Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 1.018 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 1.018 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının 5 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; Yüce Ulusumuzu ve sizleri, saygıyla selamlıyorum.
Dünyada, bugün için, toplam 1,2 milyar dolar olan bor pazarındaki ülkemizin payının artırılması ve buna yönelik çalışmaların yapılması önemlidir; ancak, yeterli değildir; çünkü, günümüzde bor minerallerini hammadde olarak kullanan sanayi sektörlerinin yıllık pazar payları, dünya bor pazarıyla karşılaştırılamayacak boyutlardadır. Bu nedenle, Türkiye'nin bordaki hedefi son ürün, bir başka deyişle, uç ürün pazarları olmalıdır. Bu hedef, araştırma geliştirme faaliyetlerini, bilim ve teknoloji üretimini gerekli kılmaktadır; ancak, tam da bu noktada ülkemizin zafiyeti bulunmaktadır. Bu zafiyeti gidermek için, bor ve ürünleri araştırma enstitüsünün kurulması gereklidir.
Bor ve ürünleri araştırma enstitüsünde, bora dayalı sanayiin gelişmesine yönelik çalışmalar yapılmalı, ekonomik önemi olan özel bor ürünlerinin sınai ölçekte üretimi, bu ürünleri tüketecek sanayiin gelişmesine koşut olarak ele alınmalıdır. Bu çalışmalarda Eti Holdingin ham ve rafine bor ürünleri üretimi konusunda 2840 sayılı Yasadan kaynaklanan misyonu mutlaka korunmalıdır.
Değerli milletvekilleri, kurulması düşünülen bor ve ürünleri araştırma enstitüsünün tasarıdaki yönetim kurulunun yapısına baktığımız zaman, tam bir düş kırıklığı yaşadık; çünkü, yönetimin yapısı, bir araştırma enstitüsü yapısını yansıtmıyordu. Daha açığı, yönetim yapısı tasarıdaki gibi oluşan bir kuruluşa, belki başka kimi isimler verilebilir; ama, araştırma enstitüsü denilmesi mümkün değildi. Araştırma enstitüsü, adının da belirttiği gibi, araştırmacı ve bilim adamı niteliği olan kişilerden oluşan bir yönetim kurulunca yönetilmeli; ayrıca, kesinlikle bir bilim kurulu da olmalıdır.
Tasarıdaki yönetim yapısına baktığımız zaman, 7 kişilik yönetim kurulunun, enstitü başkanı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığından 2, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından, TÜBİTAK'ın bağlı olduğu bakanlıktan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden ve YÖK'ten 1'er olmak üzere, toplam 7 üyeden oluştuğunu görmekte idik. Bu üyelerin bir kısmının mühendis olması öngörülmekte ve bu üyelerden, kamu kurum ve kuruluşları ya da özel sektörde on yıllık deneyim sahibi olma, enstitünün amacına uygun birikimi olma ve mesleğinde temayüz etme koşulu aranıyordu. Tüm üyeler ise, Başbakan tarafından atanıyordu.
Değerli arkadaşlarım, anladığım veya şu anda bana gelen bilgilerden edindiğim kadarıyla, yönetim kurulunun bu yapısının, araştırma enstitüsüne daha yaraşır ya da daha uygun bir yapıya getirilmesi için, gerek Cumhuriyet Halk Partili gerekse Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımız, birlikte bir önerge vermişler. Bu önergeyle, özellikle, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun bağlı olduğu Bakanlığın değil, bu kurumun, bilim kurulu tarafından önerilecek adayın, ayrıca, Yüksek Öğretim Kurulunun üniversite öğretim üyeleri arasından önereceği adayın ve -çok önemli olarak- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından önerilecek bir adayın da bu kurulda yer alması düşünülmüş ve şu anda, bunun kabul edileceğini de tahmin ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, yönetim kurulu üyelerinde bilimsel yapı ve araştırmacılık misyonu mutlaka aranmak durumundadır. Herhangi bir kişinin on yıllık deneyim sahibi olması ya da mesleğinde temayüz etme koşulu, çok da fazla bir şey ifade etmemektedir; çünkü, mesleğinde temayüz etme koşulu, son derece sübjektif bir kavramdır. Ayrıca, mühendis terimi de, tek başına yeterli bir kavram değildir; çünkü, bir gıda, tekstil ya da gemi inşa mühendisi de, elbette ki bir mühendistir; ama, bor araştırma enstitüsünün yönetim kurulunda olmasının fazla bir önemi yoktur.
