamıyoruz; hiç olmazsa, anamızın ak sütü gibi helal olan şu boraksa sahip olalım, hiç olmazsa buna! Milliyetçilik budur efendiler, budur! Uğur Mumcu."

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook