2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 508 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; 39 milyar dolar ihracat, bu ülkenin insanını doyurmaz. Eğer bu ülkenin ihraca, önümüzdeki 5 yıl sonunda 100 milyar dolara ulaşmazsa, yine, biz, bu ülkede insanlarımızı doyuramayız. Eğer biz, bu ülkenin kaynaklarını, bir şekilde, ta Antep’teki yazma oyalayan kadına kadar, Trabzon’daki oya yapan hanımefendiye kadar, bu arklara veremezsek, bu ülkenin insanını yine doyuramayız. Onun için, ülkenin kurtuluşu ihracatta. 39 milyar dolar ihracat, hiçbirimizi doyurmaz. Onun için, sınır kapılarımız dahil, hangi ülkeyle komşu isek, deniz ve kara olarak tüm sınırlarımızda, eğer biz sınır ticareti yapmazsak, ülkenin kaynaklarını ihraç etmezsek, bu ülkenin insanları, yine ekmek bulamaz, yine sorunla, hep sorunla yaşarız, hep bugünkü sorunları tekrarlarız.
Ben, bir kere, huzurunuzda Eximbanka tekrar teşekkür ediyorum; çünkü, ülke ihracatçısına, kendi imkânları, kaynakları ölçüsünde objektif davrandığı için, ihracatçıya önder olduğu için, ihracatçıyı fonladığı için ve sistemli ve objektif şekilde, hiç kimseyi ayırmadan, bir sistem içinde fonladığı için teşekkür ediyorum; ama, bu yetmez. Eğer biz bu ülkenin ihracatçılarına kaynak verelim, eğer biz bu ülkenin ihracatçısına 5 milyar dolar ilave kaynak verelim, bu ülkenin ihracatı 1’e 5 artar. Eximbanka 5 milyar dolar ilave kaynak verelim, ihracatımız fırlar, çok önemli seviyelere gelir. Bu ülkenin ihracatçıları, bu ülkenin insanları, kaynaksızlıktan, kendi başlarına mücadele ediyorlar. Yurt dışında satıcı kredileriyle... Ne oluyor?.. Malını 10 liraya satacaksa 8 liraya satıyor; kaybeden ülke oluyor. Eğer, ülkenin ihracatçısına finansman imkânı sağlayın, uzun vadeli finansman işletme kredileri için en az bir yıl, ekipman kredileri için en az iki veya daha fazla yıl imkân sağlayın bu ülkenin ihracatını çok kısa sürede 100 milyar dolara ulaştırmak çok kolay; ama, kaynak yok. Eximbankın kaynakları çok yetersiz.
Tabiî, dönüp bakalım; Eximbankın bugüne kadar hangi ihracatçıya para verdi de 1 kuruşunu alamadı?.. Tane yoktur; ama, Eximbankın sorunu politik risktir. Bakın Eximbankın sorunlu kredilerine; tamamen politik riskleridir. Eximbankın kendi imkânlarıyla bankalar aracılığıyla verdiği tek kuruş batmamıştır; ama, bugün Eximbankın geri alamadığı kredileri vardır; bunlar tamamen ülke kredileri; politik risktir. Bir kere, dünyanın her tarafında artık ülke riskleri sigorta ediliyor. Biz, tabiî, bunları sigorta etmeden, o dönemde ülkeyi yöneten insanlar tarafından şu ülkeye şu kadar, şu ülkeye şu kadar kredi aç denildi ve bu krediler geri dönmedi ve bugün Eximbankın geri dönmeyen kredileri tamamen o dönemde açılan politik risklerdir. Artık dünyanın her tarafında eximbanklar bu politik riskleri sigorta ediyor. Onun için, Eximbanka mutlaka ilave kaynak vermezsek ihracatımız çok önemli boyutlara gitmez. Bunu mutlak yapmalıyız. İlave sermeye vermeliyiz ve Eximbankın kaynaklarını çok önemli derecede artırmalıyız.
Efendim, ikinci konum Ziraat Bankası ve Halk Bankası.
“Ben, görev zararına katılmıyorum.” Kaç paralık zirai kredisi var da o kadar görev zararı yazıyor? Kaç para zirai kredi vermiş de görev zararı yazmış? Ben, Ziraat Bankasının görev zararının zirai kredilerden olduğuna inanmıyorum. Gerçek üreticiye, gerçek köylüye, üretene, acaba bugüne kadar kredi verildi mi? Artık bunu terk edelim; köylüye kredi vermeyelim, köye kredi verelim, köye köye... Ürüne kredi verelim, ürüne... Yani, kişiye değil, ortak yapılanmaya, ortak üretmeye, ortak satmaya, ortak geliştirmeye artık kredi verelim. Artık, kişilere vere vere... Ama, o kişilerin çoğu gerçek üretici değildi; onların yüzünden, gerçek üretici olanları da mağdur ettik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003