Eğer, önerildiği biçimde bu yönetim kurulu yapısı değiştirilmezse, burada, bilim ve araştırmayı temsil yeteneğinde, yalnızca bir tek üye olacaktır ve yönetimin beş üyesi, tamamen, siyasî yapının temsilcisi olarak bulunacaktır. Böyle bir yapı, araştırma enstitüsünü yönetemez. Bu yapıyla, ancak, yeni bir genel müdürlük oluşturulurdu. Böyle bir yapı, ne enstitünün amaç maddesine uygun görevlerini gerçekleştirebilir ne de böyle bir yönetim yapısı, yine, amaç maddesinde belirtilen idarî özerklikle bağdaşır. Bu bakımdan, yapılmak istenen değişikliği doğru buluyorum. Ancak, şunu da söyleyeyim; böyle bir değişikliğe gidilmiş olması bile, bu tasarı hazırlanırken, işlerin, bir ölçüde de olsa, aceleye getirildiği imajını vermektedir.
Değerli arkadaşlarım, yönetim kurulunda olduğu gibi, mutlaka, kariyer sahibi bir bilim kurulunun oluşturulmasını da, biz, kesin zorunluluk olarak görüyoruz; çünkü, enstitünün eğitim ve araştırma programları, ancak, böyle bir bilim kurulu tarafından oluşturulabilir diye düşünüyoruz.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden üye alınmasını son derece doğru buluyoruz.
Bu arada, şunu söylemek istiyorum: Bu yasa tasarısı hazırlanırken, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden, maden, jeoloji, metalurji, jeofizik ve kimya mühendisleri odası gibi konunun doğrudan ilgilisi odalardan, çok gerekli olduğu halde görüş alınmamıştır. Yalnızca, komisyonlar aşamasında bu odaların temsilcileri davet edilmiş, hepsinin görüşü dinlenmiş; ama, alınmamıştır. Dinlemek ayrı, almak ayrı kavramlardır. Biz, çok ciddî çalışmalarını yakından bildiğimiz Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin oda temsilcilerinin, komisyonlara, yalnızca görüşleri alınıyor görüntüsü vermek amacıyla çağrılmasını doğru bulmuyoruz. Bu görüşlerin dikkate alınması gerekliliğini ifade ediyoruz.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Gerekirse alınır.
GÜROL ERGİN (Devamla)Teşekkür ederim. Lütfedeceksiniz!..
Lütfedeceksiniz deyince, biraz önce konuşan Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşımın sözleri aklıma geldi. Bakınız, kendisini dinlerken "komisyonumuzda Tacidar Seyhan'ı dinledik, kendisine çok da müsamaha gösterdik" dedi; aynen bu sözcükleri kullandı.
Değerli arkadaşlarım, komisyonlar, sizin veya benim müsamaha alanımız değildir. Komisyonlar, oradaki her üyenin fikrini en rahat biçimde ifade edebileceği yerlerdir. Eğer, siz, bu şekilde ambargo uygulamasını kafanızda taşıyorsanız, yanlış yapıyorsunuz ve yine, bu şekilde, devletçilik kavramını her sıkıştığınız anda buraya sürmek durumundaysanız, yanlış yapıyorsunuz. Biz, Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Bizim inandığımız 7 umdenin biri, devletçiliktir. Nitekim, siz de, bugün, bor konusunda devletçilikten ayrılamayacağınızı burada ifade ediyorsunuz. Bunu, Sayın Bakan da ifade ediyor, sizler de ifade ediyorsunuz. Bu ulusun gerekli konularda devletçilikten uzaklaşmaması, bu ulus yararınadır. Bunu da yavaş yavaş öğrendiğinizi, en azından bu tasarıyla görmüş bulunuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, yönetim kurulu oluşumundan daha önemli olarak, bir iki konu üzerinde durmak istiyorum. Bor konusunda her Türk yurttaşının çok dikkatli, titiz ve ayrıca, kıskanç olma zorunluluğu vardır. En azından, daha belirli bir süre dünyanın vazgeçemeyeceği ve kullanım alanı her geçen gün artan borda onbeş yıl sonra çok daha önemli bir konuma geleceğiz; çünkü, bizden sonra en büyük rezerve sahip Amerika Birleşik Devletlerinde borun onbeş yıllık ömrü kalmıştır. Bana göre, dikkatli olmamızın ana nedeni de budur; çünkü, borda dünyada en büyük rakibimiz olan US Borax şirketi, herhalde boş durmayacak, mutlaka, şimdiden onbeş yıl sonrasının hesaplarını yapacaktır. Borda, ulus olarak dikkatimiz US Borax üzerine yoğunlaşmak zorundadır. Bor kaynaklarımızı ve bor ürünlerimizi US Borax'a yem etmemek üzerinde çok dikkatli ve titiz düşünmek zorundayız. Bu konudaki dikkatimiz, ilk planda US Borax'la doğrudan ya da dolaylı bağlantısı olan kişi ya da kişileri enstitü yönetim kurullarından uzak tutmak şeklinde olmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003